Yaşananları doğru okumak

Türkiye’de yaşananları doğru okumak önemli. Son 16 yıldır Türkiye eskisiyle kıyas edilmeyecek düzeyde değişti. Sosyal, kültürel, ekonomik olarak değişti. Yaşam standartları arttı. Refah düzeyi aynı şekilde. Milli gelir üç katına çıktı. Hem de bu 2009’lara kadar gerçekleşti. Anadolu’nun her köşesindeki insanımız dünya ile temasa geçmeyi öğrendi.
Türkiye hızla gelişmekte olan ülkeler düzeyinden gelişmiş ülkeler düzeyine adım atmanın yoluna girdi. Milli gelir 2001’de 2 bin 500 dolarlarda iken 12 bin dolarlara ulaştı. İşte Türkiye’nin o zaman imtihanı başladı aslında. Çünkü gelişmiş ülkeler seviyesine ulaşabilmek için milli gelirin en az 18 bin dolar seviyesine ulaşması gerekmektedir.
Fakat gelişmiş ülke konumuna gelmemizin bir anlamı vardır. O da Türkiye’nin dünya pastasından pay almasıdır. Her ülkenin kendi imkânları ile milli gelirini 12 bin dolarlara çıkarma imkânı vardır. Fakat 18-20 bin dolarların üzerine çıkarılabilmesi için uluslar arası yapılardan paylarınızı almak zorundasınız. Dünyanın bir gerçeği vardır. Milli gelirin 12 bin dolar ile 18 bin dolar arası geçişinde çok ciddi sıkıntılar yaşanır. Buna ekonomi literatüründe “Orta gelir tuzağı” denir. Gelişmekte olan ülkeler bu tuzağa çoğu zaman düşerler. O nedenle gelişmiş ülkelerin sayıları artmaz. Aslında Türkiye’de 2009 dan dan bu yana orta gelir tuzağından kurtulmanın mücadelesini vermektedir. ‘Orta gelir tuzağı’ demek sizin hem ekonomik, hem sosyal hem de siyasal açıdan dünya ile mücadele demektir. Ekonomik, askeri ve siyasi olarak gücü elinde bulunduranlarla mücadele demektir. Savaş demektir.
İşte bu noktada döviz dalgalanması ile başlayan süreçte, fiyat artışları, faizlerin yükselmesi, enflasyonun artışını farklı bir açıdan ‘Orta gelir Tuzağı’na düşmek olarak yorumlamak gerekmektedir. Şimdi bu tuzaktan çıkış için mücadele etmek zorundayız. Bir çıkış yolu mutlaka bulunacaktır. Türkiye’nin odaklanması gereken en önemli nokta burasıdır.
Türkiye’nin ekonomik yapısı, bilgi birikimi ve her alandaki uluslar arası bağlantıları kısa süreli girdiğimiz ‘Orta gelir tuzağı’ sendromundan kurtulmamız için yeterlidir. Yapılması gereken gayrettir. Yeni atılımlardır. 3. Hava Alanı açılıyor. Türkiye’nin dört bir yanında benzer fonksiyonda hava alanları kaçınılmazdır. Böylelikle en azından 4-5 saatlik uçuş mesafesindeki ülkelerle ticaretin hızla artırılarak ihracat rakamlarımızın artırılmasına imkânı vardır. Çevremizde ki 5-6 trilyon doların üzerindeki ticari potansiyel bizi bekliyor. Dövizdeki dalgalanma özellikle ihracata dönük üretim sektörünü olumlu etkiledi. Olumlu havanın sürmesi için farklı tedbirlerde alınmalıdır.
Kalın sağlıcakla…

Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.

Üye değilseniz hemen üye olun veya giriş yapın.

banner207

banner222

banner215

banner151

banner206

banner214