Böyle bir sıralama yapabilirsiniz. Ancak çaycı, pilavcı, simitçi, gazozcu meslek sınıfıyla “gazetecilik” aynı kategoriye girmez, girmemeli…
Yani çaycılık yaparken, aynı zamanda gazetecilik de yapmak… Sabah çay ocağındaki işleri toplayıp, pilav tezgâhını denetledikten sonra gazetecilik… Hayır!
Öğrenmeye açık olmayan; sabit fikirlilerin gazetecilik kabiliyeti ve başarıları da sınırlıdır. Sürdürülebilir değildir.
Amacım gazetecilik dersi vermek değil. Gerçeği söylediği için hayatına kastedilen, katledilen gazetecileri saygıyla anmak; ideallerini anımsatmak temel amacım. İkinci olarak da mesleki eğitim görmemiş ve öğrenmek için çabası olmayan kişilerin “gazeteci” statüsüyle itibar devşirme çabasını ifşa etmek.
Gazetecilik adı altında itibar devşirirken, “itibar suikastı” yapmayı meslek prensibi haline getirmiş olanların ayırt edilmesine katkıda bulunursam kıvanç duyarım.
Son yüzyıl içinde sırf gerçeği yazdı diye öldürülen gazetecilerin sayısı 70’i buluyor.
Her biri çok kıymetli gazeteciler. Bazıları yazdıklarıyla gerçekleri ortaya çıkarıp çıkar odaklarını rahatsız ettiği için halkın gözünde kahramandı. İşte onlardan bazıları…
Bugün yani 1 Şubat 1979’da Milliyet Genel Yayın Yönetmeni Abdi İpekçi katledildi. Türkiye Ankara Temsilcisi Mevlüt Işık (1988), Çetin Emeç, Turan Dursun (1990), Uğur Mumcu (1993), Hırant Dink (2007), Cihan Hayırsevener (2009) …
Her birini saygıyla anıyoruz.
KİMİ SESSİZ GÜÇTÜR!
Ünlü gazeteciler üzerinden aynı mesleği icra ederek şöhret kazanılmaz. Bu iddiada bulunmak gülünçtür ve kişiyi küçültür.
Bazıları sessiz güçtür. Bunu kabul ederek mesleğini en ideal, etik ve estetik sınırlar içinde sürdürebilir. Saygı görür.
Ben 40 yılı aşan meslek hayatımda Türkiye’deki medya kuruluşlarının yüzde 80’inde görev yaptım ve ünlü gazetecilerle de mesai arkadaşlığım oldu. Onlar bende kalsın ama bugün halen meslektaş olmaktan duyduğum kıvancı paylaşmak isterim.
Yaklaşık 20 yıldır yarı zamanlı üniversitelerde medya iletişim dersleri veriyorum. En çok da öğretirken iki kez öğrenmenin kazancı ve kıvancını yaşadım.
Alanda muhabirlikten başlayıp medya yöneticiliğine uzanan kariyerimin ana hatlarında son dönemde etkilendiğim, öğrendiğim ve öğretmek için biriktirdiklerine katkısı olanlara şükranla karşılık veriyorum.
Çok değerli büyüğüm 5 yıl önce aramızdan ayrılan Prof. Dr. Şadan Gökovalı hocamı minnetle hürmetle anıyorum. Şadan hocayla ben henüz 20’li yaşların, o da 40’lı yaşların sonundayken 15 gün süren Avrupa turunda tanıştık. 1990’lı yıllarda bilgiye bu kadar hızlı ulaşmak kolay olmadığı için bana göre ayaklı kütüphaneydi. Her sözünü zihnime kaydettim, bazıları da yazıya geçirdim.
O bir turizm rehberi, bir gezgin, bir gazeteci, yazar, şair, edebiyatçı… Nihayet akademisyenlikte profesör olarak hayat kariyerini noktaladı.
Bilgi paylaştığım öğrencilere de hep önerdiğim şey; öğrenmek! Her şeyi en ayrıntılı şekilde öğrenmek, öğrenmek…
Fark edilmek için farklı olmanız gerekir. Bilgi çeşitliliğiniz olmalı ki, bilinenleri tekrar ederek kendinize cesaret yüklemekten öteye geçebilesiniz.
Sadece duyduklarınızla gazetecilik yapmak belki bugün itibar görebilir ama bunun sürdürülebilir bir karakter taşımadığını herkes bilmeli.
Sağlıklı analiz yapıp, kamu yararına sonuç üretebilecek bilgiler ancak gazeteciliğin temel kurallarıyla elde edilebilir.
Bağırıp çağırmakla haklı değil; gazeteciliğin temel etik değerlerinin tanıdığı haklar çerçevesinde bilgi toplayıp yazarak gerçek gazeteci olunabilir.
İTİBAR SUİKASTİNE DİKKAT!
Geçtiğimiz günlerde bir etkinlikte İzmir Gazeteciler Cemiyeti (İGC) Başkanı Dilek Gappi, günümüzde “çaycıya, pilavcıya, influencerlara gazeteci diyoruz” sözlerine bazı kesimlerden tepkiler geldi. Bu tepkileri gösterenlerin gazeteci olmaya çalışmak yerine mesleğin özelliğinden yararlanmak isteyenler olduğuna inanırım. Sınıfsal, kibirli bir ayrıştırma yapmakla suçlanıyor Gappi… Sınıfsal bir tanım doğrudur. Gappi, gazetecinin ne olması gerektiğini söyleyecek yetki, sorumluluk ve yeterlilik sahibidir. Hatta gazetecinin nasıl olmaması gerektiği de bu konuşmanın içinde vardır. Dilek Gappi’yi 40 yıldır tanırım, mesai arkadaşlığı yaptığım ve mesleki yetkinliğine tanık olduğum arkadaşımdır. Sermaye sahibi ama gazetecilere alan açan iş insanlarıyla mesleğin sadece kaymağına talip olanları ayırt eden bu beyana katılırım. Bu kusurlu bir konuşma değildir.
Gazeteci dostum Nedim Bubik, dünkü Yenigün gazetesindeki köşesinde yazmış: Gazeteci olmayan – çıkar / itibar sağlamak amacıyla “gazeteciyim” diyenlere dikkat!
Hürriyet’te bir zamanlar birlikte mesai yaptığım Bubik’in paylaşımını sabır gösterip okumak isteyenlere öneririm. Aynıyla paylaşıyorum.
KİŞİSEL/SİYASAL BEKLENTİLER ADINA
ETİK DEĞERLERDEN UZAKLAŞAN VAR
“Bugün 24 Ocak. Araştırmacı, objektif gazeteciliğin sembol ismi, gerçek gazetecilerin izinden gitmekten kıvanç duyduğu Gazeteci-Yazar Uğur Mumcu’nun katledilişinin 33. yıl dönümü. Gazeteciliğin onurunu korumak için bedenini siper eden Uğur Mumcu’yu özlemle anarken; 33 yıl sonra gazeteciliğin temelini sarsan, halk adına hakikatin peşinden koşmayı ilke edinen mesleğimizin etik değerlerden uzaklaştırılmaya çalışılarak; kişisel çıkar ve/veya siyasi beklentilere aparat olarak kullananların çoğaldığını maalesef üzüntüyle izliyoruz.”
SORUMLULUK KAVRAMI GÖZETİLMELİ
YANLIŞ BİLGİ VERMEKTEN KAÇINILMALI
Uğur Mumcu gibi, doğru ve etik değerlerle hazırlanan haberi, gazeteciliğin onuru ve namusu saydığımızın altını çizerek;
*Baş döndürücü hızla gelişen dijitalleşmeyle birlikte gazeteciliğin köklerinden koparılarak; her türlü medya girişiminin ‘gazetecilik’ olarak nitelendirilmesini doğru bulmuyoruz.
*Gazetecinin ve gazeteciliğin amacı ve görevi, doğrunun ve gerçeklerin aranıp bulunacağı alanı yaratmak ve korumaktır. Gazeteci, herhangi bir görüş ya da sermayeyi değil, mesleğin getirdiği ‘sorumluluk’ kavramını gözetmek zorundadır.
*Kamuoyuna yanlış, teyit edilmemiş ya da çıkış noktası belirsiz bilgiler vermekten kaçınmalı, haberin doğruluğunu çeşitli kaynaklardan araştırmalı, bir düzeltme varsa bunu yayımlamaktan çekinmemeli, karşı görüşe ve cevap hakkına saygılı olmalıdır.”
KİŞİLERİN ONURUNU ZEDELEYİCİ
GERÇEĞE AYKIRI YAYIN YAPILAMAZ
*Gazeteci hiçbir gücün alkışlayıcısı değildir.
*Öncelikle gazeteci kimliğini taşıyan herkes, gazeteciliğin evrensel ilkelerine uymaya özen göstermek mecburiyetindedir. Taşıdığı sıfatın saygınlığına gölge düşürecek yöntem ve tutumlarla hareket edenler ‘gazeteci’ olarak adlandırılamazlar.
*Gazetecilik mesleği kişisel amaçlara ve çıkarlara alet edilemez. Gazeteci, kişilerin onurunu ihlal edici ve gerçeğe aykırı yayın yapamaz.
*Gazeteci, sosyal medyada mesleğin itibarını zedeleyecek ve saygınlığına gölge düşürecek davranışlardan kaçınmalı; çarpıtma, yanıltma ve yönlendirme yapmamalı, teyit edilmemiş bilgilerle kişi veya kurumları zan altında bırakmamalıdır.
*Yaşamı boyunca hiç haber yazmamış, geçimini gazetecilik tanımında yer alan iş ve uğraşlardan sağlamamış, mesleki eğitim veya süreçlerden gelmeyen bazı kişilerin itibar ya da çıkar sağlama amacıyla kendilerini ‘gazeteci’ olarak tanıtmalarına karşı tüm kurum ve kuruluşlarımız dikkatli olmalıdır.
MESLEĞİ LEKELEYEN, KİŞİSEL ÇIKAR PEŞİNDE
OLANLARLA MÜCADELEYİ GÖREV BİLİYORUZ
*Gazetecilik ‘bel altı vuruşlarla’ birilerini karalama aracı değil, gerçekleri çarpıtmadan aktaran, doğru-güvenilir haber veren ve halkın bilgi edinme hakkını gözeten saygın ve onurlu bir meslektir.
*Ayrıca basın sektöründe saygın meslek kuruluşlarına üye olamadıkları için kendi aralarında kurulan sözde mesleki örgütlenmelerin sayısının arttığı gözlemlenmektedir. Öncelikli varlık nedeni gazeteciliğin etik değerleri ve saygınlığını korumak olmayan bu oluşumlara karşı tüm kurum ve kuruluşların dikkatli olmasını önemle rica ederiz.
Mesleğimizi lekeleyen her türlü yapıyla mücadeleyi görev bildiğimizi; kişisel çıkar ve itibar peşinde koşanlarla mücadelemizi sürdüreceğimizi, Uğur Mumcu’nun mirasını yaşatacağımızı, ‘Ezilip un edilmeye çalışılsak da bu mesleğin gerçek neferlerinin BİR gidip BİN geleceğini’ kamuoyuna saygıyla duyuruyoruz.
İZMİR GAZETECİLER CEMİYETİ / EKONOMİ MUHABİRLERİ DERNEĞİ İZMİR ŞUBESİ / TÜRKİYE GAZETECİLER SENDİKASI İZMİR ŞUBESİ / TÜRKİYE SPOR YAZARLARI DERNEĞİ İZMİR ŞUBESİ / YARGI VE GÜVENLİK MUHABİRLERİ DERNEĞİ / TÜRKİYE FOTO MUHABİRLERİ DERNEĞİ / EGE MAGAZİN GAZETECİLERİ DERNEĞİ