KANSER OLURSUNUZ VALLAHİ...!

Kendimizi kurtarmakta zorlandığımız bazı durumlar var.
Örneğin; Dedikodu illeti..
Örneğin; Bu kentte bir b..k olmaz anlayışı..
Örneğin; Gözünün önündeki değerlerini görememesi..
Örneğin; Kendi çabalarıyla bir yerlere ulaşmış hemşehrilerini alaşağı etmek için elden gelenin ardına koyulmaması..
Örneğin; Ulaşılamayan ete murdar denilmesi..
Örneğin; İyinin, güzelinin yakalanması adına somut projeler üretilememesi, üretene, kafana yorana engeller çıkarılması..
Örneğin; Herşeyi devletten bekleme alışkanlığının devam ede gelmesi..
Örneğin; Pirenin deve yapılması.. Fısıltı gazeteleri aracılığıyla şehir efsaneleri yaratılması..
Örneğin; Ortak değerlerin yok edilmesi amacıyla birbiriyle yarışılması..
Örneğin; Gelene ağam, gidene paşam denilme sevdası..
Daha buna benzer nice konular var. 
Sizin de aklınıza gelen varsa, ekleyip öyle devam edebilirsiniz yazıyı okumaya.
Bunlar içerisinde en berbatı, en kötüsü, en nefret edilesi, en çirkini, en çok zarar vereni ise felaket tellallığı..
***
Gına geldi bunları yazmaktan, hatırlatıp; "gelin vazgeçelim bu sevdadan" demekten ama,
Olmuyor.. Olmuyor.. 
Yapamıyoruz dedikodusuz..
Duramıyoruz birbirimizle kavgasız..
Edemiyoruz patavatsız davranmadan..
Ne yapılsa, ne edilse olmuyor işte..
Karışıklık yaratmaktan, kargaşa ortamı oluşmasından, bozgunculuktan beslenenlerin  sayıları azalacağı yerde çoğalıyor.
Arkadaşının, dostunun..
Hatta
aynı yolda beraber yürüdükleri yoldaşının başarısızlığından mutlu olanların sayısı düşeceği yerde artıyor.
***
Kötülüğü gördüğümüz anda, fitne ve fesatçının sesini-soluğunu kesmemiz ve  yılanın başını hep birlikte ezmemiz gereken yerde.. 
Sessiz kalarak.. boynumuzu bükerek ;"Bana dokunmayan yılan bin yaşaşın.." diyerek..
İnsanları birbirine düşürmek için pusuda bekleyen ite, puşta, bozguncuya, çakala ve çapulcuya yol veriyoruz.
Yalancı, dolandırıcı, hileci, düzenbazların prim yaptığı anlayışın önünü açıyoruz.
Karşısında durmaya çalışan, birileri varsa eğer; "Sen Don Kişot'musun kardeşim" diyerek enayi gözüyle bakıyoruz ona..
Durum, hal, vaziyet bu olunca ister istemez akla şu soru geliyor:
İnsanlıktan mı çıkıyoruz?
Unutmayın. 
Bir yerde kötülük varsa, bir insan acı çekiyorsa, bu herkesi etkiler. 
Nasılsa ucu bana dokunmuyor..” diye düşünenler, gelecekte bu kötülüğün kendisine de bir şekilde zarar vereceğinden şüphe duymasın.
***
Genelleme yaptığım yok! 
Herkesi, her kesimi eleştiri odağı haline getirmiyorum. 
Suçlu da aramıyorum zaten. 
İstesem, isteseniz suçlular ilan etmek için onlarca neden bahane bulabiliriz. 
Demek istediğim şu; 
Özümüzdeki iyi nitelikleri, arabesk ve dolarbesk kültürüne kendimizi fazlasıyla kaptırarak zamanla yitirdik.
Özümüzden uzaklaştık, bozulduk, dejenere olduk..
Soysuzlar çoğaldı anlayacağınız..
Meydan felaket tellallarına kaldı.
Hatasını eksiğini arkadaşının yüzüne söyleyen mert insanların yerine, yüzünüze gülüp arkanızdan film çeviren namertler çoğaldı.
***
Yazının başında verdiğim olumsuzlukların varlığı pireyi deve yapanların ekmeğine yağ sürüyor. 
Bu kentten bir b..k olmaz anlayışını yıkmaya çalışanların moral motivasyonunu bozuyor, ortak değerlerde buluşulmasının önüne setler çektiriyor.
Aynı dava, aynı amaç doğrultusunda yola çıkmış inançlı insanları birbirine düşürüyor. 
Kutsal davanın yollarına nifak tohumları saçılıyor, duyduğunuzda akıllara durgunluk veren şeytani planlarla algı yaratılıp akıllar zehirleniyor.
***
Şimdi bu okuduklarınıza bakarak; 
"Pes etmişsin Ramazan" diyebilirsiniz.
Haksız sayılmazsınız, içimde kırılganlık yok değil, var..
Ama, pes etmiş falan değilim.  Benim fıtratımda yok pes etmek çünkü.
Nasıl ki, Balıkesir'de dünle bugünün anlayışı arasında büyük farklar varsa. 
Senin, benim yakından tanıdığım bir çok asalak tükürdüğünü yaladıysa, taklacı güvercine döndüyse..
Sen "Vira Bismillah" diye kazma vurduğun anda, "Bu iş asla bitmez" yaygarası yapan ahmaklar aklı başına geldiğinde "iyi oldu be.." diyorsa..
Gün gelecek Türkiye`nin yeni parlayan yıldızı Balıkesir, aklı selimde buluşup iyiyle kötüyü, güzelle çirkini ayırt edecektir. 
Ama öyle, ama böyle.. 
Yaşadığımız trajikomik bu günler kötü anı olarak kalacak.
Fazla uzakta değil, yakın o günler, yakın...
Sakın hemen demeyin..
Yavaş.. Yavaş..
Zaten benim kadar da beyninizi yormayın bu işlere..
Kanser olursunuz vallahi..!
...
{ "vars": { "account": "G-HYBEHJ7KSN" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }