Balıkesir Gazeteciler Cemiyeti, (BGC) 24 Temmuz Basın Dayanışma Günü vesilesiyle yazılı bir açıklama yaptı. Türk basın tarihinde sansürün kaldırılmasının simgesi olan bu anlamlı tarihin sorumluluklarına dikkat çekilen açıklamada; basın özgürlüğünün, demokratik toplumların en temel güvencelerinden biri olduğu ifade edildi.
"Özgür Gazetecilik Toplumun Haber Alma Hakkıdır"
Dijitalleşen dünyada gazeteciliğin çalışma koşullarının değiştiğine değinen BGC Yönetim Kurulu, gazetecilerin özgür, bağımsız ve güvenli bir ortamda görev yapabilmesinin, toplumun doğru bilgiye ulaşmasındaki ana şart olduğunu belirtti. Yaptıkları haberler nedeniyle hukuki süreçlerle karşılaşan gazetecilerin durumunun sadece meslek mensuplarını değil, doğrudan kamuoyunu ilgilendirdiği vurgulanarak şu ifadelere yer verildi:
"Gazetecilerin herhangi bir baskı hissetmeden görev yapabildiği, kamuoyunun doğru bilgiye hızlı ve tarafsız şekilde ulaşabildiği bir Türkiye ortak temennimizdir. Bu nedenle 24 Temmuz'u yalnızca geçmişte kazanılmış bir hak değil, basın özgürlüğünü koruma sorumluluğumuzu hatırlatan anlamlı bir gün olarak görüyoruz."
"Basın Meslek Yasası Şart"
Açıklamada, sektörün en büyük sorunlarından biri olarak gösterilen yasal boşluklara dikkat çekildi. Ülkemizde henüz bir Gazetecilik Meslek Yasası bulunmamasının mesleği istismara açık hale getirdiği vurgulandı:
-
İtibar Kaybı ve İstismar: Eğitim ve etik birikimi olmayan kişilerin kendilerini "gazeteci" olarak tanıtmasının mesleğin saygınlığına zarar verdiği,
-
Şantaj ve Tehdit Tehlikesi: Yasal düzenleme eksikliği nedeniyle mesleğin zaman zaman tehdit ve şantaj aracı olarak kullanılabildiği,
-
Denetim Eksikliği: Bu tür kişileri meslekten uzaklaştıracak etkili bir yaptırım mekanizmasının bulunmadığı ifade edildi.
Cemiyet, gazetecilik mesleğinin itibarını koruyacak ve kimlerin bu mesleği yapabileceğini netleştirecek bir meslek yasasının vakit kaybetmeden çıkarılması gerektiğinin altını çizdi.
BGC'den Örgütlü Mücadele Çağrısı
Açıklamada, halkın gerçekleri öğrenme hakkı önündeki engeller kalkmadıkça 24 Temmuz'un bir "bayram" olarak kutlanamayacağı belirtilerek tüm basın çalışanları haklarına sahip çıkmaya ve örgütlü mücadeleyi büyütmeye davet edildi.
Cemiyet mesajını; "Basın özgürlüğünün güçlendiği, gazetecilerin ekonomik koşullarının iyileştirildiği ve halkın doğru bilgiye engelsiz ulaştığı bir Türkiye umuduyla 24 Temmuz Basın Dayanışma Günü kutlu olsun" ifadeleriyle tamamladı.
24 Temmuz’un Tarihçesi
-
Sansürün Kaldırılması (24 Temmuz 1908): İkinci Meşrutiyet’in ilanının ardından Osmanlı Matbuat Cemiyeti çatısında toplanan gazeteciler, 1876’dan beri süren sansür uygulamasına son verme kararı aldı.
-
Tarihi Duruş: İkdam gazetesi sahibi Ahmet Cevdet ile Sabah gazetesi sahibi Mihran Efendi, provaları incelemek isteyen sansür memurlarını "Gazeteler hürdür, sansür yasaktır" diyerek geri çevirdi.
-
İlk Sansürsüz Gazeteler (25 Temmuz 1908): Halk ertesi sabah ilk kez sansürsüz gazetelerle buluştu. Satışların katlandığı ve yeni gazetelerin yayına başladığı bu gün, uzun yıllar "Basın Bayramı" olarak anıldı. Ancak günümüzde mesleki engeller nedeniyle birçok basın kuruluşu tarafından "Basın Dayanışma Günü" kabul edilmektedir.





