BAYRAMLAR.. TÜKETEN ve TÜKENEN İNSANLAR!

HER bayram gelişinde “nerde o eski bayramlar” muhabbeti sarar etrafımızı.
Değiştiği söylenir bayramların!
Toplum ve kültür hayatımızda yeri ve değeri tartışılmaz dini bayramlarda değişen bir şey yok aslında.
Bayram aynı bayram.
Bayram aynı bayram ise, değişen toplum oluyor. 
Yani değişen bizleriz.
 “Çağdaşlaşma”, “teknoloji”, “küreselleşme”,  “gelişim”, “değişim”  derken..
Öyle bir çarkın içine girdik ki; geçmişimizi unuttuk. 
Bayramlarımızı bayram gibi kutlayamaz, paylaşamaz hale geldik.
İşte bu yüzden çocukluğunuza döndünüz yarınki Ramazan Bayramı öncesi benim gibi..
Babanızın, annenizin aldığı giyim eşyalarına sarılarak yattığınız günleri hatırlayıp iç geçirdiniz.. 
El öpmek için çarpan kalplerinizi, yedi sülaleyi ve konu-komşuyu dolaşarak topladığınız paralarla koşuşturduğunuz bayram yerleri gözünüzün önüne geldi.
Çok çoook uzaklarda kaldı böyle bayramlar. 
Köyler, kasabalar, kentler artık eski tadında değil. 
Öyle eskisi gibi bayram yerleri de kurulmuyor. 
Komşuluk ise hak getire.
Eş-dost, konu-komşu bile hatırlanmıyor.  
Aynı apartmanı paylaşanlar bile birbirinin zilini çalıp bayramını kutlamıyor.
Günümüzde bayram dediğimizde ilk akla gelen “acaba kaç gün tatil yapacağız, arada kalan  iki günü de tatil ilan ederler mi?” oluyor. 
Ve bayram üzerine hesaplar buna göre yapılıyor. 
Büyüklerin elleri, küçüklerin gözleri öpülmeden evlerden kaçılıyor. 
Kapıları çalınmayan evlerin sayısı bayramdan bayrama çoğalıyor.  
Çocuklara kapılar bile açılmıyor.  
Çok kişi bayram ziyaretlerinden kurtulmak için kaçacak delik arıyor!
Nerede o eski komşuluk ilişkileri, dayanışma ve paylaşma ruhu?.
Herkes kendi derdinin haline düşmüş. 
Komşu komşuyu, kardeş kardeşi düşünecek halimiz kalmamış. 
Yaşadık ve yaşadınız. 
Dini bayramlarımızın gönül zenginliğini bile reklam aracı haline dönüştürdük günümüzde. 
Sağ elin verdiğini sol elin bilmemesi gerektiğini çok iyi bilmemize rağmen mübarek günleri ve bayramları “araç” olarak kullananların ve bunlara alet olanların sayısında artış var.
Toplumsal yapımızı bile anlamakta güçlük çekiyoruz. 
İşte asıl üzücü olanda bu.
Madde ve maddiyat ön plana çıktı. Manevi değerlerden giderek uzaklaşıyoruz. 
Gelişiyoruz, çağdaşlıyoruz” derken iyice yabanileştik, egoist-bencil, bana neci bir kimliğe bürdündük!
Neden böyle olduk, neden değiştik, neden bayramlar daha mutlu değil acaba?. 
Oysa çocukluk günlerimizi hatırlıyoruz da, ne de güzeldi bayramlar.
Şimdi, çocuklarımızın aynı güzelliği yaşayamadıklarına bakıyoruz da, “O günden bu yana ne oldu da güzelliklerimiz yok oldu?” diye sorusuna cevap bulamıyoruz verecek..
Size de soruyoruz; 
“Ne oldu bizim milli hasletlerimize?”.
Verebilecek cevabı olan var mı?
Bayramlar değişmedi, değişen bizleriz ey sevgili okur.
Çağdaşlık, gelişim, değişim adına kaybolmaya yüz tutmuş değerlerimizden biri de bayram kavramı oldu. 
Madde ve maddiyatın ön plana çıktığı günümüzde her şeyi olduğu gibi bayramları da hızla tüketiyoruz. 
Aslında tüketen de, tükenen de bizleriz..
...
Bizi bir Ramazan bayramına daha ulaştıran Rabbimize sonsuz hamdü senalar olsun.
Bayramınız kutlu olsun.
{ "vars": { "account": "G-HYBEHJ7KSN" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }