"Senaryosu baştan yazılı bir tiyatro olan bu fani dünyadaki rolümüzün finali inşallah hayırlı son ile biter"..
Son sözlerinden biriydi bu Necdet Karabaş'ın..
O finali iki yıl önce yaptı, kaybetti!
Hayırlı mı oldu, hayırsız mı?
Ne ben, ne sen, ne bir başkası bilir,  Allah bilir orasını.
Bugün bu dünyadan göçüşünün ikinci yılı sevgili Karabaş'ın..

★★★

Namıdiğer Sarı Necdet hakkında sadece bu şehirde değil, İzmir'den Ardahan'a herkes bir şeyler konuşur.
Yüzüne karşı kötü söz söyleyeni ne gördüm, ne duydum.
Arkasından "gıybet" yapanı çok gördüm, duydum, biliyorum!
O da biliyordu bu şehirde kimin ne olduğunu, ne peşinde koştuğunu; 
"Biz 40 kişiyiz biliriz birbirimizi" diyerek makaraya sarıyordu..
Kafası acayip çalışırdı. Hemen her konuda söyleyebileceği sözü, üretebileceği iyi veya kötü projesi vardı. 

★★★

GAZETECİLİKTEN DEĞİL, FUTBOLDAN ANLARDI
Şehirde kimi onu gazeteci kimliğiyle tanır, bilirdi lâkin gazeteci değildi. Kendisi de kabul etmezdi bu sıfatı. 
Onun asıl anladığı iş uzmanlık alanı olan futbol idi. 
Balıkesirspor'a hem futbolcu, hem yönetici olarak hizmet etti.
Terazi koyduğunuzda, o yok yokluk günlerine rağmen iyi yaptığı işler ağır basar Balıkesirspor'da.
Cenazesine Balıkesirspor Kulübü'nden tek bir yöneticinin katılmadığını gördüğümde üzülmüştüm, 50 yıllık kocaçınarın kökleri kurumuş demiştim.
Çok gücüne gitmiştir yapılan o vefasızlık Sarı Necdet'in!

★★★

ŞAKALARIYLA GÜLDÜRÜRKEN DÜŞÜNDÜRÜRDÜ
Tüyünün sarı olmasından kaynaklanıyor olsa gerek, kişiliğiyle herkesten ayrılan, kendine özgü tutum ve davranışı olan, kopyası olmayan bir karekterdi.
Doyum olmayan sohbetleri bitmek bilmezdi.
Şakacıların feriştahıydı.
Kurnazım diyeni suya götürür, susuz getirirdi.
Kürt Metin (Metin Mengüç), Deli Doktor (Ali İhsan Güler) ile Reşat Çağan ve merhum kankası Ertuğrul Aşanel'e yaptığı şakaları bilseniz,  şaşkına dönersiniz;  
'Ulen böyle şaka mı olur' dersiniz..
Öyle bir ciddi yapıyordu şakayı, hemen herkes yiyordu!
Bir de Atikle Tetik vardı. Bunun has adamlarıydı ikisi. 
Hele Atik yok mu! Kimi zaman eli ayağı gibiydi Sarı'nın... 
Namıdiğer Çarpraz'a çok dua etmeli öbür dünyadan bizim kaptan.
Hakları var birbirlerinin üzerinde..
★★★

BİN YIL DÜŞÜNSEM AKLIMA GELMEZDİ
Yaşamı çok severdi.
Güldürürken düşündüren esprileri onun hayatına yaşam katıyordu sanki.
Böylesine yaşam dolu bir insanın 
Ölümü şaka gibiydi bizler için..
İnanamadık hayata küsüp canına kıydığına
taa ki Çınarlıdere'deki mezarına yerleştirip üzerine toprak attığımız ana kadar..
Meğerse,
Sarı Necdet'in
"Senaryosu baştan yazılı bir tiyatro olan bu fani dünyadaki son rolü, son şakayı kendine yapmakmış.." 
İyi oynadı ve şaka gibi finalle jübile yapıp dünya sahnesinden çekti, gitti.
Balıkesir'de çok iyi tanıyanlardan biriyim Sarıyı.. Böyle bir final yapabileceği bin yıl düşünsem aklıma gelmezdi.
Yaşamındayken yapabileceği her hamleyi adımını atmadan okuyabilen beni de, beşinci kattan attığı rövaşatayla ters köşeye yatırıyordu!

★★★

VASİYETİ ŞAKA SANILDI, YERİNE GETİRİLMEDİ!
Bizim Kaptanın ayrıca 
Vasiyeti vardı, yıllar öncesi yazılmış ve cüzdanında taşırdı. 
Bir çok kez bana gösterip okutmuştu.
Şöyle yazıyordu; 
"Hangi il veya ilçe sınırları içerisinde ölürsem, beni o şehrin mezarlığında toprağa verin.."
Şaka sandılar, yerine getirmediler vasiyeti.
Şaka değildi aslında. 
O da fitne fesatın, gıybet ile hasetin prim yaptığı bu şehire kırgın isimlerden biriydi, tıpkı rahmetli Sabri Uğur gibi..

★★★

O GÜN BİZLER DE ÖLÜYORDUK!

Onun cenazesini kaldırdığımız gün, biz de ölüyorduk az kalsın!
Ben, Mustafa Tetik ve İsmail Koca'nın kullandığı araçla Çınarlıdere'ye giderken Necdet Karabaş'la ilgili anılarımızı anlatıyorduk peşpeşe.
Yaşanılan bazı olayları canlandırırken gözümüzün önünde ölüm evinde kahkahalar atan yol arkadaşları gibiydik.
Güle güle giderken Karabaş'ı son yolculuğuna uğurlamaya, Balıkesirspor tesislerini geçtikten sonraki kavşakta kamyonun altında kalıyorduk dört kişi birden.
Allah, "siz yalan dünyada az-biraz daha oyalanın" dercesine korumuştu bizleri trafik canavarından.
O an şoku bile atlamadan İsmail Koca; 
"Sarı bizi çağırdı. Madem beni bu kadar çok seviyorsunuz, gelin arkamdan diyor."  cümlesini kuruyordu. 
Biz yine gülüyorduk!
Ölüme giderken bile gülene ve güldürebilene selam olsun.

...
Unutuyordum az kalsın, 


Fotoğrafta niye mi gülüyoruz?

Vallahi onu da Politika'dan Güzide Sürmelioğlu anlatsın.

★★★

Vefatının ikinci sene-i devriyesinde rahmetle anıyorum.
Allah taksiratını hasenata tebdil etsin. 
Ruhu şad olsun...
Haydin selametle..
08 Temmuz 2018 | Balıkesir | Ramazan Demir