İLKE’SİZ SİYASET!

İlkeli siyaset öyle mi?
Hikaye.
Yereli de, geneli de aynı!
Hatta dünya bile aynı.
Dünyanın geneline bakın, olup bitene.
Bir yanda Kanada, İsveç ayarında olması gereken, Arabistan’dan daha çok petrolü olan Venezuela’nın üretimsizlikten, kötü yönetimden düştüğü hallere…
Öte yanda ne uluslararası hukuk ne de Birleşmiş Milletler tanıyan dünyanın deli kovboyuna…
Sırada Grönland var gibi, gözüne kestirdi çoktan, n’apacak ki Avrupa, NATO ve bunun ötesi ne bilmiyoruz!
Bakmak gerek.
Alabilen için ne dersler var aslında bu iki figürde…
Ama gelecek için ümitlendirecek bir ışık, tutunabileceğimiz bir dal var mı elimizde?
Yok.
İlkeli siyaset ilkeli siyaset deniyor ya.
Siyaset ilkesizliğe gömüldü gitti nicedir. Merhum Süleyman Demirel’in “dün dündür bugün bugün” sözü bile ne masum kaldı.
Son zamanlarda yine parti değiştirenlerle kamuoyu gündemine oturdu siyasiler.
Parti değiştirmek kadar çiğ bir hareket varsayamıyoruz.
İlkesizliğin daniskası.
Dün tu kaka ettiğini bugün kral yapıyorsun.
Ne yüz kızarıyor, ne en ufak bir gocunma, utanç!?
Aydın BBB’na bakın nasıl cengaver, nasıl dünkü çalışma arkadaşlarına laf çakıyor!
Nasıl bir çöküş!
Milletvekillerine bakıyorsunuz, bağımsız kalın yav, ne diye demediğiniz laf bırakmadığınız parti safına geçiyorsunuz; partinle sorunun varsa istifa ediyorsan edebilirsin ama en azından geçmişin hatırına, seçmenine olan saygından 180 derece farklı partiye geçme. Eleştirdiğin partiye hiç geçme.
Dahası, eleştirilen parti de hiç kapatmıyor kapıyı maşallah, kim gelirse alıyor… Ya neden kabul ediyorsunuz, “kardeşim sen bunları bunları demedin mi bana, bu ne pişkinlik, Allah selamet versin” den-e-mez mi hiç?
Tencere dibin kara, hepimiz aynı kara!
Şimdi yine dedikodu kazanı kaynıyor, Bursa ve Balıkesir BBB başkanlarının parti değiştirecekleri ulusal basında yazılıp çiziliyor.
Kimileri kızıyor durup durup ne ısıtıyorsunuz bu konuyu, yok öyle bir şey diye…
Kimileri şüpheci ve ihtimal hesaplarını ortaya koyuyor, ateş olmayan yerden duman çıkmaz diye…
Bizim Başkan Umre’de; Allah kabul etsin.
Dedikodular kutsal topraklara kadar ulaşınca açıklama yaptı, “olduğum yerdeyim, ailemin hizmetindeyim” diye.
Ama bugünler önemli günler… Balıkesir günlerdir yerel açıdan da kaynıyor; operasyonlar, gözaltına almalar, tutuklamalar…
Balıkesir kaynarken umre ötelenemez miydi; orasına bir şey diyemeyiz elbet, kişisel takdirdir.
Ama…
Şehir hafızası diye bir husus da var ki unutulmaması gerek.
Velhasıl…
Kaynayan Balıkesir… Kaynayan Türkiye…
Dün dündür, bugün bugün…
Hani muhalefetin her önergesi iktidar bloğu oylarıyla reddediliyor ya…
Hani muhalefet vekilleri cansiparane şekilde kürsüde, sosyal medyada, ekranlarda sorular soruyorlar, belgelerle konuşuyorlar, muhalefet olarak yapabildikleri eleştirileri sıralıyorlar ya…
Ama sokak başka bir noktada takılı.
Genç, gelecek; öğrenci, eğitim; üniversite mezunu, iş…
Ve 86 milyonun 80 milyonu geçim derdinde.
Cep delik cepken delik çünkü.
Balıkesir’de yılın ilk 6.iş günü açılan icra takip dosya sayısı 750’lere geldi geçti bile.
Nasıl tablo?
Peki….
Milletvekillerinden, iktidar bloğunu pas geçtik de muhalefetin cansiparane vekillerinden bir önerge bekler insan; “emeklimiz memurumuz açlık içindeyken böylesine uçuk bir maaş bize yakışmaz, maaşlarımızı hakkaniyete uygun seviyeye çekelim” şeklinde.
Gördünüz mü, görebiliriz mi bunun gibi hayaller?
Siyasetin neresine baksan çirkin.
Siyasetin neresinden bakarsan çirkin.
Dünyanın hali ortada da maalesef bizde de siyasetin tüm ilkeleri yok oldu.
İlkeli siyaset demesin kimse.
Tavana kadar ilkesizlik çukuruna battık ülkece!