BELEDİYELER ŞEHRİN EMİNLERİ OLMALI

Yerel yönetim, sadece makam değil; şehrin vicdanıdır. Makam sahiplerinin lüks ve ayrıcalıklarla değişen hayatı, halkın güvenini zedeler; şeffaflık ve sorumluluk, her zaman öncelikli olmalı. Makamlara gelenlerin önce yürüyüşü, sonra evleri, eşleri değişmemeli.. Neden mi, buyurun okuyun o vakit!

Yerel yönetim, sadece bir makam değil; şehrin emanetçisidir.

Seçilmiş, ulaşılabilir ve şeffaf olmalı.

Halk, başkanına kolayca ulaşabilmeli, sorununu doğrudan aktarabilmeli.

MAKAM DEĞİŞTİRİYOR

Bugüne değin çok belediyeci tanıdım. Başkanları bir yana, altındaki yöneticileri bile kısa sürede tanımakta zorlandım.

Makam sahibi olunca, geçmişte birbirini tanıyan insanlar birbirini görmezden geliyor, kendi yakınlarını bile tanımıyorlar.

Önce giyim kuşam ve yürüyüş değişiyor.

Sonra eşler, evler, arabalar…

Akrabalar belediye kadrolarına yerleşiyor.

İster Uşak olsun, ister Adapazarı

Bugün onlar konuşuluyor, ama bu tablo her yerde aynı.

Makam sahiplerinin değişimi şehirdeki herkesin gözünden kaçmıyor.

HERKES HER ŞEYİ BİLİYOR..

Bir başkanın mal varlığı hızla artıyor, tatil ve eğlence düzeni değişiyor.

Bu durumdan herkes haberdar… Çalışanlar, parti örgütleri, şehir…

Bilip de göz yummak, “duymamış gibi” davranmak halka saygısızlıktır.

SİSTEM SORUNLU...

Bunlar bireysel hikâyeler değil; sistemin zaaflarıdır.

Yerel yönetimler yasası acilen değişmeli.

Büyükşehirlerde gereksiz ilçe belediyeleri kaldırılmalı.

Belediyelerde “bir para basamaz, iki adam asamaz” hovardalığına ve siyasetin finansmanı olma anlayışına son verilmeli.

BÜTÇE HOVARDALIĞI..

Belediyeler, bütçelerin har vurulup harman savrulduğu yerler olmamalı.

Bütçenin %80’i; sosyal medyada gezen, sağda solda dolaşan, makam araçlarını özel işlerinde de kullanan unvanlı yöneticilere ve personele maaş olarak gidiyor.

Geriye kalan kısım ise; bina işletme ve bakım-onarım, makam ağırlama, festival, konser, tanıtım, çiçek-süs gibi harcamalara ayrılıyor.

Doğrudan yatırıma harcanmış gibi görünen meblağların çoğu ise yanlış yer seçimi, verimsiz projeler, gereksiz büyük binalar ve aşırı maliyetler nedeniyle adeta havaya savruluyor.

Balıkesir’de milyonlar verilip hazırlanan nice projeler çöp oldu, çöp

UNUTULAN BİR TERBİYE

Geçenlerde bir yerde okudum. 80 öncesi üst düzey bir bürokratın oğlu şöyle diyor:

Babamın makam aracına biz hiç binmedik. Akraba ziyaretine babam bizi belediye otobüsü ile götürürdü. Babam bir istisna değildi. O dönemin devlet görevlileri arasında babam gibiler çoktu. Çünkü ayıp vardı. Utanma vardı.

NASIL BİR ÇAĞ İSE ARTIK..

Ne hazindir ki bugün o duygular büyük ölçüde kaybolmuş görünüyor.

Ar damarları çatlamış adeta…

Kamu imkânları, kişiye özel bir hak gibi görülüyor.

Makam, hizmetin değil, ayrıcalığın aracı haline geliyor.

Nasıl bir çağa denk geldiysek artık…

İçerisinden çamura bulaşmadan çıkmak büyük hüner, en çok da sabır istiyor.

ŞEHRİN VİCDANI..

Çürümeyi ve yozlaşmayı önlemekte geç kalınmamalıdır.

Yerel yönetim, sadece hizmet sunan bir yapı değildir; şehrin vicdanıdır.

Başkan, şehrin emanetini almış bir kişi olarak şeffaf olmalı, halkın güvenini her an hak etmeli.

Şehrin eminleri, makamıyla değil; dürüstlüğü ve sorumluluğuyla anılmalı.

Ezcümle;

Halk kendini değil, kentini düşünenleri asla unutmaz.

Selâmetle..

#29Mart #RamazanDemir #KendimeNotlar #Balıkesir

{ "vars": { "account": "G-HYBEHJ7KSN" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }