Cenazesine tebdil-i kıyafet katılan adam: “Avrupalı Yüksel”

Şehirleri şehir yapan sadece binaları, caddeleri ve meydanları değildir.

Asıl şehirlerin hafızasında yer eden, sokaklarında iz bırakan insanlarıdır.

Balıkesir’in hafızasında da böyle renkli, böyle unutulmaz insanlar vardır.

Onlardan biri de Yüksel Noyan’dı.

Herkes onu daha çok “Avrupalı Yüksel” adıyla tanırdı.

'Garaj Müdürü' olarak da nam salmışlığı vardı şehirde.

Nüktedandı.

Şen şakraktı.

Girdiği her ortamı birkaç dakika içinde kahkahaya boğardı.

Doğuştan aktördü adeta.

Hikâyeyi anında kurgular, muzip zekâsıyla karşısındakini şaşırtmasını çok iyi bilirdi.

Ama yaptığı bir şaka vardı ki, bugün bile anlatılır.

Bir gün Zağnos Paşa Camii’nin minaresinden sela sesi yükseldi.

Şehrimiz sakinlerinden Garaj Müdürü vefat etmiştir. Cenazesi öğle namazına müteakip camimizden kaldırılacaktır.”

Haberi duyan dostları ve sevenleri öğle vakti cami avlusuna akın etti.

Herkes büyük bir üzüntü içinde musalla taşının başında saf tuttu.

Kimi dua ediyor, kimi gözyaşlarını tutamıyordu.

Fakat kimsenin bilmediği bir gerçek vardı.

Avrupalı Yüksel ölmemişti.

Tebdil-i kıyafet etmiş, cami avlusunun bir köşesine saklanmıştı.

Ve kendi cenazesine kimlerin geldiğini merakla izliyordu.

Cemaatin kalabalığını bir süre seyrettikten sonra daha fazla dayanamadı.

Saklandığı yerden çıktı.

Kendine has o neşeli sesiyle cemaate seslendi:

Beni şaşırtmadınız!

Bir anda herkes donup kaldı.

Şaşkınlık yerini kahkahalara bıraktı.

Çünkü Avrupalı Yüksel, kendi cenaze haberini çıkartmış, sonra da cenazesine kimlerin geldiğini kendi gözleriyle görmek istemişti.

Düşünün.

Yaşarken kendi cenaze namazına gelenleri saymak kimin aklına gelir?

Ama Avrupalı Yüksel’in aklına gelmişti.

Belki de o gün yaptığı şey sadece bir şaka değildi.

Dostlarını görmek, sevenlerini ölçmek ve kimlerin gerçekten yanında olduğunu anlamak istemişti.

Geride ise unutulmaz bir hikâye bıraktı.

Balıkesir’in renkli insanlarından biri daha geçti bu şehirden.

Gülüşüyle, muzipliğiyle ve anlattığı hikâyelerle hafızalara kazındı.

Bir de dillere destan Rotary Kulübü hikâyesi var.

Dinlediğinizde "Ulen Balıkesir'e ilk kez gelmiş birine bu da yapılır mı?" dersiniz!

Neyse onu da başka bir yazıya bırakalım.

Çünkü bazı insanlar bir yazıya sığmaz.

Bazı insanların hikâyeleri anlatıldıkça çoğalır.

Bizi, giderek daha da hoyratlaşan bu dünyanın kendinden başkasını düşünmeyen insanlarıyla baş başa bırakıp gideli yıllar geçse de, senin güzel hatıran, kahkahaların ve dostluğun hâlâ içimizde yaşıyor Yüksel Abi.

Ruhun şad, mekânın cennet olsun.

Selâmetle..

{ "vars": { "account": "G-HYBEHJ7KSN" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }