banner275

banner283

banner274

banner282

07.11.2019, 22:52

Ne su uyuyor ne düşman, ya biz?

Gerçi leylekler göç etti. Ama bugünlerde fazla gezintiye çıkıyorum. Bu yazıyı da havada Karadeniz hattına giderken yazıyorum. Mevsim tam kışa vurmadan sonbaharın son sarı yapraklarının sanatsal fonlarını görelim. Epeydir yerimize çakılı kalıp son günlerde yurdun değişik yörelerine gidince toplumun nabzını daha yakından görüp toplumsal gündemi de yakalayabilme imkanı buluyorsunuz.

Oturduğunuz yerden ahkam kesmek kolay. Fakat dünya ve bölge gündemi ile milletin ve devletin gündemi doğru yakalamak önemli. Madem ki elimizde ki kalem emanet. Bu emanetin sorumluluğu var. Hem doğru okuyup hem de doğru ve gerçeklere ışık tutmak gerek. İşimiz ne işi bitmiş doğrularla oyalanmak ne de milleti saman alevi gibi konularla uğraştırmak..

Gerçekten tarihi günler yaşıyoruz. Gerçekten varlık-yokluk mücadelesi veriyoruz. Gerçekten uyanmamız gereken bir dönemdeyiz. Gerçekten gelecek bin yılları etkileyecek gelişmeler ile karşı karşıyayız. Bu nedenle zaman uyku zamanı, zaman rehavet zamanı, zaman sarhoşluk zamanı değil.

Zaman yüz yıllardır daldığımız uykudan uyanma, düştüğümüz gafletten ayılma, zihinlerimizi esir alan hayal aleminin esaretinden kurtarma zamanıdır.

Bu toprakların sahipleri yüz yıllardır gücü dolayısıyla değil düşmanlarının çokluğu ve bu düşmanlarının arasındaki savaşların dengesi ile ayakta kalmaktadır. Maalesef 1453’te İstanbul’un fethi ile şereflendiğimiz günden beri zafer sarhoşluğuna kapıldık. O müjdelenmiş komutanı o müjdelenmiş milletin gelecek nesilleri o kutlu fethin sırrını idrak edemedi. Gelen bu fetihle elde edilen zaferlerin mirasını yedik bugünlere kadar.

Oysa o kutlu komutanı ve kutlu milleti zafere götüren ne toptu ne silahtı. Top-tüfek neticedir. O kutlu komutanı zafere götüren tekniktir, teknolojidir, ilimdir irfandır. Zaferler savaş meydanına inmeden kazanılır. Savaş meydanında zafer kazanan olmaz. Savaş sonuçtur çünkü. Sonucun adıdır.

Bugünlerde hem Birinci Dünya Savaşını hem Kurtuluş Savaşını, hem Kıbrıs Çıkartması,nı hem de günümüzde Suriye dolayısıyla yapmak zorunda olduğumuz Fırat Kalkanını, Zeytin Dalı ve Barış Pınarı harekatlarının ne manaya geldiğini irdelemeye çalışıyorum. Benzerliklerini ve farklılıklarını okumaya gayret ediyorum.

İnsanın yaşamadığı mekanlar veya dönemler ya anlatıldığı gibi anlaşılır ya da algılanması istendiği gibi. Yaşadığı dönem ve yaşadığı mekanlarda olup bitenleri ise hayatını direk ilgilendirmiyor veya şok etkisi yapmıyor ise normal hayat düzeni içinde algılar. Yaşanılan dönemin önemini gerektiği gibi idrak edemez. Öylede oluyor günümüzde. Suriye’de yerinden yurdundan edilen 8 milyondan fazla insanın halini bugün kim anlayabilir? Yüzyıl önce atalarının yaşadığı durumun aynısıdır oysa. Ama atalarının yaşadıklarını unutup 3 nesil geçmeden benzeri durumu yaşayanların halinden anlayan olmaz.

Oysa yüz yıl önce yaşanan hem Birinci Dünya Savaşı ve Kurtuluş Savaşı’nın kopyasıdır bugün yaşananlar. Birinci Dünya Savaşında her gün cephe savaşı olmadı. Kurtuluş Savaşında her gün siper savaşı vermedik. Cephe savaşı yaptığımız sayılıdır. Fakat müthiş taktik savaşları, müthiş istihbarat savaşları müthiş algı savaşları yapıldı. Tıpkı bugün olduğu gibi. Kurtuluş Savaşın’da cephe savaşlarımızın sayısı 4 yıllık zaman diliminde bellidir. 1. ve 2. İnönü, Sakarya ve Büyük Taarruz Savaşlarıdır.

Son 3 yıl içinde yaşadığımız harekatların hiç biri Kurtuluş Savaşı cephelerini aratmayacak boyutta. Kıbrıs’ı hiç saymıyorum bile.

Bu nedenle yaşadığımız dönemin önemi tamı tamına yüz yıl sonra benzeri bir durumdan kaynaklanmaktadır.

Toplum olarak, millet olarak, bu toprakların üzerinde yaşayan sahipleri olarak hiç bir etnik yapıyı ötelemeden her birini evlat ve kardeş samimiyeti ile kuçaklamanın aramıza ekilen fitne tohumlarını kurutmanın zamanıdır. Su uyumaz, düşman hiç uyumaz.

Fakat uyanmış Anadolu topraklarının insanlarını bundan böyle hiç kimse uyutamaz.

Cuma’nın hayrı üzerinize ve Mevlit Kandilimiz mübarek olsun

Yorumlar (0)
19°
parçalı az bulutlu
Günün Anketi Tümü
Koronavirüs biyolojik bir silah mı, doğal bir hastalık mı?
Koronavirüs biyolojik bir silah mı, doğal bir hastalık mı?
Namaz Vakti 25 Mayıs 2020
İmsak 03:52
Güneş 05:39
Öğle 13:10
İkindi 17:05
Akşam 20:32
Yatsı 22:11
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Trabzonspor 26 53
2. Başakşehir 26 53
3. Galatasaray 26 50
4. Sivasspor 26 49
5. Beşiktaş 26 44
6. Alanyaspor 26 43
7. Fenerbahçe 26 40
8. Göztepe 26 37
9. Gaziantep FK 26 32
10. Denizlispor 26 31
11. Antalyaspor 26 30
12. Gençlerbirliği 26 28
13. Kasımpaşa 26 26
14. Konyaspor 26 26
15. Malatyaspor 26 25
16. Çaykur Rizespor 26 25
17. Ankaragücü 26 23
18. Kayserispor 26 22
Takımlar O P
1. Hatayspor 28 53
2. Erzurum BB 28 47
3. Bursaspor 28 46
4. Adana Demirspor 28 45
5. Akhisar Bld.Spor 28 45
6. Fatih Karagümrük 28 43
7. Altay 28 43
8. Ümraniye 28 40
9. Giresunspor 27 38
10. Keçiörengücü 28 35
11. Balıkesirspor 28 35
12. Menemen Belediyespor 28 35
13. İstanbulspor 27 33
14. Altınordu 28 31
15. Boluspor 28 25
16. Osmanlıspor 28 24
17. Adanaspor 28 20
18. Eskişehirspor 28 17
Takımlar O P
1. Liverpool 29 82
2. Man City 28 57
3. Leicester City 29 53
4. Chelsea 29 48
5. M. United 29 45
6. Wolverhampton 29 43
7. Sheffield United 28 43
8. Tottenham 29 41
9. Arsenal 28 40
10. Burnley 29 39
11. Crystal Palace 29 39
12. Everton 29 37
13. Newcastle 29 35
14. Southampton 29 34
15. Brighton 29 29
16. West Ham 29 27
17. Watford 29 27
18. Bournemouth 29 27
19. Aston Villa 28 25
20. Norwich City 29 21
Takımlar O P
1. Barcelona 27 58
2. Real Madrid 27 56
3. Sevilla 27 47
4. Real Sociedad 27 46
5. Getafe 27 46
6. Atletico Madrid 27 45
7. Valencia 27 42
8. Villarreal 27 38
9. Granada 27 38
10. Athletic Bilbao 27 37
11. Osasuna 27 34
12. Real Betis 27 33
13. Levante 27 33
14. Deportivo Alaves 27 32
15. Real Valladolid 27 29
16. Eibar 27 27
17. Celta de Vigo 27 26
18. Mallorca 27 25
19. Leganés 27 23
20. Espanyol 27 20
Günün Karikatürü Tümü