Sosyal medyaya düşen "Rüşvetle işçi alımı" iddiaları sonrası savunması bile istenmeden görevden alınan CHP Altıeylül İlçe Başkanı Hakan Keskin, "Şunu herkes çok iyi bilsin. Bu sürecin hukuki de siyasi de hesabı sorulacaktır. Ben bu partide görevimi onurla yaptım. Ne iftirayla yolumdan dönerim, ne baskıyla geri adım atarım." dedi.
CHP Altıeylül İlçe Başkanı Hakan Keskin'in bazı iddialar sonrası il yönetimi tarafından görevden alınması ile ilgili tartışmalar sürüyor. İddiaların kamuoyuna yansımasının ardından yazılı bir açıklama yapan Keskin, görevden alınmasının ardından bugün yeni ilçe binasında makamında basın toplantısı düzenleyip gazetecilerle bir araya geldi.
Çok sayıda partilinin de destek verdiği Keskin, görevden alındığına ilişkin tebligatın kendisine ulaşmadığını belirtirken, "Savunmamı almadan beni görevden alan, görevden alındığımı benden önce sosyal medyadan kamuoyuna duyuran il yönetiminin tebligatı da posta ile iletmesini istedim" dedi.
"İNSANLIĞIN ASKIYA ALINDIĞI, MERHAMETİN YOK SAYILDIĞI BİR SÜREÇ YAŞANDI"
Son günlerde şahsı üzerinden yürütülen organize karalama ve itibarsızlaştırma girişiminin, artık siyasi bir tartışma olmaktan çıktığını ve açık bir vicdansızlık ve hukuksuzluk halini aldığını vurgulayan Keskin şunları söyledi:
"Bu iftiralar; eşimin hastanede ameliyatta olduğu, benim bir eş olarak onun yanında bulunmam gereken en ağır ve en hassas anda, bilinçli şekilde servis edilmiştir. İnsanlığın askıya alındığı, merhametin yok sayıldığı bir süreç yaşatılmıştır. Hayatımın en zor günlerinde, ailemin sağlığıyla sınanırken, siyasi hesaplar uğruna hedef haline getirildim. Üç gündür uyumuyorum. Çünkü yaşatılan bu sürecin yükü, bir insanın kolayca taşıyabileceği bir yük değildir.
"TÜZÜĞE AYKIRI BİR İŞLEM YAPILDI"
"Savunmam dahi alınmadan, kesin ihraç talebiyle görevden alınarak disipline sevk edilmem; Cumhuriyet Halk Partisi’nin tüzüğüne, parti hukukuna ve en temel adalet ilkesine açıkça aykırıdır. Bu bir prosedür hatası değil, bilinçli bir hukuksuzluktur. Hiç kimsenin, kişisel hırsları uğruna parti hukukunu çiğneme hakkı yoktur."
Keskin sözlerini şöyle sürdürdü:
"Buradan açıkça soruyorum:
Masumiyet karinesi nerede kaldı?
Demokrasi nerede kaldı?
Savunma hakkı nerede kaldı?
Hakkında tek bir kesinleşmiş karar olmayan, savunması dahi alınmamış bir kişinin peşinen suçlu ilan edilmesi; ne hukukla, ne demokrasiyle, ne de bu partinin yıllardır savunduğu değerlerle bağdaşır. Bu anlayış, yargısız infazdır. Bu anlayış, adalet değil güç gösterisidir. Bu anlayış, Cumhuriyet Halk Partisi’ni ileri değil geri götüren bir anlayıştır."
"KOMPLO OLDUĞUNU İTİRAF ETTİLER"
"Bu sürecin bir komplo olduğu, bizzat Nurettin Poyraz’ın sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı paylaşımlarla ortaya konmuştur. Söz konusu paylaşımda, bu organizasyonu eşine hediye amaçlı kurgulandığına dair açık bir ikrar bulunmaktadır. Yine kamuoyuna yansıyan videodaki şahsın, Hakan Keskin’den herhangi bir para alınmadığına dair açık beyanı mevcuttur. Bununla da yetinilmeyip, Halit Öztürk tarafından yapılan basın açıklamasında, yaşanan bu olaydan benim hiçbir şekilde haberim olmadığı ve masum olduğum net biçimde ifade edilmiştir."
"ALTIEYLÜL BELEDİYESİNDEN GÖRÜNTÜLER İSTENDİ"
"Ayrıca videodaki şahsın (E.D), Asuva Tomruk Kafe’de bu görüntülerin 6-7 kişi tarafından zorla çektirildiğine dair beyanları doğrultusunda, ilgili mekâna ait kamera kayıtları belediyeden resmi olarak talep edilmiştir. Belediye tarafından henüz bu kayıtlar tarafımıza teslim edilmemiş olmakla birlikte, söz konusu görüntüler savcılık kanalıyla müzekkere yazdırılmak suretiyle talep edilmiştir. Tüm bu deliller, tarafımızdan savcılığa yapılan suç duyurusunda eksiksiz şekilde sunulmuştur."
"Cumhuriyet Halk Partisi; dedikodularla, kulis oyunlarıyla, kumpaslarla yönetilecek bir parti değildir. Bu parti, linç kültürüyle değil; hukukla, vicdanla ve demokrasiyle ayakta durur. Bugün yapılanlar, partimizin değerlerine değil; bu değerlere doğrudan bir saldırıdır." diyen Keskin açıklamasında şu görüşlere yer verdi:
"Şunu herkes çok iyi bilsin: Bu sürecin hukuki de siyasi de hesabı sorulacaktır. Kimlerin hangi saikle, hangi yalanlarla, hangi planlarla bu süreci kurguladığı tek tek ortaya çıkacaktır. Bugün bu hukuksuzluğa imza atanlar, yarın bunun sorumluluğundan kaçamayacaktır.
Ben bu partide görevimi onurla yaptım. Ne iftirayla yolumdan dönerim, ne baskıyla geri adım atarım.
Bu karalama girişimleri beni yıpratmak için kurgulanmış olabilir; ancak bilinmelidir ki beni susturamayacaktır.
Hak yerini bulana kadar, gerçekler açığa çıkana kadar, bu mücadelenin takipçisi olacağım."


