Bu çocukların ahı size yeter de artar

Balıkesirli Efe Cem Arabacı… Çocukluk hayaliydi, subay üniformasını giyip Türk Silahlı Kuvvetleri ve devlete hizmet etmek ama, FETÖ'cüler hayatını karattı

Bu çocukların ahı size yeter de artar
2008 yılında Maltepe Askeri Lisesi’ni kazandı ve hayallerinin gerçek olması için ilk adımı attı. Gurur ve mutlulukla başlayan askeri lise dönemi Efe Cem Arabacı’yı gelecek için güzel hayaller kurmaya sevk etse de, O da askeri lisenin son yılında FETÖ’cü şok mangalarının akıl almaz baskılarıyla tanıştı. Gece nöbetlerinde fayans saydırma, güneşe karşı 4 saat boyunca tekmil verme, fizik sınırlarını zorlayan eğitimler, olur olmadık şeylerden ceza gibi birçok sistematik yıldırma politikaları  Efe Cem Arabacı’yı da, subaylık hayali kuran binlerce genç gibi hayalinden vazgeçmesine sebep oldu. 

HER ŞEY GÜZEL BAŞLADI!

Maltepe Askeri Lisesi’ni ne zaman kazandın? Okuldaki ilk yılların nasıl geçti ?

Subay olmak çocukluk hayalimdi. 2008 yılında Askeri Liselere Sınavı’na girmiştim ve sonucunda Maltepe Askeri Lisesi’ni kazandım. Şimdi öğrendiğimize göre bu sınavın soruları da diğer sınavlarda olduğu gibi birtakım kişilere verilmiş. Bu iltimaslı duruma rağmen 2008 yılında ALS’yi kazanıp, mülakatlarda da başarılı olup Maltepe Askeri Lisesi’nde eğitime başladım. Hazırlık ve birinci sınıfı kapsayan ilk iki yıl rutin bir eğitimle geçti. 10.sınıfa geçtiğim yıl bize eğitim veren komutanlarımız değişmeye başladı. İşte bu değişimle birlikte Maltepe Askeri Lisesi’nde baskı ve yıldırma politakaları da kendini gösterdi. Bazı askeri öğrenciler bu baskılar sonucunda okuldan ayrılma kararı aldı. 

 

ALKOL KULLANDI İFTİRASINI ATTILAR

Sen ilk ne zaman baskı ve yıldırmalara maruz kaldın?

12.sınıfa geçtiğimde bu baskılara bende hedef oldum. Sivil ayakkabım temiz olduğu halde ceza aldım. İlk cezam buydu ve haftasonu dışarıya çıkamamıştım. Sonra alt sınıflardan bir öğrenciye ders çalıştırdığım için ceza aldım. Cezayı veren komutan bana “ Zorla alt sınıfa ders çalıştırıyorsun” diye bir gerekçe sundu. Hafta sonu izninde alkol kullandığım yönünde bir iftaraya maruz kaldım. Ama bunu kanıtlayamadıkları için ceza veremediler. Arkadaşlarımdan bazılarını gereksiz bahaneler üreterek Disiplin Kurulu’na gönderdiler ve bu öğrencilere “Askeri lise öğrencisi olamaz” raporu çıkarttılar. Bazı askeri lise öğrencileri baskılardan o kadar  yılmıştı ki kendi istekleriyle okuldan ayrıldılar.

 

“YERDEKİ FAYANSLARIN SAYISI KAÇ”

Şok mangaları tarafından ne gibi baskı ve yıldırma taktikleriyle karşılaştınız ?

Bir kısım askeri lise öğrencilerinin üzerine sistematik olarak gidilirken, bazı öğrenciler korunuyor ve kollanıyordu. Mesela, üstüne gidilen askeri lise öğrencilerine en zor nöbet olan 02.00-03.00 ve 03.00-04.00 nöbetleri tutturulurdu. Bu nöbette komutanlar gelir, nöbet tutan öğrenciye “Yerdeki fayansların sayısı kaç?” “Tuvalette kaç tane musluk var?” gibi bir anda cevabı verilmeyecek ve mantıksız sorular yöneltiyordu.  Eğer cevabı alamazsa, o anda üst değişikliği cezası verilir, nöbet sonunda da haftasonu izine çıkmama  ceza verilirdi. Bu davranışlarla istenmeyen öğrencilerin puanları düşürülürdü.

BASKI GÖRECEKLERİN İSİMLERİ BELLİYDİ

Çocuk hayaliniz olan subaylıktan vazgeçmenize neden olan hadiseler nelerdi?

18 Ağustos 2013’te, Harp Okulu öncesinde yapılan intibaka katıldık. Bu intibak öncesinde yapılan sağlık taramasında 25 öğrenci elendi. Geçtiğimiz yıllarda hiç böyle bir eleme olmamasına rağmen 25 öğrenciyi bir defa da elediler. İntibak kampının ilk günü komutanların eline baskı uygulanacak kişilerin isimleri verilmişti. Tekmil verdiğimiz an bunu anladım. Benim bulunduğum manga çöp mangası olarak seçildi.  Büyük bir alanın temizliğinden sorumluyduk. Bu görevin üzerine komutanımız, beni 230 kişilik bölüğün malzeme listesi tutmam için gorevlendirmisti . İlk gün bana bölükteki öğrencilerin isimlerini, pijama beden numaralarından tutun, postal numaralarına kadar yazmamı istedi. Birde buna silahlıktaki silahların belli bir düzende dizilmesi gibi görev eklenince uykusuz kalmaya başladık. Silah dolu kasaları hızlı bir şekilde dizerdik, sonra komutanlar beğenmez bir daha dizerdik.

GÜNEŞE KARŞI DÖRT SAAT TEKMİL VERDİM

Cezalar almaya başladık yatak düzeni, sakal traşı gibi gerekçelerden. Bizi hep üç kez savunma alanlar intibak kampından ayrılacak diye korkutuyorlardı. Gündüz eğitimlerinde en ağır eğitimlerden geçiyorduk. Üst üste verilen sorumluluklar, düzgün beslenememe ve yeterli uyku alamadığım için 5.gün halsizlikten bayılacak hale geldim. İyi şınav çeken biri olmama rağmen yaşadığım halsizlikten dolayı yeteri kadar şınav çekememiştim. Komutanım; “Ayağa kalk ve güneşe karşı yüksek sesle tekmil ver” emrini verdi. Öğlen saat 13.00 civarında güneşe tekmil vermeye başladım. 4 saat boyunca yüzüm güneşe dönük yüksek sesle tekmil verdim. Sesim kısılmıştı, artık bağıramıyordum. Sonra komutan “Sesin kısıldığına göre dinlenmişsindir, şınav çekmeye devam et” dedi. Ben halsiz ve açlıktım. O an askeri intibakı bırakmaya karar verdim.

BİZE TAZMİNAT 10 BİN LİRAYA DÜŞTÜ DİYE YALAN SÖYLEDİLER

Ayrılma kararını nasıl hayata geçirdiniz?

Bize, okulu bırakmamız durumunda ödeyeceğimiz tazminatların düştüğünü söylediler. Tazminat 35 bin lira iken bize 10 bin liraya düştü diye yalan söylediler. Ben ayrılma kararı aldım ve komutanın yanına gittim. Bana, kendilerinin istediği gibi dilekçe yazmamı istediler. İlk etapta bunu kabul etmedim. Ama okulu bırakmaya karar verdiğim için onların istediği gibi dilekçe yazdım. Benimle birlikte ayrılmak isteyen bir öğrenci vardı. O’na ayrılması için izin vermediler. Sonra öğrendim ki, o da cemaatin içendenmiş.

BASKICI KOMUTANLARIN HEPSİ FETÖ’CÜ ÇIKTI

Yaşananlarda sonra devletten beklentileriniz ne ?

15 Temmuz askeri darbe girişimi sonrasında Türkiye her şey ortaya çıktı. Askeri okul yıllarında bize akla, mantığa vicdana sığmayacak baskıları yapan komutanların hepsi FETÖ’cü olarak içeriye alındı. Hatta aralarında firari olanlar bile var. Biz o yıllarda bazı kişilerin kayırmaları ve kendilerinden olmayanlara yapılan baskıyı görüyorduk ama adını koyamıyorduk. Okuldan ayrıldığımızda ailemiz ve toplum nezninde bize farklı bir gözle baktılar. Oradaki yıldırma politikalarını anlattığımızda “Size zor geldi, başaramadınız” dediler.  Benim gibi binlerce kişi var. Bizim tek isteğimiz “İade-yi İtibar”ve tazminatlarımızın affedilmesi. Ben 16 bin 500 lira tazminat ödedim. Borcumunuz geri kalan kısmı darbe girişimi sonrası affedildi. Bizim talebimiz, haksız yere ödemek durumunda kaldığımız tazminatlarımızın da geri verilmesini istiyoruz” dedi.

ÜMİT ULUS/EKSPRES/ÖZEL ROPÖRTAJ

Güncelleme Tarihi: 05 Ağustos 2016, 18:43

Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.

Üye değilseniz hemen üye olun veya giriş yapın.

SIRADAKİ HABER

banner207

banner152

banner151

banner206