HANGİ SUYU İÇMELİYİZ?

Market raflarında onlarca farklı marka içme suyu var. Etiketlerde pH değerleri, kaynak adları, dağ fotoğrafları, “doğal”, “alkali”, “premium” gibi iddialar. Peki gerçekten hangisi sağlıklı, hangisi pazarlama?

Önce temel soruyla başlayalım: Bu sular nereden geliyor?

Türkiye’de satılan sular iki ana gruba ayrılıyor. Birincisi doğal kaynak suyu ve doğal mineralli su. Bunlar yer altından, belirli bir kaynaktan çıkıyor ve şişeleniyor. Kaynağın yeri etikette yazmak zorunda. İkincisi ise içme suyu veya arıtılmış su. Yani şebeke suyu çeşitli filtrelerden geçirilip mineral eklenerek satılıyor. Kaynak suyu ile arıtılmış su aynı şey değil ama ambalaj ve reklam dili bunu çoğu zaman belirsizleştiriyor.

Gelelim “doldurma” meselesine.

Kaynak suları tesislerde otomatik sistemlerle şişeleniyor. Sağlık Bakanlığı denetimleri var ama bu denetimler sürekli değil, periyodik. Arıtılmış sularda ise süreç daha teknik: ters ozmoz, karbon filtre, UV gibi sistemler kullanılıyor. Burada kalite büyük ölçüde firmanın filtresine ve hijyenine bağlı. Yani “şişede satılıyor” olması tek başına güvence değil.

pH meselesi en çok kafa karıştıran konu.

pH değeri suyun asidik ya da bazik olduğunu gösterir. Çoğu etikette 7,5 – 8,5 gibi rakamlar görürsünüz. Bu değerler laboratuvar ölçümüne dayanır ve genellikle doğrudur. Ancak burada bir abartı var. Vücudumuz pH dengesini içtiğimiz sudan değil, böbrekler ve akciğerler aracılığıyla düzenler. Yani pH 9 yazıyor diye o su mucize yaratmaz. Sağlıklı bir birey için 6,5 – 8,5 aralığındaki sular arasında hayati bir fark yoktur.

Kaynak ismi ne kadar önemli?

Etikette “dağ”, “yayla”, “orman” çağrışımı yapılması sizi yanıltmasın. Önemli olan kaynağın jeolojik yapısıdır. Kalsiyum ve magnezyum içeren, nitrat değeri düşük sular tercih edilir. Nitrat özellikle bebekler için risklidir. Etikette “nitrat” değeri yazıyorsa 10 mg/L’nin altında olması güvenlidir.

Pahalı su iyi, ucuz su kötü mü?

Kısa cevap: Hayır.

Pahalı su çoğu zaman marka, ambalaj ve pazarlama maliyetidir. Ucuz su ise her zaman kalitesiz değildir. Aynı kaynaktan çıkan iki su arasında sadece marka farkı olabilir. Önemli olan fiyat değil, etiket bilgisidir. Kaynağı belirsiz, içeriği net yazılmamış bir su pahalı da olsa soru işaretidir.

Peki! hangi suyu içmeliyiz?

Mucize aramadan, sade bir akılla bakarsak tablo netleşir.

Kaynağı açıkça yazan, doğal kaynak suyu ibaresi olan, nitrat değeri düşük, aşırı mineral yüklü olmayan bir su günlük tüketim için uygundur. Sürekli aynı markaya da mahkûm değilsiniz; arada değiştirmek minerallerin dengesini korumak açısından iyidir. Eğer arıtılmış su içiyorsanız, evdeki filtre sistemlerinin bakımını ihmal etmeyin. Filtre değişmeyen cihaz, sudan çok risk üretir.

Bir de kendimden bir not düşeyim.

Yıllar içinde şunu öğrendim: En sağlıklı su, hakkında en az şey iddia edilendir. “Şifa”, “gençlik”, “alkali mucize” gibi cümleler çoğaldıkça suyun kendisi geri planda kalıyor. Oysa su, su olduğu için değerlidir. Ne eksik, ne fazla.

Son söz okuyucuya:

Şişeye değil, etikete bakın. Fiyata değil, içeriğe bakın. Reklama değil, kaynağa bakın ve unutmayın, sağlıklı yaşam pahalı bir etiketle değil, bilinçli bir seçimle başlar.

{ "vars": { "account": "G-HYBEHJ7KSN" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }