Balıkesir’de geçtiğimiz günlerde sık sık dile getirilen bir iddia vardı. Büyükşehir Belediye Başkanı’nın CHP’den ayrılıp başka bir partiye geçeceği söylendi, dillendirildi, konuşuldu, yazıldı, çizildi. Ancak zaman içinde tablo netleşti. Belediye Başkanı Ahmet Akın’ın CHP üyesi olarak görevini sürdürdüğü, bu yöndeki iddiaları açık biçimde reddettiği görüldü. Yani konuşulanlar, iddia olarak kaldı; gerçeğe dönüşmedi.
Ancak mesele sadece “oldu mu, olmadı mı” sorusundan ibaret değildi. Asıl tartışma şuradaydı: Böyle bir değişiklik yaşansaydı, Balıkesir’i ilgilendirir miydi?
Elbette ilgilendirirdi.
Çünkü büyükşehir belediye başkanlığı teknik bir yöneticilik değil, açık bir siyasi temsildir. Seçmen sandıkta yalnızca bir isim tercih etmez; o ismin arkasındaki siyasi anlayışı da onaylar. Belediye başkanının bağlı olduğu parti, kentin hangi önceliklerle yönetileceğini doğrudan belirler. Bütçe tercihleri, sosyal politikalar, çevreye bakış, kent planlaması bu siyasi çerçeve içinde şekillenir.
Bu nedenle görev süresi içinde yaşanacak bir parti değişikliği, sadece kişisel bir karar olarak görülemezdi. Bu, Balıkesir’in yönetim anlayışının yön değiştirmesi anlamına gelirdi. Kentin pusulası başka bir yöne çevrilmiş olurdu.
Bir diğer konuda belediye meclisi idi. Büyükşehirler başkanla birlikte meclis eliyle yönetilir. Meclis çoğunluğu ile başkanın siyasi çizgisinin farklılaşması, uyum sorunlarını kaçınılmaz hale getirirdi. Bu da karar süreçlerinde gerilim, yavaşlama ve zaman kaybı demekti. Hizmetin temposu doğrudan etkilenirdi.
Merkezle kurulan ilişkiler de bu denklemin dışında değildi. Belediye başkanının siyasi konumu, Ankara ile kurulan temasların dilini ve niteliğini belirlerdi. Bu durum yatırım süreçlerinden kaynak kullanımına kadar pek çok alanda sonuç doğurabilirdi.
Ama belki de en kritik mesele güven duygusuydu. Seçmen, verdiği oyun seçimden sonra da aynı siyasi çizgide temsil edilmesini bekler. Görev süresi içinde yapılan bir parti değişikliği, bu beklentiyi sarsar; temsil ilişkisinde ciddi bir kırılma yaratırdı.
Sonuçta Balıkesir’de konuşulan iddialar gerçekleşmedi. Belediye Başkanı Ahmet Akın görevine CHP’li olarak devam etti. Ancak bu tartışma, yerel siyasette basit görünen hamlelerin bile kenti doğrudan ilgilendirdiğini bir kez daha gösterdi.
Balıkesir’i ilgilendiren mesele tam olarak buydu. İddialar değil; o iddiaların işaret ettiği temsil ve güven sorunu. Bakalım önümüzdeki günler ne gösterecek?