"KEM KÜM.."

Gine Bissau Cumhuriyeti de onayladı.

Türkiye bekletmeye devam!

Paris İklim Anlaşması’ndan sözediyoruz.

İnsanlık tarihinin en geniş katılımlı anlaşması.

22 Ekim’de Gine’de de yürürlüğe girmiş.

İmzalayan ülke sayısı 181’e.. Avrupa Birliği’nin birlik olarak kabul etmesiyle de katılımcı sayısı 182’ye yükselmiş.

Paris İklim Anlaşması ne?

Adı üstünde “iklim” ile ilgili.

İçeriğine göre bilgi verecek olursak;  Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi çerçevesinde sera gazları salınımını azaltmaya yönelik önlemleri içeren bir anlaşma.

Bu anlaşmayla 2030 yılına kadar sera gazı emisyonunun 56 milyar ton düşürülmesi amaçlanıyor.

Ve keza, yüzyılın sonuna kadar küresel sıcaklık artışının 2 derecenin altında tutulması.

Amaçlanan bu.

181 ülkenin imzası var.

Türkiye’nin yok.

Neden?..

Habertürk’ün 2017’de yazdığına göre Türkiye’nin şartı Yeşil İklim Fonu’ndan pay almakmış.

Ancak fondan pay almak için gelişmiş ülkelerden gelişmekte olan ülke sınıfına sokulmak gerekiyor.

Yani buradan anlaşılan o ki Türkiye, gelişmiş değil, gelişmekte olan ülke sınıfında olmak istiyor.

Tersliğe bakar mısınız?..

Tam çelişki!

Başka zaman feryat ederiz, “neden gelişmekte olan ülke grubundayız da gelişmiş ülkeler arasında gösterilmiyoruz” diye…

Burada ise tam tersini arzuluyormuşuz.

Habertürk’ün yazdığı gerekçe bu.

Yani fon almak.

Peki imzalayan 181 ülkeye bakar mısınız?..

181 ülke bir yana… Bu anlaşmanın imzalanmaması bile ülkemizin uluslararası arenada “yalnız” kalması demek değil mi?..

Bir de imzalamayan ülkelere bakmak gerek kuşkusuz.

Bakınız topu topu imzalamayan ülkeler hangileri kalmış:

Angola, Ekvator Ginesi, Eritre, Güney Sudan, Irak, İran, Kırgızistan, Lübnan, Libya, Özbekistan, Rusya, Surinam, Umman ve Yemen.

14 ülke.

Bir de biz 15.

İmzalamayan ülkelere bakın…

Dünya bir yana…

Bunlar bir yana…

Anlaşmayı imzalayan ve fakat daha sonra anlaşmadan çıkan ABD ile Rusya’nın imzalamamış olmasına şaşmıyoruz da 2017 yılı rakamlarına göre dünyanın en çok enerji harcayan 20. ülkesi olan Türkiye’nin anlaşmayı bugüne kadar imzalamamış olması anlaşılır bir durum değil ve gerçekten şaştığımız kısım bu.

Sonuç itibariyle bu anlaşma küresel bir sorunda dünyanın birlikte hareket etme iradesini gösteriyor.

Peki neden yok Türkiye?

Ve ne kadar yakışıyor Angola, Eritre ve Surinam ile aynı potada olmak?..

Türkiye’nin şart olarak ileri sürdüğü Yeşil İklim Fonu’ndan pay almak gerçekten sahici gerekçe mi?..

Tüketilen enerjiye bakıldığında dünyanın da Türkiye’den beklentisinin imzalanması yönünde olduğu şüphesiz.

Lakin sonuç olarak söylemek gerekirse, tüm açıklığı ile ortada olduğu gibi; Türkiye, iklim sorununu ciddiye almıyor.

Hiçbir zaman, hiçbir çevre sorununu -olması gerektiği biçimde- ciddiye almadığı gibi.

Gine Bissau bile dev toplulukta “ben de varım” diyor…

Biz “kem küm”!