RÜŞVET İDDİALARI ve CHP ADALETİ...

Cumhuriyet Halk Partisi Balıkesir İl Örgütü’nün, Altıeylül İlçe Başkanı Hakan Keskin ile İlçe Yönetim Kurulu Üyesi Halit Öztürk hakkında aldığı karar, siyasette “etik”, “adalet” ve “kurumsal duruş” kavramlarının yeniden tartışılmasına neden oldu.

CHP Balıkesir İl Başkanı Erden Köybaşı’nın yazılı açıklaması, kelime kelime okunduğunda gerçekten de “10 numara” bir metin.

Öyle ki, açıklamada kullanılan ifadeler, partinin kendi içinde en küçük bir şaibeye dahi tahammülü olmadığını anlatıyor.



Köybaşı diyor ki:
“Partimizin tüzel kişiliğini ve üyelerimizi zan altında bırakan görüntüler ve paylaşımlar, İl Yönetim Kurulumuzca olağanüstü toplantıda değerlendirilmiş, Altıeylül İlçe Başkanı Hakan Keskin ve İlçe Yönetim Kurulu Üyesi Halit Öztürk’ün görevlerinden alınarak kesin ihraç talebiyle disipline sevk edilmesine karar verilmiştir.”

Yetmiyor…
Etik değerler, örgüt disiplini, yurttaşın güveni, Atatürk’ün kurduğu parti, Altı Ok ilkeleri, eşitlik, adalet, dürüstlük, sosyal demokrasi…

Ne ararsanız var.



Peki, bu karar bize neyi gösteriyor?

Şunu:
CHP Balıkesir İl Yönetimi, “50 bin lira karşılığında belediyelere işe yerleştirme” iddialarını son derece ciddi bulmuş olmalı ki, masumiyet karinesi bile beklenmeden, jet hızıyla görevden alma ve ihraç istemi devreye sokuldu.

Eğer bu iddialara zerre kadar inanılmasaydı;
Eğer “bizim belediyelerimizde böyle işler olmaz” denilseydi;
Hakan Keskin ve Halit Öztürk bugün hâlâ görevde olurdu.

Ama olmadı!



Demek ki CHP Balıkesir İl Yönetimi diyor ki:
Bizde eşitlik, adalet ve dürüstlük esastır.

Eş-dost, amca-dayı hatırıyla kimse işe alınmaz.

Partili yöneticilerin eşi, çocuğu, yakını kadrolarla doldurulmaz.

En azından, İl Başkanı Erden Köybaşı’nın açıklamasından çıkan sonuç bu.

Bu nedenle kendisini ve yönetimini,
50 bin lira rüşvetle işe yerleştirme” iddiası karşısında aldıkları cesur (!) ve hızlı karar nedeniyle tebrik etmek gerekir.



Ancak burada küçük bir hatırlatma yapmak da CHP adaletinin gereğidir.

Madem ki;
Partiyi zan altında bırakan iddialar karşısında bu kadar hassas olunuyor,

Madem ki; etik ve kurucu değerlere taviz yok deniliyor,

O halde CHP Genel Merkezi’nin de bu Balıkesir kararını emsal alması gerekmez mi?

Başta,
Suç örgütü kurmak ve yönetmek, irtikap, rüşvet almak, ihaleye fesat karıştırmak” gibi ağır suçlamalarla hakkında yüzlerce yıl hapis cezası istenen,
aynı zamanda partinin Cumhurbaşkanı adayı olan
İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu olmak üzere;
Yolsuzluk iddialarıyla tutuklu bulunan diğer CHP’li belediye başkanları da
hiç vakit kaybetmeden partiden ihraç edilmelidir.

Çünkü…

CHP adaleti bunu gerektirir.

Mustafa Kemal Atatürk’ün partisine de bu yakışır.



Ha bu arada…
Partili yöneticilerin, başkan ve meclis üyelerinin eşini-çoluğunu-gelinini, dostunu, akrabasını kadrolara yerleştirmeyen,
Tamamen liyakat esasına göre personel alan
CHP’li belediyeleri de ayrıca tebrik ederim.

Zira anlatılan tabloya bakılırsa,
CHP’de artık herkes için eşitlik, adalet ve dürüstlük var!

En azından kâğıt üzerinde…

Selâmetle...

#25Aralık #RamazanDemir #KendimeNotlar #Balıkesir