BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANI KİM OLUR?

Yalnız bir ayrıntıya da dikkat çekelim. 
Bunu sadece seçim dönemlerinde yapanlar değil.
Sandıktan çıkma şansını yakalayanlar, seçim sürecini değil, günlük yaşamın her anını değerlendirenlerdir 
Açıkçası, demek istiyoruz ki;
Sandıktan çıkma ayrıcalığını yaşayanlar;
Halktan kopuk olanlar değil..
Aristokrat hayatın keyfini çıkaranlar değil..
Halkın sıkıntısını, vatandaşın hatırını seçimden seçime soranlar ise hiç değil…
Tam tersine;
Onların derdine, tasasına, sevincine, mutluluğuna, gururuna, üzüntüsüne gün be gün ortak olanlardır.
***
Hayatımızın çok önemli sayılabilecek bölümünü basın caimasına verdik.
Geçen süreçte onlarca seçim atmosferi yaşadık.
Ne liderler geldi geçti.
Ne partiler gördük.
Ne siyasetçiler tanıdık.
Atıp tutarken mangaldal kül bırakmayanlar..
Halkın gündeminin ne olduğunu bilmeyenler.
Kendinden başka hiçbir şeyi görmeyenler.
Boyuna posuna değil ama, çapına bakmadan açık ara seçimi kazanacağını iddia edenler.
Neler.. Neler..
Çarpıcı bir örnek vereyim size.
2009 yerel seçimleriydi.
Belediye başkan adaylarında biri, bana belediye meclis üyeliği teklifinde bulunurken aynen şu ifadeyi kullanmıştı: 
"Seçimi hiç düşünmüyorum. Çünkü kazanacağıma adım gibi eminim. Gel sen benim listeme gir. Seçim sonrası belediyeyi birlikte yönetelim. Birkaç ay sonra da başkanlık koltuğunu sana bırakarım.." 
İnandırmış kendini seçimi kazanacağına.. Hatta, seçim olmadan kendini başkan ilan eder hali vardı.
Kırmadık uçan kuşun kanadını misali, Allah yar ve yardımcın olsun diyerek başarı dilemiştik kardeşimize..
Sandığa girdiğinde kaç oy aldı biliyor musunuz?
Üçyüz...
Bugünde benzeri nutuklar atan isimler var sahnede.
Devam etsinler, atıp tutmaya..
Meydan nasıl olsa vatandaşın sandığa gideceği güne kadar boş sayılır.
***
Peki, "bu seçimi kim kazanır?" sorusuna cevabın nedir denilirse, 
Benim bir tespitim var bu noktada.
Seçimlerde her daim halkla içiçe olan, vatandaşla kaynaşma becerisini gösteren kazanan taraf oluyor.
Açık deyimiyle; 
Çarşıda pazarda dolaşanlar.
Kahvehanelerde, berberlerde hasbıhal edenler.
Bakkalın, manavın, kasabın hatırını soranlar.
Esnafın kapısını çalanlar.
Bağda, bahçede, tarlada gezenler, köylünün sofrasına oturup alın terinin tasasına ortak olanlar.
İşçi ve memurun haklarının takipçisi olanlar.
Düğünleri dernekleri dolaşanlar, sosyal aktivitelerde bulunanlar, cemiyetleri gezip mübarek olsun diyenler.
Hastaneleri gezip dert dinleyen, hasta ve hasta yakınlarıyla birebir ilgilenenler.
Muhtarları ihmal etmeyip, ne derdiniz var diyerek arayıp soranlar, semt semt dolaşanlar.
Kısacası;
Toplumun tüm kesimlerinin nabzını tutmayı bilenler daima sandık yarışının galibi olmayı başarıyorlar.
***
İşte bu yönüyle bakıldığında büyükşehir belediye başkanlığı seçimi Balıkesir'de çok çetin geçeceğe benziyor.
MHP dışındaki partilerin adayları netleşmiş değil. 
Aslında diğer partiler derken AK Parti ile CHP önemli. 
AK Parti adayının A. Edip Uğur olduğuna ilişkin sosyal medyada haberler yer almasına karşın, parti genel merkezinden henüz bir resmi açıklama yapılmış değil. 
Beklentiler, aynı zamanda Genel Başkan Yardımcısı olan A. Edip Uğur'un büyükşehir başkan adayı gösterileceği yönünde. 
CHP'de ise belirsizlik var. İsmail Sarsılmaz, Naim Durmaz ile milletvekilleri Namık Havutça ve A. Haluk Gümüş'ün isimleri dillendiriliyor siyasi kulislerde. 
Bekleyip göreceğiz ama, CHP yine 2009 seçimleri öncesi gibi bir kaos ortamı yaşıyor.
Diyeceğim şu; 
Üç partinin adayı arasında geçecek büyükşehir seçimi.
Hangi isim, hangi parti kazanır derseniz..
Söylememe gerek yok.
Çünkü
Zaten benim tahminimi siz biliyorsunuz..!
...
{ "vars": { "account": "G-HYBEHJ7KSN" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }