HAYALLERİM, AŞKIM VE SEN….

Sen dediğimiz Balıkesir.

Şehr-i Balıkesir.

Dünya coğrafyasında aslında Türkiye ne ise, Balıkesir de Türkiye açısından o.

Marmara Ege arasında köprü, iki denize kıyısı olan birkaç ilden biri.

Hem de kocaman bir Büyükşehir.

Daldan dala hayallerim, aşkım ve sen yazısı bu.

Geçenlerde threads’de bir Balıkesirli yazmış; “Neden Balıkesir’de bir kitapçı yok” diye.

Vardı aslında. Tivoli. Yalnız bıraktık, kapandı.

Şimdi yine birkaç değerimiz var, Zeybek gibi, Karahan gibi, Çetin gibi…

Ama hemşehrimizin kastını anlıyoruz; gerçekten büyük kitapçıları kastediyor içinde kafesi falan olan.

Yok işte.

10 Burda’daki D&R’a mahkumsun. Aynı tek sinemaya mahkum olduğun gibi.

Oysa bir Remzi Kitabevi veya İnkılap Yayınevi veya ne bilelim işte Kırmızı Kedi ne de yakışır Anafartalar’a veya Milli Kuvvetler’e.

Bu ve benzeri yayınevleri kendiliğinden gelmez bizim gibi kentlere. Adam ticari düşünür, satış yapacak mıyım, para kazanacak mıyım diye bakar.

Yay/Ada yerine bir AVM getiremedik diye zaman zaman sitem ediyoruz ya BBB’cilere… Aslında bu yelpazeyi genişletebilirsiniz…

Koca Balıkesir’de kent merkezinde var mı kitapçı yok… Remzi gibi İnkılap gibi yayınevleri kentlerin prestij ve marka değerleri olur… Bu ve benzeri yayınevleri ile temas kurmak; şehre davet etmek, olumlu koşullar sağlamak şehre pırıltı getiren hamlelerdir.

Var mı düşünen?..

Zıplayalım Elazığ’a.

Ne alaka demeyin. Lakin var büyük alaka!

Elazığ büyükşehir statüsünde değil.

Ama Devlet Tiyatrosu var enfes güzellikteki mimarisiyle.

BBB; Şehir Tiyatrosu kurmak için İlker Ayrık ile görüşüyordu, son durum nedir bilmiyoruz, bildiğimiz Ayrık yolda bıraktı kaldı öyle…

Lakin zaten Devlet Tiyatrosu adı üstünde “devlet”.

Bizim milletvekillerimizin, tabi ki iktidar vekillerinin hiç akıl ufuklarına düşmez mi “şehrimize devlet tiyatrosu getirsek falan” diye…

BBB’nin “Şehir Tiyatrosu” adımı harikaydı da milletvekilleri kente ne kazanım sağladı, birer birer bir sürü Bölge Müdürlüğü bile Balıkesir’de kepenkleri indirmişken! Elimizdeki kazanımları kaybetmişken.

Büyük şehir oldun mu büyük düşünmek istiyorsun, diğer kentlere imrenmemek istiyorsun da olmuyor işte.

Hayaller Paris, gerçekler mafiş gibi bir tablo.

Daha Savaştepe Caddesi gibi bir prestij caddesinin kevgir halinden ne zaman kurtulacağız, onu bekliyoruz umutla!

Zifiri karanlık gecelerde daha aydınlatmaları halledemedik. Kocaman caddelere bakın (Beyoğlu, Mehmetçik, 100.Yıl, Bandırma, Vasıfçınar, Savaştepe vs vs vs…)

Polatlı’dan geçmeyen siyasetçi yoktur…

İlçenin içinden geçen ana yoldaki aydınlatmalara bakın…

Bizde kent içi ana arterlere bile bir ışık getiremedik.

Kolkola girip başkanlar ve vekiller üç beş gece şehri bir yürüyerek dolaşsınlar, nasıl bir karanlığa mahkum kalmış şehir, rahatsız olmayan olursa şaşarız.

Bu arada kimse demesin, sinema olsa vatandaş gidecek mi, kitapçı olsa kitap okuyan var mı diye.

Mazeretin arkasına sığınmak olmaz…

Mevcut görüntü büyük şehir Balıkesir’e yakışıyor mu, onun ayırdına varmak gerek.

Ve elbette tüm bunlardan önce şehr-i Balıkesir’i düşünmek ve dertlenmek gerek.

Dertlenen olmak gerek.

Misal, son dakika haberi. Akçay Midilli başlayacaktı bugün…

Biletler satıldı, sefer başlayamadı, teknik mi bürokratik mi, bilinmeyen aksama, vatandaş köpürmece.

Dertlenen olmak gerek Balıkesir ile.

{ "vars": { "account": "G-HYBEHJ7KSN" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }