KEMAL SUNAL ÇİN SEDDİNDE FİLM ÇEKSEYDİ...

Fol yok yumurta yokken bu toplumun değerlerine saldırmak moda oldu…
Bir süre önce Adile Naşit için “kabus” demişlerdi.
Şimdi de Kemal Sunal’a bulaştı biri:
“Kemal Sunal filmleri bu ülkeye zihinsel anlamda yapılmış büyük kötülük. Bu filmler resmen insanın zekasına hakaret” dedi.
Bravo!?!?
Dünya “yapay zeka”dayken sanırız bu zat da zeka konusunda bilimsel çalışmalar yaptı da tek incelemesi Sunal’ın filmleri oldu.
Türk halkına yapılmış büyük kötülük” diyor çünkü.
Ve “insan zekasına hakaret”miş!
Keşke biraz da Çin Seddi’nin nerede olduğunu bilemeyen vatandaşı inceleseydi zeka bakımından muhterem, belki o zaman azıcık fayda sağlardık.
*
Bizde bu tip atraksiyonlar modadır.
Gündeme girmek, dikkat çekmek ve kendiyle ilgili konuşulmasını sağlamak için böyle “sivri”ler zaman zaman kendilerini gösterirler.
Kemal Sunal’ın yeri doldurulabildi mi?..
Hayır.
Ama onlar Kemal Sunal üzerinden polemik peşindeler.
Türkiye’de yaşayan her bireye tek tek sorsalar, Kemal Sunal’ı sevmeyen sayısı doların 1 TL olacağına inanan sayısını geçer mi?
Geçmez.
Kemal Sunal sokaktır.
Halktır.
Yaşamın kendisidir.

Ve en önemlisi Kemal Sunal da, filmleri de “sıcaktır, samimidir, çoğu kez tebessüm ama bazen de gözyaşıdır”
Aynı Adile Naşit gibi…
Aynı Barış Manço gibi…
Aynı Zeki Müren gibi…

Aynı –şu an hastanede bulunan- Cüneyt Arkın gibi…
Ki Kemal Sunal filmleri “insanın zekasına hakaretse, Cüneyt Arkın filmleri ne?
Matrix mi?
*
Bir filmi sevmiyorsan izlemezsin…
Bir yazarı beğenmiyorsan okumazsın…
Bu kadar basit!

*
Ama Adile Naşit için “kabus” dediniz mi, Kemal Sunal için “insan zekasına hakaret” dediniz mi, Şener Şen’den tutun Ayşen Gruda’ya, Tarık Akan’dan tutun Hulusi Kentmen’e kadar gidersiniz…
İçinde sevgi kırıntısı olmayanlarla, bu toplumun içinde yaşıyormuş gibi yapıp, toplumu tanımayan, toplumun duygularıyla uzaktan yakından ilişkisi olmayan bazı aklıevvellerin yumurtlamaları öylesine faydalı ki(!) zaten Çin Seddi’nin nerede olduğu sorusuna cevap verememe sebebi de çok Kemal Sunal filmi izlemektir ne dersiniz?..
Ki Kemal Sunal, içinde Çin Seddi konu edilen bir film çekseydi inanın bu son soru ayıbını da yaşamazdı Türkiye.
“Çin Seddi nerededir?” diye soruyor Murat Yıldırım…
“Troya nerededir?” dese de bilemese sözümüz yok.
“Big Ben” nerededir dese amenna, çoğumuz bilemeyebilir.
Hatta Pisa Kulesi’ni, Hürriyet Abidesi’ni, Central Park’ı…
Ama neyi soruyor Yıldırım?
“Çin Seddi”ni.
Çin Çin Çin…
İçinde geçiyor ya…. Çin diyor daha ne olsun, Finlandiya’da mı?..
*
Gerçekten bu hale gelmemizin tek sorumlusu var:
Kemal Sunal’ı çok izlemek!!!
*
Hatta Adile Naşit öyle bir uyutmuş ki bizi; dolar ve euro uçuyor, biz halen günü kurtarma peşindeyiz.
Kalıcı reform ve üretim, bağımsız yargı ve nitelikli eğitimin ekonomik düzlüğe çıkma yolunda ilk basamaklar olduğunu dahi görmezden geliyoruz.
*
E Barış Manço’ya da bir kulp bulma zamanı gelmiş o zaman…
Sonra Zeki Müren var sırada, ardından Cüneyt Arkın var…
*
Ne kadar sıcaklığımız varsa onları da soğutalım ki “kurtulalım”(!!!!)
*
İyice kuruyalım!

Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.

Üye değilseniz hemen üye olun veya giriş yapın.

banner207

banner152

banner215

banner151

banner206

banner214