“Dokuma açılsın yine çalışırız“

Yıllarını dokuma makinelerinin sesleri arasında geçiren Pamuklu Dokuma'nın emekli işçileri, çürümeye terk edilen ekmek kapılarına baktıkça içlerinin sızladığını söyledi.

“Dokuma açılsın yine çalışırız“
 Balıkesir'de kurulduğu 1956 yılında bez üreten kentin gözbebeği sanayi kuruluşlarından birisi olan Gazi Osman Paşa Mahallesi'ndeki Karesi Pamuklu Dokuma T.A.Ş.'nin tesislerinin içler acısı hali, görenlerin yüreklerini sızlatıyor. Çürümeye terk edilen fabrikayı gördükçe yüreklerinin sızladığını dile getiren emekli dokuma işçileri, "Yırcalı ailesi fabrikayı açsın, gençler işsizlikten kurtulsun. İlerlemiş yaşımıza rağmen biz bile yine çalışırız" diyor.

KADERİNE TERK EDİLDİ
Faaliyette olduğu 29 yıl içinde yüzlerce işçiye ekmek kapısı olan Pamuklu Dokuma Fabrikası kapatıldığı 1985 yılından bu yana kaderine terk edilirken, binlerce dönüm fidanlık arazi üzerine kurulu fabrikanın atıl halde bekletilmesine bir anlam veremediklerini söyleyen Gazi Osman Paşa Mahallesi sakinleri mülkün sahibi olan Balıkesir'in ünlü ailesi Yırcalı'ların kulaklarını çınlatıyor. Çoğunluk hissesini merhum işadamı baba Sırrı Yırcalı ve diğer ortakların kararıyla 28 yıl önce kapatılarak makinelerin susturulduğunu hatırlatan emekli dokuma işçileri, "Yırcalı ailesi bu fabrikayı modernize edip açsın biz bile bu yaşımıza rağmen yine çalışırız" diye konuştu. Emekli işçiler, "Çoluğumuz çocuğumuz, sokaklarda işsiz  dolaşırken, Balıkesir'in en çok kazanan, kazandıran binlerce işçinin çalıştığı fabrikanın kapatılmasını hala içimize sindiremiyoruz" ifadesini kullanarak duygularını paylaştı. Gazi Osman Paşa Mahallesi Muhtarı Şinasi Çağlı da "Pamuklu Dokuma için Rona Bey neyi bekliyor" sorusunu yöneltip, cevabını verecek birilerini beklediğini söyledi.    

"KÂRA RAĞMEN YATIRIM YAPILMADI"
1985 yılında stop eden bölgenin en önemli tekstil fabrikasının kapatılmasıyla Balıkesir'de de hayal karıklığı yarattığını dile getiren fabrikanın emekli işçilerinden 74 yaşındaki İbrahim Karaman, şöyle konuştu:
"Ben Pamuklu Dokumada askerden yeni geldiğimde iplikçi olarak işe başladım. Çalışırken evlendim. Kendi düğünümü yaptım, iki çocuğumu ve kardeşlerimi de buradan kazandığım paralarla evlendirdim. Şimdi söyleyince gülüyorlar buradan aylık 140 lira alıyordum. O zaman iyi paraydı. Emekli oldum. Benim çalıştığım yıllarda memur ve bekçilerde dahil hatırladığım kadarıyla 700-750 kişi kadar çalışan vardı. Dört vardiya çalışıyorduk, iplikçiler, bakımcılar, çözgücüler tarakçılar...
Çok kar eden bir kuruluştu. Sırrı Yırcalı'nın elinde o dönemde buranın Yüzde 52 hissesinin elinde bulunduğunu duyuyorduk. Aralarında Sümer Tekstil, İş Bankası gibi ve kişiler ortak olmasına rağmen tavanlardan bile makinelerin çevresine yağmur suları akıyordu. Pamuk rutubeti sevmez. Biz çalışırken bile makinelerin üzerine naylonlarla örtüyorduk. Sendikalar çok uyardı. Teknoloji gelişti ama tezgahlardaki makineler hep aynı kaldı. Emekli olduğum yıl işçinin ve memurun paraları verildikten sonra 67 milyon lira net kâr vardı. Ama makineler hiç yenilenmedi. Yavaş yavaş makineler teklemeye başlamıştı. İpliğinden çözgüsüne kadar bakımsızlıktan yorulan makinelerin verimi düştü. Buraya 22 sene emek verdim. 25 yıllık makine ilk günkü randımanı verir mi?

"GELECEK NESİLLERE EKMEK KAPISI OLSUN"
Biz burada Bursa'daki Merinos Fabrikasının ayarında bez üretiyorduk. Bezlerin üzerinde Zeybek amblemi vardı. Fabrikanın özel halk oyunları ekibi bile vardı. Takımda çalıştığımız 7 kişi öyle çalışıyorduk ki üretim tavan yapmıştı. Bundan cesaret alarak 2 kuruş fazladan prim bile istemiştik. Bayan arkadaşlarımızla birlikte makinelerin durmaması için çok çaba göstermiştik. Aradan iki yıl geçtikten sonra 1985 yılında fabrika kapandı. Organize Sanayi Bölgesinde bir çok fabrikanın olduğunu söylüyorlar, onların ismi bu kadar anılıyor mu? Bizim mahallemizde oturan bir çok arkadaşımız dokumadan emekli oldu, çoğu da sonsuza göçtü. Bu fabrikanın eski günlerdeki gibi çalışmasını istiyoruz. Çocuklarımıza, torunlarımıza, gelecek nesillere yine ekmek kapısı olmasını arzu ediyoruz. Bizim gibi herkes de bunu istiyor."

"BURAYA YAZIK OLDU"
Pamuklu Dokuma'nın ekmeğini yıllarca ailesiyle birlikte paylaşan 73 yaşındaki emekli işçi Recep Kahveci'nin anlattıkları ise ilginç olduğu kadar çarpıcı mesajlar içeriyor.
1963 yılında işe iplik kısmında başladığını anlatan Kahveci, şunları söyledi:  "Fabrika 1985 yılında ben emekli olamadan kapanınca askerliğimi borçlanarak emekli olabildim. Fabrikanın durumu çok iyiydi. 6,5 lira yevmiye alıyorduk. Fabrikadaki makineler susturuldu. Bugün fabrikanın yerini satsan dünyanın parası. Makineler hiç yenilenmedi. Yenilenmeyince ne olacak? 85'den sonra bir süre makineleri çalıştı ama kıymeti yok. Burada 700'den fazla arkadaş çalışıyorduk. Ama yazık oldu. Yine de buradan emekli olan arkadaşımız çok. Şimdi fabrika açılsa bu yaşta bile çalışmak için gayret ederim.  Şimdi koca fabrikayı iki bekçi bekliyor. Onlar sadece ön tarafa bakıyor, arkadan içeri girseler ne olacak? Kim neyi çalacak? Fabrikanın bugünkü içler acısı haline baktıkça yüreğimiz sızlıyor. Oraya baktıkça gençlik yıllarımızı, o günlerimizi anımsıyoruz. Buraya yazık oldu. Biri çıkıp da burayı çalıştırmalı. İşsiz gençlerimize ekmek kapısı olmalı."

MAHALLE MUHTARI ÇAĞLI:"RONA BEY NE BEKLİYOR?"
Mahallelerinin Pamuklu Dokuma ile anıldığını hatırlatan Gazi Osman Paşa Muhtarı Şinasi Çağlı da fabrikanın eski günlerine döndürülmesinin zor olduğunu, ancak bu yerin atıl durumda kalmasından duyduğu rahatsızlığı dile getirdi. Çağlı, Ziraat Fidanlığı'na kurulan dokumanın arazisinin çok değerli olduğunu belirterek, mülk sahibi Yırcalı Ailesinin burayı çok iyi değerlendireceğine inandığını söyledi. "Rona bey ne bekliyor?" sorusunu yönelten Çağlı, sözlerini şöyle sürdürdü: "Artık yakınımızda Organize Sanayi Bölgesi var. 1985 yılında fabrikanın kapanması mahallemiz için olumsuz tabii ki. Bu fabrikada mahallemizde oturan çok kişi çalışıyordu. Kimisi emekli oldu, kimi ebediyete göçüp gitti. Fabrikanın faal durumda olduğu yıllarda mahallemiz çok hareketliydi. Gazi Osman Paşa hep bu fabrikayla anılırdı. İçeride bulunan makinelerin artık çalışır hale geleceğini tahmin edemiyorum. Rona Bey bu zamana kadar ne bekledi bilemiyoruz. Fabrikanın hemen yanına Balıkesir'in en büyük hastanesi yapılacak, buranın çok daha iyi değerlendirileceğine inanıyorum. Yırcalı Ailesi artık buranın durumuna onlar karar verecek." 

Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.

Üye değilseniz hemen üye olun veya giriş yapın.

SIRADAKİ HABER

banner207

banner222

banner215

banner151

banner206

banner214