Milli Takımımız, maalesef Dünya Kupası'na Avustralya karşısında alınan 2-0'lık yenilgiyle başladık. Elbette İtalyan teknik direktör Vincenzo Montella'nın ilk maçta sahaya sürdüğü kadro tercihleri tartışılacaktır.
Futbolun doğasında bu var.
Ancak sahadaki gerçeği de görmek gerekiyor. Avustralya son derece disiplinli oynadı. Bir an olsun boşluk bırakmadılar, oyunu akıllıca yönettiler ve fırsatları değerlendirerek galibiyete ulaştılar. Bizi hem fiziksel hem de taktik anlamda kilitlediler.
Milli takımımızda Kenan Yıldız ve Can Uzun gibi isimlerin artık banko oyuncular haline gelmesi gerektiğini düşünüyorum. Hücum hattında Deniz Gül seçeneği de değerlendirilebilir.
Görünen o ki yalnızca oyuncu tercihleri değil, oyun şablonu ve saha içi mentalitesi konusunda da bazı değişikliklere ihtiyaç olduğu görülüyor.
Önümüzde Paraguay ve ABD maçları var.
Umudumuz bu karşılaşmalardan galibiyetle ayrılıp gruptan çıkarak yolumuza daha güçlü devam etmek.
★
Fakat bütün bunların ötesinde söylemek istediğim başka bir şey var.
Benim sözüm, daha ilk maçtan bizim çocuklara yüklenenlere, onları yerden yere vuranlara...
Eleştiri yapın, futbolu konuşun, performansı değerlendirin.
Ancak bir futbolcunun saçını, sakalını, bıyığını, kaşını, gözünü, fiziksel görünümünü hedef alarak yapılan yorumların ne futbolla ne de spor kültürüyle ilgisi vardır.
Bir insanı yaptığı işle, ortaya koyduğu performansla eleştirebilirsiniz. Ama doğrudan kişiliğini, görünüşünü ve fiziksel özelliklerini hedef almak; saygı sınırlarını aşmak demektir. Bu tavır aynı zamanda insan onuruna ve temel insan haklarına duyulması gereken saygıyla da bağdaşmaz.
Sahadaki oyunu konuşmak başka şeydir, insanların dış görünüşü üzerinden aşağılayıcı ifadeler kullanmak başka şey...
Üstelik unutmayalım; bu ülke tam 24 yıl sonra Dünya Kupası'nda yer alıyor. Önce bunun kıymetini bilelim. Bu heyecanın tadını çıkaralım.
★
Bir de şöyle düşünün...
Bugün bazı çevrelerin küçümsediği, "Bu da futbolcu mu?" dediği Kerem Aktürkoğlu, eleme maçlarında yaptığı o kritik dokunuşları yapmasaydı, belki de bugün sabahın erken saatlerinde ekran başına geçip Dünya Kupası heyecanı yaşayamayacaktık.
Bu çocuklar bizi Dünya Kupası'na taşıdı.
Evet, eleştiririz. Eksikleri söyleriz. Yanlışları konuşuruz. Ama destek olmayı da biliriz..
Yaşattığınız heyecan için teşekkür ederiz Bizim Çocuklar...
Grubu geçseniz de geçmeseniz de, kazansanız da kaybetseniz de biz bir oluruz sizinle.
Çünkü biz böyleyiz...
Bilirsin, zır deliyiz biz...
Hem yazında hem kışında...
Nerede olsan seninleyiz...
#BizimÇocuklar
#14Haziran #RamazanDemir #KendimeNotlar #Balıkesir