KANSERLİ ÇOCUK SEVER MİSİNİZ?

Bu ne biçim soru diyeceksiniz haklı olarak. Hatta başlığa bakıp kızacaksınız da biliyorum, nitekim duyduğumda aynı tepkiyi ben de vermiştim.

Önceki gün yaşadığım kentin büyükçe bir AVM’sinde önümüzü kesen delikanlının geleni geçeni durdurup “Kanserli çocuğu sever misiniz?” sorusuna muhatap olunca açıkçası afalladım. Yanımda bulunan kız kardeşimin -ki karıncayı bile incitmez-  bu genç çocuğa çektiği zılgıtı görünce tamam dedim, bugün bu çocuk iyi bir şamar yemekle kalmaz bir güzel sopa da yer diye içimden geçirmiştim ki bir de ne göreyim delikanlının kız arkadaşı da insanları durdurup aynı soruyu sormuyor mu?

Önce “Bir dakika, saçlarınız çok güzel, ne kadar güzelsiniz, çok hoş görünüyorsunuz” kabilinden durdurdukları kişilerin egolarına iyi bir ayar çektikten sonra bu tuhaf ve aptal soruyu sorup zılgıttan olmasa bile sopadan yırtıyorlar ve amaç hâsıl oluyor! Bir şey satıyorlar belli, ancak kardeşim o denli öfkelenmiş ki kolundan çekiştirip yürüyoruz ve ne sattıklarını maalesef öğrenemiyorum ve bu nedenle 5N1K eksik kalıyor…

Kanserli bir çocuğu gördüğümüzde yüreğimiz parçalanıyor, mesele yardım ise kim bundan yüz çevirebilir ki? Lakin bunu “seviyor musunuz” sözcüğü ile dile getirmek gerçekten de büyük ahmaklık! Çocuğun kanser olması bir suç ve günah mıdır? Hasta insan veya hasta çocuk sevilmeyecek bir insan mıdır?

Düşünüyorum da bu soru bütün değerlerin içini boşalttığımızın acı bir vesikasıdır. Günümüz insanı elindeki metayı böyle satıyor, bütün değerleri alaşağı ederek böyle nemalanıyor, böyle bakıyor hayata, insana ve her şeye… Bu soru belli ki üzerinde çalışılarak hazırlanmış. Önce sahte bir iltifat, ardından gayenin ortaya konması garabeti…

Kanserli eşini ve çocuğunu terk eden anne, baba ve eşleri duymuştuk duymasına. Yıllar önce bir arkadaşımın kız kardeşi kanser olunca nişanlısı kendisini terk etmişti ve o genç kız, bunun üzerine hayata küsüp tedavileri reddetmiş ve hayatını kaybetmişti.

Aramızda böyle zalim ve merhametsiz insanlar var lakin bütün toplum böyleymiş kabilinden bir yaklaşım kabul edilebilir mi? Bu sorunun mantığına bakılırsa demek ki soruyu hazırlayanlar da böylesi insanlardan, yani kanserli insanın sevilmeyeceğini düşünenler! Nitekim böyle bir soru makul bir insanın aklına gelmez!

Hedonist ve materyalist zihniyet sinsi bir biçimde kanımıza iliğimize kadar uzanıyor. Paraya tahvil edilecek her ne varsa önce algılarımızla, duygu ve hayallerimizle oynanarak bizlere sunuluyor.

Çocuklara satılan kitaplara bakınız. Üzeri yaldızlı, incili, parıltılı ve renkli kitaplar, içinin boş olmasından kime ne? Veya içinde ne yazdığının bir önemi yok. Peki, bu kitaplar satıyor mu? Yayınevleri bu kitaplarla ayakta duruyor diyelim…

Neden? Çünkü aile, çocuk istedi mi, ısrar etti mi hayır diyemez, alacak o kitabı, kaç para olursa olsun… Çocuklarla ilgili nesneler neden bu kadar pahalı acaba? Bunun nedenlerini hiç düşündünüz mü? Çocuk, çocuklar geleceğimizdir, ufkumuzdur, en kıymetlimizdir zira…

“Kanserli çocuğu sever misiniz?” sorusuna muhatap olmamızın biricik ve temel nedeni de toplum olarak çocuğa yüklediğimiz bu hassasiyetlerimizdir. Sevgi, şefkat ve merhamet duygularımızın böylesine paraya tahvil edilmesi, kullanılması hiç hoş değil. Artık bu kabilden soruların, sloganların bilinç akışımızı nasıl yönlendirdiğini, bilinçaltını nasıl kirlettiğini bilmemiz lazımdır.

Bizim kültür ve medeniyet kodlarımızda insanı sevmek vardır.

Biz insanı “eşref-i mahlukat” olduğu için severiz. Çocuk veya erişkin, hasta veya sağlıklı, kadın veya erkek, yoksul veya zengin hiç fark etmez…

Bu kafalar bunu bilir mi?

Bilseydi, bu yazı yazılır mıydı?

Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.

Üye değilseniz hemen üye olun veya giriş yapın.

banner207

banner214

banner229

banner151

banner215

banner228