KİMSE KEYFİNDEN O YERLERE GİTMİYOR!

En son sözü en başta yazayım: Büyükşehir Belediyesi, şehirdeki üç hastane çevresine birer Kent Lokantası, 0n0n Kafe açsa nasıl olur arkadaşlar?

Bu sabah çorba içiyorum.
Karşımda 70'li yaşlarda bir amca... Güre'den gelmiş. Yüzüne bakınca derdi belli.

"Afiyet olsun" dedim. Gerisi çorba değil, dert oldu.

Hanımını Atatürk Şehir Hastanesi'ne getirmiş. Doktorlardan memnun. "Allah razı olsun," diyor.

Ama hastanenin kafesinde hesap gelince yüzü düşmüş.

"Yanlışlık var herhalde?" diye sormuş.

"Yok amca, doğru hesap."

"Keşke simit alsaydık," dedi. "Emekli maaşı yol, yemek derken eriyip gidiyor."

Sonra Güre'yi anlattı.

"Sahilde oturmak artık bize lüks."

Bir çay içmek, bir şeyler yemek... Düşünmeden yapılamıyor.

Bir de duyduğuna göre eski Çamlıbel Gazinosu'nun olduğu bölge marina olacakmış.

"Biz kapısından bakar geçeriz," dedi.

En çok da hastane kafeleri düşündürdü beni.

Çay pahalı.

Tost pahalı.

Köfte pahalı.

Su bile hesap yaptırıyor.

İşletmeciye kızmak kolay.

Ama yüksek kiralarla işletme alanlar da fiyatı yükseltmek zorunda kalıyor.

Bedelini kim ödüyor?

Hasta...

Hasta yakını...

Öğrenci...

Yani mecbur kalan insanlar.

Hastane ve okul kantinleri ticarethane değil, sosyal hizmet alanıdır.

Buralarda kira politikası yeniden gözden geçirilmeli.

Ne işletmeci ezilsin...

Ne vatandaş soyulmuş gibi hissetsin.

Çünkü hastaneye kimse keyfinden gitmiyor.

Bu arada;

Büyükşehir Belediyesi, şehirdeki üç hastane çevresine birer Kent Lokantası, 0n0n Kafe açsa nasıl olur arkadaşlar?

Selâmetle..

#KendimeNotlar

{ "vars": { "account": "G-HYBEHJ7KSN" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }