-Karşınızda geçmişin izlerini taşıyan ama her baktığınızda mimarisiyle dün yapılmış gibi duran üçüz binalar varsa; Emek Evler…

-Günümüzün modern cam kapılı dükkânların aksine kapısı ahşap, çatısı, yılların ağırlığı altında ezilmiş gibi ortasından bel vermiş, içeri adımınızı attığınız anda yarı aydınlık yarı karanlık bir ortamın içine girip 30’lu yılların havasını hissediyorsanız; Ahmet Eroğlu’nun kırtasiye dükkânı…

-Susurluk’un tamamı akşamın karanlığında sokak lambalarının altında ışıl ışıl görünüyorsa; Şahin Tepesi…

-Kendinizi İsviçre göllerinden birine bakıyormuş gibi hissediyorsanız; etrafı dağlarla, ormanlarla çevrili Gürece Göleti…

-Güneşli açık bir havada çıplak gözle baktığınızda Bursa’yı, hatta kimilerine göre İstanbul’u görebiliyorsanız; İclâliye Mahallesi muhtarlık binasının terası…

-Yolda yürürken kulağınıza evlerin içinden klarnet, darbuka, keman sesleri geliyorsa; Müzisyenler Mahallesi…

-İçeriye girdiğinizde tahta zemin üzerine dökülmüş ziftin kokusunu alıyorsanız; Zübeyde Hanım Bulvarında Şeref Kurt’un kahvehanesi…

-İnternette dolaşırken siyah-beyaz tarihi fotoğraflarda Susurluk’un tarihi, geçmişi, insanları, anıları gözlerinizin önünden geçiyorsa; Susurluk Sevdalıları sayfası…

-5 kilometre öteden bile küspe kokusunu alabiliyorsanız; Şeker Fabrikası…

-Duvarlarında dikdörtgen bir çerçeve içinde oyma harflerle Fransızca ve Osmanlıca yazılar okuyorsanız; İstasyon Binası…

-Karayolunun bariyerleri arkasında otlarla, çalılarla kaplı, kaderine terkedilmiş bir yerde, bir zamanlar su içtiğinizi, ağaçların gölgeleri altında mola verdiğinizi hatırlar gibiyseniz; Agop Çeşmesi…

-Bizi biz yapan üç değerimizi (inanç, vatan, bağımsızlık) aynı anda bir arada görüyorsanız; Atatürk Meydanı…

-Her köşesinden mangal kokularını, oraya buraya koşuşturan çocukların mutlu seslerini, arabaların teyplerinden etrafa yayılan şarkıları duyuyorsanız; Çaylak Mesire Alanı…

-Yapılışı o kadar basit olmasına rağmen evde her yaptığınızda asla tesislerde yediğiniz lezzeti yakalayamıyorsanız; Susurluk Tostu ve Ayranı…

-Ve…

İyi ki burada yaşıyorum” diyorsanız; her köşesini bildiğimizi düşünsek de daha keşfedilecek çok yeri, hatırlanacak çok anısı, tanıyacak çok insanı olan bizim güzel şehrimiz Susurluk