ARTÇI SARSINTILAR

Onlar diyorlar ki; İçimiz yanıyor...
Neden diye sorduğum da;
Bizi Ak partililer, Akp liler, Reis çiler, Hocacılar, Pelikancılar, İslamcılar, Liberaller, sonradan Ak partiye gelenler diye böldüler, bir birimize düşürdüler,biz de bu tuzağa düştük.
Arkasından partimizin hafızası olan, bu davaya gönlünü,yıllarını vermiş insanları dışlayıp küstürdüler, bu da ayrışmalara, parti içi fitnenin çıkmasına neden oldu.
Birlikten kuvvet doğardı biz ise bölündük, parçalandık, koltuk sevdasından,etrafımıza doluşan dalkavuklar dan diye cevap veriyorlar..
AK Parti'de bilmem ama Adalet ve Kalkınma Partisi de yıllarını bu davaya adamış, kökleri 1969 yılında Milli Nizamla başlayan, Refah Partisinde siyaset yapmış, birilerinin ancak onlar yüzde onu temsil ediyor dedikleri kesim de, ufak ufak artçı sarsıntılar meydana gelmeye başladı. 
Belki bu kesim parti de artık ufak bir potansiyeli olarak görülse de, bu kesim Partinin mayası, partinin perde arkasında görünmez kahramanları. 
Bunları tanımazsınız,artık çoğunun ismi bile unutuldu,onların kim olduğunu, ancak,parti kurulduğunda, her kezin öcü gibi kaçtığı günlerin üye kayıtlarına bakarak öğrene bilirsiniz. 
Onların hiç bir zaman makam mevki diye dertleri olmadı. Onların büyük paralarla, ihalelerle yolları hiç buluşmadı. Onlar bu davaya, Allah rızası için omuz veren, hayalleri Ümmetin Birliği, Ülkemin büyük bir Devlet olması, zalim zulmüne dur demesi, mazlumların hamisi olması idi. 
Onların pek sesi çıkmıyor, fitne her yeri sarmış, bir de biz bu fitne ateşine odun atmayalım diyorlar. 
Ama inanın bugünler de içleri yanıyor, diyorlar ki Reis gittiğinden beri, partimiz Adalet anlayışından yavaş yavaş uzaklaştı. 
Milletin Partisi olarak çıkılan bu yolda, bakanların genel merkez yöneticilerinin, milletvekillerin, milletten kopma sürecine girdiğini, belediyelerin hizmet anlayışından uzaklaştıklarını, liyakat sız insanların makamları işgal ettiğini,israfın diz boyu olduğunu, halkımıza hizmetkarlık yerine, tepeden bakan kibir dolu,her şeyin en iyisini biz biliriz anlayışına büründüklerini söylüyorlar. 
Onlar diyorlar ki, 
Partimiz 15 senedir iktidarda, büyük işler, büyük projeler derken, vatandaşın küçük dünyalarına hitap eden, sosyal projeler den koptuğunu, oy veren çoğunluğun ekonomik yapısı düşük sınıflardan oluşmasına rağmen, üst gelir sınıflarına hizmet eden bir parti haline dönüştüğünü düşünüyorlar. 
Onlar diyorlar ki; bizler bu bu Partinin bereketi, bizler bu partinin temel direği, bizler bu partinin geceleri dua edenleriyiz. Bizler bu partiden bütün menfaatçiler, asalaklar gitse bile, partimizi bırakmayacak, Reisin ölümüne yol arkadaşlarıyız. 
Onlar anlam veremiyorlar, Parti içi çekişmelere, milletvekillerinin didişmeleri ne, bütün derdi menfaat olan insanların, partide Belediyelerde çöreklenmelerine. 
Onlar fetö ile mücadelede, bazı hainlerin babaları kayın pederleri, abileri kardeşleri yüzünden korunduğunu, bu yüzden tabanda güvenin sarsılmaya başladığını, haklı olduğumuz bu mücadelenin sulandırıldığını söylüyorlar. 
Onlar diyorlar ki; Reis başkanlık oylaması geçti. Eğer 2019  seçimlerine kadar Partimiz eski kodlarına dönmezse. 
Sana oy veririz, lakin belediyelerde de, vekillik seçimlerinde de, sandığa gidip oy vermeyiz. 
Onlar diyorlar ki; partimiz düzen partilerinin düştüğü hastalıklardan kurtulsun, Anap- Doğru yol gibi, zamanla eriyip, tarihten tozlu rafların da yerini almasın. seçilenler atan mısın, yukarıdaki yöneticilerde, şirket patronu edasıyla buralara gelip başımıza patronluk taslamasın. 
Reisim 21 Mayıs kongresinden, Milletin beklentisi çok yüksek,işin zor mal da, malzemede orta da,
İnşallah bizlerin gaflet uykusundan uyanıp, temizlenme arınma, ne olursa olsun Reis var ya, bu Millet bize oy verir anlayışından kurtulup, tabanın sesine, isteğine kulak verileceği gün olur. 
Reisim yoksa, bugün küçük küçük artçı olarak hissedilen tabandaki bu sarsıntılar, büyük bir depreme yol açabilir.
2019 geldiğinde bugün referandumda aldığımız %51.5 Evet oyları bu Milletin başına bela olarak geri dönebilir.
Selam ve dua ile