Vali Yılmaz Arslan, 3 Temmuz 2009 tarihinde ilk defa vali olarak atandığı Balıkesir'de, işlere imza attı.
Balıkesir'deki 3 yıl 1 ayı dolu dolu geçen Vali Yılmaz Arslan, Batman'a atanmasını içeren kararnamenin yayınlanmasının ardından kendisini ziyarte eden Balıkesir medyasının temsilcileriyle duygularını paylaştı.
Balıkesir'de iyi dostluklar edrindiğini belirten Arslan, "Batman'a gideceğimi öğrendikten sonra buraya gelip ağlayanlar, üzülenler oldu. Bunlar hep olacak şeyler, olağandır. Ben Balıkesir'in 42. valisiyim, gelecek olan 43. vali. İnşallah memleket var olduğu sürece kim bilir daha kaç tane, nice valiler gelecek. Vatandaşların üzülmesi doğaldır. Ben Balıkesir'i çok sevdim, severek çalıştım. Vatandaş bizi sevdiyse bu bizim için kazançtır. Memurun bir tane sermayesi var o da budur işte. Sonuçta her yerde görev yapar aynı maaşı alır. Balıkesir'de yaşayan herkese, 1 milyon 154 bin insanın hepsine ayrı ayrı teşekkür ediyorum" dedi.
Balıkesir'deki görevi sırasında hep iyilik gördüğünü ve yaptığı işlerin her zaman destek gördüğünü kaydeden Arslan, "Bunlar bir idareci için büyük avantaj. Balıkesirliler hakkını helal etsin, benden yana hakkım geçmişse ben herkese hakkımı helal ediyorum. Ben yüzlerce insanın bana 'sayın valim Allah sizden razı olsun, çok çalışıyorsunuz, gazetede gördük' dediklerini biliyorum.
Burası çok önemli, herkes sizi takip etmiyor ki bu aracılığı sağlayan sizsiniz. Efendim yerel basını kim okuyor deniliyor, öyle değil. Vatandaş okuyor, birine anlatıyor, o birine söylüyor. Kamuoyunu oluşturan en önemli ve güçlü unsur basındır. Basının Balıkesir için büyük bir şans olduğunu düşünüyorum" değerlendirmesinde bulundu.
Balıkesir'deki 3 yıl 1 ayı dolu dolu geçen Vali Yılmaz Arslan, Batman'a atanmasını içeren kararnamenin yayınlanmasının ardından kendisini ziyarte eden Balıkesir medyasının temsilcileriyle duygularını paylaştı.
Balıkesir'de iyi dostluklar edrindiğini belirten Arslan, "Batman'a gideceğimi öğrendikten sonra buraya gelip ağlayanlar, üzülenler oldu. Bunlar hep olacak şeyler, olağandır. Ben Balıkesir'in 42. valisiyim, gelecek olan 43. vali. İnşallah memleket var olduğu sürece kim bilir daha kaç tane, nice valiler gelecek. Vatandaşların üzülmesi doğaldır. Ben Balıkesir'i çok sevdim, severek çalıştım. Vatandaş bizi sevdiyse bu bizim için kazançtır. Memurun bir tane sermayesi var o da budur işte. Sonuçta her yerde görev yapar aynı maaşı alır. Balıkesir'de yaşayan herkese, 1 milyon 154 bin insanın hepsine ayrı ayrı teşekkür ediyorum" dedi.
Balıkesir'deki görevi sırasında hep iyilik gördüğünü ve yaptığı işlerin her zaman destek gördüğünü kaydeden Arslan, "Bunlar bir idareci için büyük avantaj. Balıkesirliler hakkını helal etsin, benden yana hakkım geçmişse ben herkese hakkımı helal ediyorum. Ben yüzlerce insanın bana 'sayın valim Allah sizden razı olsun, çok çalışıyorsunuz, gazetede gördük' dediklerini biliyorum.
Burası çok önemli, herkes sizi takip etmiyor ki bu aracılığı sağlayan sizsiniz. Efendim yerel basını kim okuyor deniliyor, öyle değil. Vatandaş okuyor, birine anlatıyor, o birine söylüyor. Kamuoyunu oluşturan en önemli ve güçlü unsur basındır. Basının Balıkesir için büyük bir şans olduğunu düşünüyorum" değerlendirmesinde bulundu.
BALIKESİR TÜRKİYE'NİN EN İYİSİ
Arslan, Türkiye'nin en iyi illerinden biri olarak değerlendirdiği Balıkesir'de önemli işlere imza atıldığını belirterek kamudaki kadronun da 'elini tayşın altına sokarak' iyi işlerin yapılmasına katkı sağladığına dikkat çekti.
Gazetecilerle sohbeti sırasında zaman zaman duygulandığı gözlenen Vali Yılmaz Arslan, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Balıkesir Türkiye'nin en iyi kadrosuna sahip. Bunun korunması, muhafaza edilmesi lazım. Türkiye'de artık emekliliği gelmiş vali profili yok. O da geldiğinde çalışma yapacaktır, ama her yiğidin bir yoğurt yiyişi var. Herkesin birbiriyle aynı olması söz konusu değil.
Balıkesir'in kendi dinamikleri, siyasileri, sivil toplum kuruluşları, meslek kuruluşları, basını bu işi diri tutması lazım. Üç yıldır çok şey oldu, çok şey riske aldık. Taşın altına elimizi koyduk. Hiçbir zaman 'bana ne' demedik. Eğer böyle yapmazsanız yıllardır beklenen sorunları çözemezsiniz. Vali bunu yapınca müdür de bunu rahatlıkla yapıyor, müdürün altındaki adam da yapıyor. En alttaki memur risk alıp fedakarlık yapmaz ve bu tersine işlemez. Bir ilde en büyük riski alacak adam validir, alması gerekir.
Çünkü validir bu adam. Kanundaki tanımı da 'Vali devletin ve hükümetin idari ve siyasi yürütme vasıtasıdır' diyor. Başka hiçbir kamu görevlisine bu 'siyasi' lafı geçmez. Ama vali için kanunda öyle der, idari ve siyasi yürütme vasıtasıdır. Siyasiden kasıt bizim anladığımız siyasi değil. Ülkeyi yönetme yetkisi almış hükümetin öngörülerini taşrada hayata geçirecek kişi anlamına geliyor. Balıkesir çok kolay geriye gitmez. Artık birileri de buna sesini yükseltecektir.
Yeni gelecek arkadaş ile görüşür fikir alışverişi yapar, süreç içerisinde de konuşuruz. Biz bütün başladığımız işlerin büyük bir kısmını 2013'ün ilk yarısında bitireceğiz. İşler toparlanacak, normal şartlarda bunların bitmişini görmek isterim, bunu gene görebilirim.
Zaten takip ettiğimiz işler var onlar da yasal süreç devam ediyor. Balıkesir'de 'şu önemli, çok büyük bir iş kaldı' diyeceğim bir iş yok. Hastane ihalesi TOKİ'de, yeni havaalanı ile ilgili kamulaştırma yazısı geldi, yer tespiti yapıp gönderdik. Kamulaştırma süreci başlayacak. Buranın kamulaştırma ödeneğinin 2013'e konulması lazım.
Çevre yolu işi var, karayolları çalışmalarını yürütüyor. İşlerin takip edilmesi lazım. Takip etmediğiniz zaman normal kendi seyrinde 1 yılda bitecek iş, takip ettiğinizde 2-3 ayda biter. İşlerin olmaması ile ilgili sorun yok."
BATMAN'A İLK MESAJ:
"KOŞACAK, UĞRAŞACAK, YORULACAK, TERLEYECEK MÜDÜR İSTİYORUM"
Gazetecilerle sohbeti sırasında zaman zaman duygulandığı gözlenen Vali Yılmaz Arslan, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Balıkesir Türkiye'nin en iyi kadrosuna sahip. Bunun korunması, muhafaza edilmesi lazım. Türkiye'de artık emekliliği gelmiş vali profili yok. O da geldiğinde çalışma yapacaktır, ama her yiğidin bir yoğurt yiyişi var. Herkesin birbiriyle aynı olması söz konusu değil.
Balıkesir'in kendi dinamikleri, siyasileri, sivil toplum kuruluşları, meslek kuruluşları, basını bu işi diri tutması lazım. Üç yıldır çok şey oldu, çok şey riske aldık. Taşın altına elimizi koyduk. Hiçbir zaman 'bana ne' demedik. Eğer böyle yapmazsanız yıllardır beklenen sorunları çözemezsiniz. Vali bunu yapınca müdür de bunu rahatlıkla yapıyor, müdürün altındaki adam da yapıyor. En alttaki memur risk alıp fedakarlık yapmaz ve bu tersine işlemez. Bir ilde en büyük riski alacak adam validir, alması gerekir.
Çünkü validir bu adam. Kanundaki tanımı da 'Vali devletin ve hükümetin idari ve siyasi yürütme vasıtasıdır' diyor. Başka hiçbir kamu görevlisine bu 'siyasi' lafı geçmez. Ama vali için kanunda öyle der, idari ve siyasi yürütme vasıtasıdır. Siyasiden kasıt bizim anladığımız siyasi değil. Ülkeyi yönetme yetkisi almış hükümetin öngörülerini taşrada hayata geçirecek kişi anlamına geliyor. Balıkesir çok kolay geriye gitmez. Artık birileri de buna sesini yükseltecektir.
Yeni gelecek arkadaş ile görüşür fikir alışverişi yapar, süreç içerisinde de konuşuruz. Biz bütün başladığımız işlerin büyük bir kısmını 2013'ün ilk yarısında bitireceğiz. İşler toparlanacak, normal şartlarda bunların bitmişini görmek isterim, bunu gene görebilirim.
Zaten takip ettiğimiz işler var onlar da yasal süreç devam ediyor. Balıkesir'de 'şu önemli, çok büyük bir iş kaldı' diyeceğim bir iş yok. Hastane ihalesi TOKİ'de, yeni havaalanı ile ilgili kamulaştırma yazısı geldi, yer tespiti yapıp gönderdik. Kamulaştırma süreci başlayacak. Buranın kamulaştırma ödeneğinin 2013'e konulması lazım.
Çevre yolu işi var, karayolları çalışmalarını yürütüyor. İşlerin takip edilmesi lazım. Takip etmediğiniz zaman normal kendi seyrinde 1 yılda bitecek iş, takip ettiğinizde 2-3 ayda biter. İşlerin olmaması ile ilgili sorun yok."
BATMAN'A İLK MESAJ:
"KOŞACAK, UĞRAŞACAK, YORULACAK, TERLEYECEK MÜDÜR İSTİYORUM"
Balıkesir'de göreve başladığı ilk günlerde, "Üstlendiği görevin hakkını vermeyen, kurumuyla ilgili birşey sorduğumda 'araştırıp bilgi aktarayım' diyen müdürle çalışmam" mesajını veren Vali Yılmaz Arslan, yeni görev yeri Batman'a gitmeden önce, bu ildeki bürokratlara da aynı mesajı gönderdi.
Arslan, şunları söyledi:
Arslan, şunları söyledi:
"Ben her yerde söylüyorum, burada da söyledim, yarın gittiğimde orada da söyleyeceğim. Devletten maaşını alan, devletin unvanlarını kullanan, mesela bir müdür. Devlet bu adama bir makam, araba, şoför, sekreter vermiş mi?
Ona kurumdaki bütün personelin üzerinde yetki vermiş mi, vermiş. Niye vermiş? Bunun bir anlamı var. İşini yapacak kardeşim, yapmaya çalışacak. Kabiliyeti, kapasitesi oranında koşturacak, uğraşacak, yorulacak, terleyecek.
Ben bunu istiyorum. Bunu yaptğını gördüğüm anda benim için o adam makbul adamdır. Hepsi becerili olmayabilir. Karıncanın hacca gitme misali gibi o yolda uğraşacak. Ben bunu istiyorum. Bizim kimsenin makamında ve mevkiinde gözümüz yok. Ben niye müdürle uğraşayım?
Adam 8-10 yıldır burada müdür, çama bir tane ivi çakmamış. Telefon açıp bir şey soruyorum, 'araştırıp bilgi vereyim' diyorsa kusura bakma senle işim biter. Benim önüme dosya geldiği zaman ben dosyaya baktığımda, 24 yıldır bu işi yapıyorum. O dosyada sallama var mı yok mu onu anlayabilirim. ''Bu adamın dosyasını niye bekletiyorsunuz' deyince sorun çözülüyor.
Vatandaş idareye dosya ile gidiyor 'senin işin olmaz deniliyor', adam da 'Valiye gideyim' deyince işi çözülüyor. İnsanlar bunu biliyor. Bu algı çok önemli. İdare algı yönetimidir.
Sayın Başbakan beni aradığında il ile ilgili bir şey sorduğunda ben kendisine bilmiyorum öğrenip arayayım mı diyeceğim, olurn mu, öyle bir şey yok. Herkes bilmesi gereken kadarını bilecek. Niye bizim telefonlarımız her şeyimiz açık? Kaymakam, müdür, belediye başkanı, vatandaş, gazeteci aradığında konuşur bilgiyi alırsın.
Ona göre talimatlarını verirsin. Yukarıdan arayan olursa da bilgi verirsin. Her sorun çözülecek diye bir kural yok, ama her sorun ile ilgilenilecek diye bir kural var. Çözülen çözülür, çözülmeyen de olabilir."
Ona kurumdaki bütün personelin üzerinde yetki vermiş mi, vermiş. Niye vermiş? Bunun bir anlamı var. İşini yapacak kardeşim, yapmaya çalışacak. Kabiliyeti, kapasitesi oranında koşturacak, uğraşacak, yorulacak, terleyecek.
Ben bunu istiyorum. Bunu yaptğını gördüğüm anda benim için o adam makbul adamdır. Hepsi becerili olmayabilir. Karıncanın hacca gitme misali gibi o yolda uğraşacak. Ben bunu istiyorum. Bizim kimsenin makamında ve mevkiinde gözümüz yok. Ben niye müdürle uğraşayım?
Adam 8-10 yıldır burada müdür, çama bir tane ivi çakmamış. Telefon açıp bir şey soruyorum, 'araştırıp bilgi vereyim' diyorsa kusura bakma senle işim biter. Benim önüme dosya geldiği zaman ben dosyaya baktığımda, 24 yıldır bu işi yapıyorum. O dosyada sallama var mı yok mu onu anlayabilirim. ''Bu adamın dosyasını niye bekletiyorsunuz' deyince sorun çözülüyor.
Vatandaş idareye dosya ile gidiyor 'senin işin olmaz deniliyor', adam da 'Valiye gideyim' deyince işi çözülüyor. İnsanlar bunu biliyor. Bu algı çok önemli. İdare algı yönetimidir.
Sayın Başbakan beni aradığında il ile ilgili bir şey sorduğunda ben kendisine bilmiyorum öğrenip arayayım mı diyeceğim, olurn mu, öyle bir şey yok. Herkes bilmesi gereken kadarını bilecek. Niye bizim telefonlarımız her şeyimiz açık? Kaymakam, müdür, belediye başkanı, vatandaş, gazeteci aradığında konuşur bilgiyi alırsın.
Ona göre talimatlarını verirsin. Yukarıdan arayan olursa da bilgi verirsin. Her sorun çözülecek diye bir kural yok, ama her sorun ile ilgilenilecek diye bir kural var. Çözülen çözülür, çözülmeyen de olabilir."
Vali Yılmaz Arslan, 15 Ağustos 2012 Çarşamba günü Balıkesir'den ayrılacak. Bayram tatilini memleketi Samsun'da geçirecek Arslan, bayram sonrası ise Batman'daki görevine başlayacak.