Artiz kim biliyorsun.
Geçenlerde adını taşıyan Sanat Merkezi kundaklanmıştı. Olay neresinden bakarsan bak vahşi.
Tasvip edilecek, görülecek.. Elle tutulacak yanı yok.
Hele bir de, Türkiye’nin belki de 100 yıllık geleceğini tayin edecek halk oylaması öncesi yapılması..
Ülkenin ayakları üzerine basmasını istemeyen çevrele-rin dört elle sarılması..
Olayın vahametini ortaya koyuyor.
Elimde olsa, buna vesile olanı eşek sudan gelinceye kadar dövmekle kalmaz en ağır cezayı verirdim.
Hatırlayın ‘Artiz Mektebi’ başrol oyuncusu ne demişti, hatırlayın; “Olayı çember sakallı biri yaptı..”
Peki gerçekte öyle biri miydi?
Görüntülerde, elindeki bidonla binaya yaklaşan birinin bidonu boşaltmasının ardından yangın çıktığı görüldü.
Görüntülerde, elindeki bidonla binaya yaklaşan birinin bidonu boşaltmasının ardından yangın çıktığı görüldü.
Kimliği tespit edilen şüpheli Mehmet Ali’nin facebook hesabında olayı övdüğü belirlenerek yakalandı.
Kundakçının ‘Artiz’in iddia ettiği ve hedef gösterdiği gibi sakallı bir karakter olmadığı ortaya çıktı.
Müjdat bey, olay sonrası muhafazakâr vatandaşları hedef gösterebilmek uğruna saldırıyı gerçekleştiren şahsı tarif ederken öyle bir dil kullandı ki, sanırsınız ki karşınızda kelle kesen DEAŞli terörist var!
***
Kardeşlerim,
Şimdi dikkatinizi çekmek istediğim nokta, saldırganın ifadesi.
Kundakçı, Mehmet Ali ilk ifadesinde, gazetelere yansıyan haberlere göre şöyle dedi:
“Müjdat Gezen'in Osmanlı Padişahları'ndan Abdülhamit Han'ın torununa hakaret ettiği için buna tepki olarak yaptım, alkollü olduğum için bunun etkisiyle olayı gerçekleştirdim.”
Hadi bakalım buyurun buradan yakın!
***
ÖZGÜRLÜK DENİLEN ŞEY
KESİNLİKLE BÖYLE DEĞİL..
Ey okur!
Buraya kadar anladın neyin ne olduğunu.
Bir de olayın öncesine gidelim. Yani saldırganın ifade-sinde mevzu ettiği olaya.
Yılmaz Özdil ve Müjdat Gezen, HalkTV'de, Osmanlı Padişahı Abdulhamid Han'ın torunu Nilhan Osmanoğlu'nu sohbetlerine malzeme konusu yapmıştı.
Nihan hanımın Galatasaray Adası ile ilgili açıklamalarıyla alay eden ikili, terbiye sınırlarını aşarak çirkin hakaretlerde bulunmuş, ahlaksızlıkta sınırları zorlamıştı.
Bir kez daha buradan yakın desem nasıl olur!
***
Kim kime veriyor böyle bir hakkı...
Böyle konuşanlar bir de; “Türkiye’de özgürlük yok..” diyor.
Var kardeşim, var!
Hem de sınırsız!
Provokatörlüğün adına bile özgürlük denilerek sahip çıkıldığına göre..
Şimdi anladınız mı, bunların niçin HAYIR dediklerini..
***
İZMİR MARŞI KESMEDİ..
BAŞKA BİR PARÇA LÜTFEN!
NE ülkemizde, ne dünyanın başka bir yerinde yaşayan Allah’ın tek bir kulunun canına, malına, mülküne zarar gelmesini asla kat’a istemem.
Ancak “Artiz Mektebi”ne yönelik kundaklama girişiminde daha failin kim olduğu bile belli değilken, denli densiz konuşan birinin sözlerine itibar edip, “dindar insanları” zan altında bırakanlara da sessiz kalamam.
Ey sevgili okur!
Sende sessiz kalma.
Mücahit Kaymakçı hemşerimin dediği gibi “rahatsız” etmek istiyorum.
Rahatsız olun bi..
Titreyip kendinize gelin!
Duygudaşlık yapın yahu!
Bir düşünün bakalım, neler hissedildiğini..
Hem eski Türkiye'de yaşansaydı bu suç tüm Müslümanlara mâl edilirdi.
Ismarlama "irtica hortluyor" manşetleri atılır, televizyonlarda uzun uzadısıya tartışılırdı.
Ismarlama "irtica hortluyor" manşetleri atılır, televizyonlarda uzun uzadısıya tartışılırdı.
Sonra da, hukuk ve insan haklarıyla bağdaşmadığı gibi zalimce koydukları yasakların millet vicdanını rahatsız etmemesi sağlanırdı.
28 Şubat sürecini hatırlasanıza..
Aynen böyle olmadı mı?
Geçti o günler, geçti!
İzmir Marşı okumaya, gerek yok yani..
Başka bir parça lütfen..
...
------------GÜNÜN SÖZÜ-------------
İsterseniz yanlış düşünün, ama her durumda kendi kafanızla düşünün.
24 ŞUBAT 2017