Sındırgı depreminin acısı tazeyken, gözler yerel yönetimlerin konut projelerine çevrildi. Gaziantep’te 'hizmet yarışı' kapsamında 45 bin konut yükselirken, Balıkesir’de belediyeler neden sadece festivallerle gündemde? BALTOK’un rafa kalkan vaatlerini ve kentin deprem gerçeğini mercek altına alıyoruz.
Allah Korusun, ama Çarşıya Ambulans Giremez!

Türkiye, deprem kuşakları üzerinde yer alan bir coğrafya. AFAD'ın bilimsel verileri de dahil olmak üzere, bu gerçeği göz ardı etmek mümkün değil. Balıkesir de bu gerçeğin önemli bir parçası. Güncellenen “Türkiye Deprem Risk Haritası”nda Balıkesir, “Yüksek Risk Grubu” olarak işaretlenen 15 ilden biri.
Ancak, son zamanlarda Sındırgı'da Ağustos ve Ekim 2025'te yaşanan 6.1 büyüklüğündeki iki ayrı deprem ve devamında 4 ve 5 büyüklüğündeki onlarca sarsıntı Balıkesir'in deprem riskini bir kez daha gündeme getirdi.
Bu sarsıntılar, sadece Balıkesir'de değil, komşu il Manisa'da da yapıların ağır hasar görmesine neden oldu. Sadece Sındırgı'da bin 300 konut ağır hasarlı olarak kayıtlara geçti.
Uzmanların Sındırgı'da 23 bine yaklaşan artçı sarsıntı açıklamaları ise endişelerin haklı olduğunu bir kez daha gösteriyor.
Bizde Neden Böyle İşler Olmaz?
Depremle yaşamayı öğrenmek, artık kaçınılmaz bir zorunluluk. Ancak, bu sorumluluk sadece vatandaşlara ait değil. Depreme dayanıklı şehirler inşa etmek, imar planlarını bu gerçeğe göre şekillendirmek ve ovalarda betonlaşmaya izin vermemek gibi asli görevler yerel yönetimlerin omuzlarında.
Bu noktada, Gaziantep'teki belediyelerin hayata geçirdiği "depreme dayanıklı toplu konut" hamlesi dikkat çekici bir örnek teşkil ediyor. Gaziantep Büyükşehir, Şahinbey ve Şehitkamil belediyelerinin başlattığı toplam 45 bin konutluk sosyal konut projesi, belediyelerin sadece söylemde değil, eylemde de vatandaşın yanında olduğunu gösteriyor.
Peki Balıkesir'de Durum Ne?
Gaziantep'teki bu tatlı rekabetin aksine, Balıkesir'de durum farklı bir tablo çiziyor. Geçmişte, BALTOK (Balıkesir Büyükşehir Belediyesi Konut A.Ş.) adıyla bir sosyal konut hamlesi başlatılmış, binlerce vatandaşımız piyasa koşullarının çok altında bir bedelle ev sahibi yapılmıştı. Ancak, bu değerli girişimin akıbeti merak konusu. Yücel Yılmaz döneminde, borçsuz ve kasasında hatırı sayılır bir birikim ile devredildiği iddia edilen BALTOK'un son 22 aydır ne yaptığı, hangi projeleri ürettiği belirsizliğini koruyor.
Sosyal Konut Projeleri Lafta Kaldı

Yeni dönemde, Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Ahmet Akın, seçildikten 6 ay sonra yaptığı açıklamalarda, BALTOK aracılığıyla sosyal konut projelerine başlayacaklarını ve belediye arazilerindeki rantı vatandaşa aktaracaklarını belirtmişti. Hatta sadece merkezde değil, Edremit Körfezi ve Güney Marmara'da da konut projeleri inşa edileceğini müjdelemişti. Bu sözler, vatandaşın yüreğine su serpse de, ne yazık ki aradan geçen zamana rağmen somut bir adım atılmış değil. Sıfır konut temeli, elde var sıfır.
Belediyeler Ne ile Yarışıyor?
Gaziantep belediyelerinin sosyal konut projeleriyle yarıştığı bir ortamda, Balıkesir Büyükşehir, Karesi ve Altıeylül belediyelerinin hangi alanda birbiriyle yarıştığı da bir başka merak konusu. Merkez belediyeler arasında gözle görülür bir "hizmette yarış" hali maalesef mevcut değil.
Depreme Dirençli Şehir..
Unutmamalıyız ki, deprem, parti gözetmeyen bir doğal afet. Bir deprem anında, siyasi farklılıklarımız ortadan kalkar ve hepimiz aynı risk altında kalırız. Bu yüzden, belediyelerin asıl görevlerine odaklanması, sosyal konut projeleriyle depreme dayanıklı bir şehir inşa etmeye öncelik vermesi büyük önem taşıyor.
Bu süreçte atılacak her adım, Balıkesir'i daha güvenli bir geleceğe taşıyacaktır. Deprem gerçeğini göz ardı etmemek ve söylemden eyleme geçmek, Balıkesir'in yerel yönetimlerinin öncelikli sorumluluğudur.
Haber Analiz : balikesirim.net






