BİR CİSİM YAKLAŞIYOR... GELİYOR GELMEKTE OLAN!

Halfeti’deki yolsuzluk operasyonu, kamu yönetiminde “dokunulmazlık” algısını tartışmaya açtı; mesaj net: Makamı ne olursa olsun, kimse hukukun üstünde değil. Yaşananlar GORA filmi sahnesindeki gibi; "Bir cisim yaklaşıyor efendim." dedirtiyor.

Şanlıurfa’nın Halfeti ilçesinde yürütülen yolsuzluk operasyonu, Türkiye’de kamu yönetimi ve siyaset ilişkisi açısından dikkat çekici bir gelişme olarak kayıtlara geçti. Aralarında kayyım belediye başkanı Şeref Albayrak’ın da bulunduğu 51 şüpheli hakkında işlem yapılması, uzun süredir tartışılan AK Partili belediyelere yönelik “dokunulmazlık” algısına güçlü bir yanıt niteliğinde.

Albayrak’ın geçmişte kayyım olarak görev yapmış olması ve ardından seçimle iş başına gelmesi, AK Partili oluşu, bu süreci daha da anlamlı kılıyor. Gözaltı kararı, “parti ayrımı yapılmıyor” söyleminin sahadaki karşılığı olarak yorumlanabilir. Elbette şu aşamada diğer belediyelerle ilgili yürütülen soruşturmalar üzerinden genelleme yapmak doğru olmaz; ancak ortaya çıkan tablo, kamu görevinde bulunan herkes için açık bir uyarı niteliğinde.

Gerçek şu ki; hiçbir makam, hiçbir unvan kişiye dokunulmazlık zırhı sağlamaz. Dün olduğu gibi bugün de devlet mekanizmasının en üst kademelerinde dahi hesap verilebilirlik esası geçerliliğini koruyor. Hukukun işlemesi, sadece suçun varlığıyla değil, aynı zamanda toplum vicdanının rahatlatılmasıyla da ilgilidir.

Bu noktada asıl mesele, bireysel hataların ötesinde sistemsel zaafları. Kamu kaynaklarının hoyratça kullanıldığı, yetkilerin denetimsiz şekilde genişletildiği bir düzende yolsuzluk riskinin artması kaçınılmaz oluyor ister istemez. “Nasıl olsa kimse hesap sormaz” anlayışı, en büyük tahribatı burada yaratıyor.

Kim ki yetimin hakkını gözetmek yerine onu bir ganimet gibi paylaştırıyorsa…
Kim ki kamu malını kendi mülkü zannedip eşine dostuna ayrıcalık sağlıyorsa…
Kim ki bulunduğu makamı kişisel zenginleşmenin aracı haline getiriyorsa…

Bilmelidir ki bunun bir karşılığı vardır. Ve bu karşılık, sadece ahirette değil, bu dünyada da er ya da geç ortaya çıkar.

Ancak tüm bu yaşananlardan çıkarılması gereken en önemli ders, bireylerden ziyade sistemin yeniden gözden geçirilmesidir. Belediyelere tanınan geniş yetkiler, güçlü denetim mekanizmalarıyla dengelenmediği sürece benzer olayların tekrar etmesi kaçınılmaz olacaktır. Bugün bu kadar açık şekilde tartışılan bir sorunun çözümü ertelenirse, yarın daha büyük bedeller ödenebilir.

Ama her şeyden önemlisi, belediyelere sınırsız yetkiler veren “Bir adam asamaz, bir para basamaz” anlayışı mutlaka değiştirilmeli. Bu yasalar, rüşvetin ve yolsuzluğun bu kadar ayyuka çıktığı bir dönemde değişmeyecekse, ne zaman değişecek?

Bu arada şunu da eklemem gerek.

Balıkesir kulislerinde konuşulanlar bana G.O.R.A. filminde hafızalara kazınan "Komutan Logar, bir cisim yaklaşıyor efendim!" repliğini anımsatıyor.

Selametle.

{ "vars": { "account": "G-HYBEHJ7KSN" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }