İYİ Parti Balıkesir Milletvekili ve İYİ Parti Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkan adayı Op. Dr. Turhan Çömez’e esnaf ve köy ziyareti sırasında, İYİ Parti Havran Belediye Başkan adayı Murat Hançer ve İYİ Parti Havran İlçe Başkanı Mustafa Kızıl eşlik etti. Çömez, vatandaşın sorun ve taleplerini dinleyip destek istedi.

“Emekliyiz Hala Çalışıyoruz”

Ziyarette geçim sıkıntısı gündemdeydi. Emekliler, sık sık Çömez’e 10 bin liralık emekli maaşıyla geçinemediklerini söyledi. Vatandaşlardan biri Çömez’e ‘Siz ve Meral hanım lütfen problemlerimizi gündeme getirmeye devam edin” dedi. Bir emekli de Çömez’e “Emekliyiz ama hala çalışıyoruz. Temennimiz artık bir an evvel ülkenin toparlanması.” diye dert yandı.

İki Gündür Siftah Yapamayan Esnaf Dert Yandı

Comezturhan Havran1

Çömez’in ziyaret ettiği bir giyim mağazasının sahibi de iki gündür siftah yapamadığını söyledi. Burhaniye’de de bir dükkanı olduğunu söyleyen esnaf, “Orada da sadece iki bin liralık siftah yaptık. Ama kiramız 4 bin liradan 10 bin liraya çıkarıldı. Alım gücü çok düştü. Eskiden kot pantolon 200 liraya satarken 100 lira kar kalıyordu. Şimdi 500 liraya sattığımız kot pantolondan 125 lira para kalıyor. Onu da satamıyoruz. Bizim kârımız da düşüyor. Gelir, gideri karşılamıyor” dedi.


Çömez’in yanıtı da, “Maalesef son derece vahim bir durum. Aslında burada anlatılanlarla ülke ekonomisinin ne kadar kötü olduğunu görebiliyorsunuz. Seçimlerden sonra da bizi nelerin beklediğini tahmin edebiliyoruz. Sebebi çok basit, Ankara’da kravatlı çeteler var. Ülkeyi soydukları için çalınanın yerine konulması için her şeye zam geliyor” açıklamasında bulundu.
Çömez, esnaf ziyaretinde üniversite mezunu bir gencinde iş bulamadığı için babasının yanında çalıştığına şahit oldu.

Engelli Emekli Geçinemediğinden Çalışıyor

Çömez, esnaf ziyareti sırasında traktör kullanan bir vatandaşla da sohbet etti. Vatandaş engelli ve emekli olmasına rağmen çiftçilik yaptığını söyledi. Çömez de üç çocuk babası, engelli emeklinin çalışmak zorunda kalmasını eleştirdi. “Bu aslında Türkiye’nin içinde bulunduğu vahim tabloyu gösteriyor. Al sana Türkiye yüzyılı. Engelli ve emekli olmasına rağmen vatandaşımız çalışmak zorunda kalıyor. Bu durum Anadolu insanının ne kadar vefakâr ve cefakâr olduğunu gösteriyor.” dedi.

Türk Basması Nasıl Hedef Yapıldı? Basma Şarkısının Amacı neydi?

Turhan Comezthavran1

Çömez, basma satışı yapan bir dükkanı ziyaretinde ise Türk basmasının nasıl hedef yapılıp yerli üretimin baltalandığını söyledi. “Zeytinyağlı yiyemem aman, basma da fistan giyemem aman” şarkısının bir proje olduğunu şu sözlerle anlattı: “O türküyü bilmeyeniniz yoktur. “Zeytinyağlı yiyemem aman, basma da fistan giyemem aman” diye başlar, “Senin gibi cahile, ben efendim diyemem aman” diye de devam eder. Sanıldığının aksine sıradan bir türkü değil. Siyasi ve ekonomik nedenleri olan tarihi bir hikayesi var.
2’nci Dünya Savaşı sonrası Amerika bir yardım paketi hazırlar. Adı da Marshall Planı’dır. 1947’de önerilir, 1948-1951 yılları arasında yürürlüğe girer. Türkiye ile birlikte 16 ülke yararlanır. ABD çok eski yıllardan beri dünyanın en büyük mısır üreticisidir.

Haliyle ülkede birikmiş olan mısırı eritmenin yolu da bunu diğer ülkelere satmaktan geçecektir. Amerika elindeki mısır dağını eritmek için Marshall Planı’ndan faydalanmak isteyen ülkelere mısırözü yağı alma ön koşulu koyar. Türkiye de buna karşılık ilk margarin fabrikasını kurar. Sırf bu yüzden birçok zeytin ağacı yerinden sökülür. Elde kalan zeytinlerden elde edilen yağ da ABD’ye satılır ve mısırözü yağı olarak bize geri döner.

Margarin Satabilmek İçin…

Sonuçta mısırözü yağına teşvik etmek amacıyla ısınan zeytinyağının kanser yaptığı bilgisi kamuoyuna pompalanır. Oysa zeytinyağı en zor yanan sıvı yağlardan biridir. Sonuç olarak Türk insanı bu tarz haberlerle zeytinyağından uzaklaştırılıp margarine alıştırılır. Bu da yetmez, zeytinyağı hakkında olumsuz imaj oluşturmak için bir de türkü siparişi verilir. Bir anda döneminin en popüler türküsü haline gelir. Yetmez, türkünün devamında olduğu gibi basma fistan giyen kadınlar da zamanla sentetik kıyafetlerle tanışır.”

Editör: Macit ERMİŞ