Balıkesir Üniversitesi’nde yıllardır tamamlanamayan yatırımlar, hayırsever desteklerine rağmen bitmeyen projeler ve denetimsizlik iddiaları “görünmeyen bir yapı” tartışmasını yeniden gündeme taşıdı. Ramazan Demir, "Bürokratik Oligarşi"nin Balıkesir'e verdiği zararı yazdı..
Balıkesir Üniversitesi, 30 bine yaklaşan öğrencisiyle yalnızca bir bilim yuvası değil, aynı zamanda şehrin vitrini ve lokomotifi.
Sizi bilmem ama ben, varlık itibarıyla Balıkesir’in yarı kapasitesine bile ulaşamayan Kütahya Dumlupınar Üniversitesi yerleşkesini gördüğümde içimde bir burukluk hissediyor, ister istemez “Biz neden böyle değiliz?” diye sorguluyorum. Keza Çanakkale 18 Mart Üniversitesi...
Bir dönem bu durumdan dolayı şehre sitem ettiğim de oldu. “Neden sahip çıkmıyoruz üniversitemize?” diye düşündüm.
Ama bugün görüyorum ki haksızlık etmişim. Çünkü asıl mesele şehir değil… Asıl mesele, görmezden gelinen bir gerçek; bürokratik oligarşi...
Eskinin Türkiye’sinde kaldığını sandığımız, “yıkıldı” diye düşündüğümüz o yapı, maalesef Balıkesir Üniversitesi’nde hâlâ varlığını sürdürüyor.
★
GELİŞİMİN ÖNÜNDEKİ GÖRÜNMEYEN ENGEL
Fenerbahçelilerin diline dolanan o meşhur “yapı” söylemi vardır ya…
İşte Balıkesir Üniversitesi’nin de gelişimini engelleyen benzer bir “yapı” ile karşı karşıya olduğumuzu düşünüyorum.
“Abartı” demeyin.
Size küçük ama çarpıcı bir örnek anlatayım:
Balıkesir Ticaret Borsası Başkanı Mehmet Çetin, merhum babası adına Tıp Fakültesi Hastanesi’ne 60 yataklı ek bina yaptırma kararı aldı. Temel yaklaşık iki yıl önce atıldı. Maddi bir sorun yoktu, hedef kısa sürede tamamlamaktı.
Aynı dönemde bir başka hayırsever, Murat Kurşun da hemen yanına benzer bir bina yapımını üstlendi.
Aradan iki yıl geçti…
Ve ne yazık ki kaba inşaat dahi tamamlanamadı.
Daha acısı…
O gün kurdele kesmenin hayalini kuran hayırseverlerden biri, Hacı Mehmet Çetin, bu mutluluğu göremeden hayatını kaybetti.
★
BUNU NASIL UNUTURSUNUZ?
Asıl vahim olan ise şu:
Hayırseverlerin tüm maliyetini üstlendiği bu binalarda hasta odalarına tuvalet gideri açılması unutuldu.
Evet, yanlış duymadınız.
Şimdi 120 odanın betonları tek tek kırılarak yeniden altyapı yapılacak.
Peki sormazlar mı:
Bu projeler denetlenmedi mi?
Yapı kontrolleri yapılmadı mı?
Sorumlular hiç mi hesap vermeyecek?
Gecikmelerin maliyeti hayırseverlere yüklenirken, bu ihmaller karşısında kimse sorumluluk hissetmiyor mu?
★
Bakın, daha 11 yıl önce çatısının çökmesi sonucu 4 işçinin yaşamını yitirdiği Morfoloji Bölümü binası ile hastanenin hemen arkasındaki 124 ek yatak kapasiteli ek binanın demirlerinin de çürümeye başladığından hiç söz etmiyorum.
Bu binaların “yapı” yüzünden ne hale düştüğünü görseniz, inanın içiniz sızlar!
Bunların sorumlusu kimler ise; “teneke bağlayıp gönderin” derseniz...
Hiç şüphesiz bu tablo, ciddi bir beceriksizliğin, 'salla başı al maaşı' anlayışının sonucudur.
★
BU ŞEHİR BUNU HAKETMİYOR
Rektör Prof. Dr. Yücel Oğurlu, göreve geldiği günden bu yana üniversitenin hak ettiği noktaya taşınması amacıyla büyük bir çaba sarf ediyor.
Uzun yıllardır dile getirilen “şehir ile üniversite arasındaki kopukluk” sorununu da kökten çözmeye çalışıyor.
Tüm bunlara şahidiz.
Ne hazindir ki, tek başına verdiği bu mücadele, “yapı”yı dağıtmaya ve bürokratik oligarşiyi yıkmaya yetmiyor!
★
Balıkesir Üniversitesi; hiç kimsenin şahsi alanı, keyfine göre yönetilecek bir yer değildir.
Bu çatı altında görev yapan herkes ya işini layıkıyla yapmalı ya da o koltukları işini yapabilecek insanlara bırakmalıdır.
Balıkesir artık kısır çekişmelerle, dar kadro hesaplarıyla vakit kaybedecek bir şehir değil.
Bu şehrin ihtiyacı; liyakatli, sorumluluk sahibi ve gerçekten “bu şehre ne katabilirim?” diye düşünen insanlardır.
★
AÇIK ÇAĞRI...
Buradan Yükseköğretim Kurulu’na, Devletimizin Balıkesir'deki 1 numaralı temsilcisi sayın vali İsmail Ustaoğlu'na ve ilgili tüm kurumlara açık çağrıda bulunuyorum.
Balıkesir Üniversitesi’ndeki bu yapıya müdahale edin.
Gecikmeden, vakit kaybetmeden…
"Yapı"yı çökertin, dağıtın.
Çünkü Balıkesir’in kaybedecek tek bir günü bile yok.
★
Ezcümle;
Bugün geldiğimiz noktada, bizden sonra kurulan üniversiteler hızla ilerlerken;
Balıkesir’de yıllardır bir binayı tamamlayamıyorsak, ortada ciddi bir sorun var demektir.
Bu sorun görmezden gelinemez.
Bu "yapı" artık taşınamaz.
Balıkesir;
potansiyeliyle, coğrafyasıyla, insanıyla çok daha iyisini hak ediyor.
Ve unutulmamalıdır ki:
Bu şehir, onu geri bırakanları değil; ileri taşıyanları hatırlayacaktır.
Selametle..



6 Nisan 2026 | Balıkesir