BAŞINA DEVLET KONMUŞ BİLMİYORSUN!

SOSYAL medyaya bakıyorum da, Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli üzerinden acayip bir kampanya yürütülüyor. 
CHP, HDP/PKK, FETÖ ve diğer ‘şer’ cephesini anlayabiliyorum ama, ülkücü, milliyetçi, Türkiye sevdalısı olarak bildiğim isimleri anlamakta zorlanıyorum.
Sayın Bahçeli hakkında öyle abuk sabuk paylaşımlara imza atıyor ki bazıları, tanımasam PKK’lı zannedeceğim. 
Büyük haksızlık yapıldığına inananlardanım Bahçeli’ye.. 
Kantarın topuzunun kaçırıldığı bugünlerde dört ay önce yazdığım bir yazıyı paylaşmayı, neyin ne olduğunun anlaşılması için görev kabul ediyorum.
Bak güzel kardeşim; 
 “Devlet beyin yaptığı fedakârlığın milyonda birini, seni bilmem ama ben yapamazdım”.
Katılın veya katılmayın bu görüşüme. 
Sıkıntı yok!
Ama durun bir dakika. 
Kısa.. Çok kısa anekdot aktarayım size. Sonrasında ne derseniz kabulüm. 
MHP’nin başına geçtiği günden bu yana yakından takip ediyorum Bahçeli’yi.
Sırayla gidelim şimdi.
Ülkücüler hangi alemdeydi? 
Çete, mafya ile yan yana anılmıyor muydu bu inançlı hareket?
Bunu bitirdi mi? 
Bitirdi.
Bak şunu da altını çizerek hatırlatayım. 
Anasol-M koalisyon döneminde ülke teslim alınmak üzereydi ekonomik anlamda.
Ne yaptı Bahçeli?
Partisinin meclis dışında kalacağını bile bile millete gitti. İktidarın nimetlerini elinin tersiyle itti. Parti tabanındaki mırıldanmalara bugünkü gibi taviz vermedi.
Büyük oyunu bozdu.
Türkiye üzerine hesap yapanların heveslerini kursaklarında bıraktı mı?
Bıraktı. 
Belki farkında değilsiniz ama, bir de şunu yaptı..
Aşağıda okuyacakların hepsinden önemli. 
Eğer onu yapmasaydı, o gün.. Bugün diz çökmüştü Türkiye..
***
DİRİLİŞİN İLK ADIMI BAKIN NASIL ATILMIŞTI
Ey okur!
Şimdi seni şöyle 15 yıl öncesine götüreyim ki, her şey daha net anlaşılabilsin.
Cem Uzan ismini hatırladınız mı?  
Bilmeyenler için küçük not düşeyim.
Dönemin ‘çılgın’ GSM operatörü Telsim’le köşeyi dönen, bıçkın(!) delikanlı idi. ABD’yi bile dolandırdığı konuşuldu. 
İşte bu delikanlı hızını alamayıp parti kurdu. Adına da Genç Parti dedi.  Telsim bayileri aracılığıyla rekor sürede örgütlenmişti ülkenin dört bir tarafında.
Acayip rüzgar estirdi.
Nereden çıktı şimdi bu adam” dedirtti..
2002 seçimine katılamaması için kumpaslar kuruluyordu. Üst aklın yazdığı senaryonun sekteye uğramaması için Uzan’ın önü mutlaka kesilmeliydi. 
Vatandaşlıktan çıkarılması Bakanlar Kurulu’nda imzaya açılmıştı. 
Ecevit ile Yılmaz imza koyarken buna, Bahçeli itiraz etti. Uzan seçime katıldı, yüzde 7 oy aldı.
Meclis dışı kalan MHP için hezimetti bu ama, ülke için “diriliş”in ilk adımıydı.
***
DEVLETİ DEĞİL DE MHP’Yİ DÜŞÜNSEYDİ
Türkiye’ye tuzak kuranların oyununu bozmasaydı eğer Devlet bey, bugün ne siyasi istikrardan söz edebilirdik, ne ekonomik. İki şeritli yollara talim eder, hastane kuyruklarında daha çok perişan olurduk. 
Geçin bunları da.
Dilim varmıyor söylemeye ama, sömürge ülkesine dönüşebilirdik. Her şeyimizle vesayet altında yaşayabilirdik..
Allah korudu..
Bahçeli, bunun benzeri bir devlet adamlığını 7 Haziran seçimi sonuçları açıklandığında yaptı. Hepimiz şahit olduk. Az kalsın bölücü örgütün sesi ülke yönetiminde söz sahibi olacaktı.
Yine Allah korudu bizi. 
Başkanlıkla ilgili duruşuna da bu pencereden bakıyorum. Tüm bunların tesadüfi olmadığına inananlardanım ben.
Siz ister “AK Parti’nin stepnesi, koltuk değneği,  kurtarıcı meleği..”
İsterse “Erdoğan’a başkanlığı altın tepsi içinde sunacak” deyin.
Ben ise şunu diyorum:
Bu Devletin sahibi var!
Ey Türk Milleti
Başına Devlet konmuş, sen değerini bilmiyorsun..
Nokta
--------------GÜNÜN SÖZÜ-----------------
Zaten İnsan Çok Nankördür (İsra Suresi)
06 Şubat 2017
{ "vars": { "account": "G-HYBEHJ7KSN" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }