Büyük beklentilerle çıktığımız turnuvaya, hayallerimizin gerisinde kalan bir sonuçla veda ediyoruz. Artık 26 Haziran'daki ABD maçı sadece bir formaliteden ibaret.
Sporun yalnızca parayla kazanılmadığını bir kez daha gördük.
Dünyanın birçok ülkesinde milli sporcular başarı elde ettikten sonra ödüllendirilirken, bizde daha turnuva başlamadan milyonlarca avroluk primler ve çeşitli ödüller dağıtıldı. Elbette helali hoş olsun.
Ancak milyonlarca insanın 20-30 bin liralık gelirle yaşam mücadelesi verdiği bir ülkede, milyon dolarların her zaman başarı getirmediği de ortaya çıktı.
Çünkü başarı; para kadar disiplin, aidiyet duygusu, mücadele ruhu ve doğru bir sistem gerektirir.
★
Yine de teşekkür etmek gerekiyor. #BizimÇocuklar, 24 yıl sonra bu ülkeye yeniden Dünya Kupası heyecanı yaşattı. Uzun yıllardır özlenen bir atmosferi hep birlikte hissettirdiler.
Fakat bu turnuva, Türk futbolunun gerçekleriyle yüzleşmemizi de sağladı. Özellikle Türkiye liginin sportif seviyesi ve rekabet gücü konusunda yeniden düşünmek gerekiyor.
Bir çok ülkenin yaptığını biz de yaparak Milli Takıma yabancı oyuncuları kazandırmalıyız. Nasıl ki, Türk oyuncular başka ülkenin milli takımları için ter döktüyse, biz de bunun tersini yapabiliriz!
★
Ezcümle;
Her şey para değilmiş.
Sahada sonucu belirleyen çoğu zaman rakamlar değil; karakter, mücadele ve oyunun kendisi oluyor.
Ama biz; saça, sakala, bıyığa göre ayrışan, birbirini yıpratan bir toplum olmaya devam ettiğimiz sürece, gerçek anlamda başarılı olmamız da zor görünüyor.
★
Önemli gördüğüm şu noktaya da dikkatinizi çekmek isterim;
Bir tarafta Eskişehir'de oynanan Ermenistan maçı için yalnızca bir saatlik mesafeye özel uçakla giden futbolcular...
Diğer tarafta ise Amerika'ya 10 saati aşan yolculuklarda, tıklım tıklım dolu uçaklarda boş koltuk buldukça yer değiştirerek seyahat eden voleybolcular...
Bir tarafta 48 takım arasına kaldığı için şımartılan erkekler...
Diğer tarafta şampiyonluk üstüne şampiyonluk kazandıkları halde, duruşları nedeniyle eleştirilen kadınlar...
Galiba biz başarıyı değil, şımarıklığı ödüllendiriyoruz.
★
Son olarak şunu da eklemem gerekiyor:
Milli Takım'ın her biri yılda milyonlarca avro kazanan futbolcularına villa verildi mi verilmedi mi bilmiyorum. Ama verildiyse de geri alınsın, Türkiye'ye bugüne kadar sayısız gurur yaşatan Filenin Sultanları'na hediye edilsin.
Belki o zaman hem kızlarımızın hakkı teslim edilmiş olur hem de Türk milletinin vicdanı bir nebze olsun rahatlar.
Çünkü ödüllendirilmesi gereken şey; şöhret değil emek, ayrıcalık değil başarıdır.
Selametle