Aslında bu zihniyette olan azımsanmayacak kadar çok insan olduğunu düşünüyorum. Ahir zamandayız hakikaten. Hangi zihniyetten mi bahsediyorum. “Kapalı olabilirsin tamam da; olsun benim fantezilerim her şeyin ötesinde”. Senin dini hassasiyetlerin benim umurumda bile değil, kadın mısın ona bakarım ben! Diyen zihniyetlerden bahsediyorum. Ne acayip, ne acınası bir haldeyiz. Elin ecnebisi dinimize saygı duyarken, bizim içimizdekiler bunlardan bir haber. Neden mi? Her şeyde olduğu gibi insanlığı da geriden takip ediyoruz. İnşallah bir yüz yıl sonraya… Ve kesinlikle okumayı sevmeyen bir milletiz. Maalesef tembeliz. Cahilliğimiz bu yüzden. Öğrenmemiz gereken çok şey ver: öncelikle herkes bir birey, ayrı bir dünya yani. Herkes aynı şeyi düşünmek, beğenmek, inanmak zorunda değil. Öncelikle bunu kabul etmeliyiz. Bunu idrak edebilirsek eğer bizden olmayanlara saygı duymayı başarabiliriz. Velhasıl başka inançlarla dalga geçmemeyi öğreniriz.
Ayşe Arman Ertuğrul Özkök ile röportaj yapmış. Bence acayip fantezileri var bu adamın. Neden mi hemen söylediklerini ekliyorum. “Mini etekle beş vakit namaz kılınacağını, başörtüsüyle içki içilebileceğini düşünen ve buna cüret eden kadınların ülkesini düşlüyorum. Söyle var mı bunda, adaba aykırı, inanca ters düşen bir şey? Ben bunları hayal ediyorum. Umutla bekliyorum."
“Öldüğümde, son yolculuğuma Hıristiyanlarınki kadar güzel bir tabuta konarak çıkmayı istiyorum. “Be adam ölmüşsün sana ne” diyebilirsin. İyi ya zaten geride kalanlar için bu estetiği talep ediyorum. Sadece bana değil, onlara da saygıdan söz ediyorum. Cami avlusundaki kargaşayı beğenmiyorum. Keşke cenaze törenimin camide değil, bir kilisede olsa diyorum. İzin verirler mi, bilmiyorum. Beni anlayacak ve bunu kabul edecek bir imam gelsin, kilisede, sıralarda oturan dostlarıma bir konuşma yapsın istiyorum. Beni sevenler kravatlarını takmış, takım elbiselerini giymiş gelsinler istiyorum. Mahler çalarken, beni en iyi anlayan insanlardan birinin başımda bir konuşma yapmasını istiyorum. “Ertuğrul Abi” diye başlayacak birinin. Sonra da Müslüman mezarlığına gömülmek istiyorum Urla'da, sakin bir yerde.”
Bir başkası geliyor şimdi:
Ya ben ne diyeyim şimdi. Ben böyle insanlar için hakikaten üzülüyorum. Allah doğru yolu göstersin, bizleri de ayırmasın. Neden mi üzülüyorum: o kadar din arasından kendisine bir yer bulamamış. Ne yazık! Tevrat, İncil, Zebur ve kitabımız KURAN’ KERİM dört büyük kitap ve dört peygamberden birisinin yaymak istediği dinin içinde kendini bulamamış. Bulamadığı gibi de bilmiyor sanırım. Biri bu adama papaz ile imam arasındaki farkı anlatsın, sevabına yani!
--------------------------------------
DÜŞÜNME MOLASI:
--------------------------------------
Adam iş hanındaki çaycıya sorar:
“bir günde kaç demlik satıyorsun?”
"Aşağı yukarı 10 demlik satarım!”
“15 demlik satmak ister misin ?”
“tabii !”
“öyleyse bardakları tam doldur!”
--------------------------------------
Mütercim yazar Ronald Knox bilim adamı John Haldene’le şu mantığı yürüttü: “ milyonlarca gezegenin bulunduğu bir kâinatta bunlardan en azından birinde, hayatın tesadüfen ortaya çıkması kaçınılmaz değil midir?”Knox şöyle cevap verdi: “ Bayım! Eğer Scotland Yard polisi bavulunuzda bir ceset bulsaydı onlara “ Dünyada milyonlarca bavul var, birinde ceset bulunulması kaçınılmazdı!” mı derdiniz? Sanırım yine de onu oraya koyanın kim olduğunu bilmek isteyeceklerdir.”
--------------------------------------
GÜNÜN SÖZÜ:
--------------------------------------
HER İNSANIN 3 KARAKTERİ VARDIR:
BELLİ ETTİĞİ,
SAHİP OLDUĞU,
SAHİP OLDUĞUNU SANDIĞI.
BELLİ ETTİĞİ,
SAHİP OLDUĞU,
SAHİP OLDUĞUNU SANDIĞI.
ALPHONSE KARR