Bugün neyi anladın biliyor musunuz. Bizlerde ne Vefa kalmış nede Cefa çekenleri hatırlama. Sanıyoruz ki bugün keyfini sürdüğümüz makam,mevkilerin gerçek sahipleri bizleriz.
Bilsek bugünlerin geçmişinde, ne ismi unutulmuşların alın teri emeği var. Kim bilir geceleri ne gözyaşı döküp Allah'ım, bu Ümmetin son umudu bu kutlu dava, bu büyük yürüyüşü muzaffer eyle diye dua eden gerçek Allah dostları müminler var. 
Onlar hep verenler oldu, elindekini,avucundakini, cebindekini verdiler. Eşini, çocuklarını sevgilerinden,kendilerinden mahrum edip, bütün zamanlarını bu davaya vakf ettiler. 
Onların bütün zamanlarını kökünden kesilen, ulu çınarı tekrar yeşertmek, kendileri göremeyecek,altında gölgelenemeyecek olsalar da, bütün hayatlarını bu ulu çınarın büyümesine sağlamakla geçirdiler. 
Her darbeyle budandı bu çınar fidanı, hayatlarını bu davaya vakfetmiş o insanlar, yılmadan tekrar bu çınarın etrafında toplandılar, terleriyle onu suladılar,soğukta nefesleriyle onu ısıttılar,el ele gönül gönüle verip, 15 yıldır bizim gibi kıymet bilmezlerin gölgesinde oturduğumuz, Çınar'ı bu hale getirdiler. 
Bugün bu büyüklerimizden biriyle beraberdim. Niyazi Güvenoğlu amcamız. 
Çok özlemişim samimiyetle gülen bir çift gözü,içinin güzelliğinden, nur içinde parlayan bir yüzü. 
Milli Nizam, Milli selamet, Refah Fazilet Saadet, Has Parti, bugün de AK Parti için yüreği çarpan, arkadaşlarıyla bu gün Ulu bir çınar haline gelen,kendi ektikleri fidana ancak uzaktan bakan, hayatları boyunca terleriyle suladıkları bu ulu çınarın altında gölgelenen benim gibilerin hallerini görünce kahroluyorum evladım ve akabinde biz bu Çınar'ı siz altında eğlenin, birbirinizi yiyin, kavga edin, sadece siz ve çevrenizdekiler gölgelensin diye ekip büyütmedik diyor.
Görüntünün olası içeriği: 3 kişi, sakal
Yaptıklarınızı duyuyor üzülüyoruz, evladım daha 6 ay önce bir darbe teşebbüsü atlatmadık mı, o gün ya başarılı olsalardı, Bugün ne siz vardınız ne de o Ulu çınar. 
Farkında değilsiniz ama, bu Ulu çınar darbelerin, darbecilerin, haçlıların emperyalistlerin, hainlerin verdiği yok etme mücadelesine rağmen, hep daha da büyüdü,budandıkça büyüdü. Kimse hiçbir güç Allah'ın izniyle onun büyümesini engelleyemedi.
Neden biliyor musun, Onu soluyan terde ahlak vardı, maneviyat İhlas şuur vardı, ibadet vardı, dostluk samimiyet vardı, karşılıksız bir aşk vardı,bütün mazlumların,Ümmetin duası vardı.
Neden biliyor musun onu çapalayan elde, yeni gelinin tek bileziği, Hac parasını veren dedelerin, kefen parasını ninelerinin fedakarlığı vardı. 
Öyle bir şuur vardı ki, doğumda hanımını kaybeden dava aşığı adamın, eşini morga koyup partiye nöbete gelmesi vardı.
Sonra dedi ki Erdoğan neden başkanlık sistemini istiyor biliyor musun, neden dedim. 
Oğlum; Erdoğan çok yalnız dedi, bu yozlaşmayı kokuşmayı,şuurdan uzaklaşmayı görmesi, yol arkadaşı sandığı birçok insanın dertlerinin kendi dünyaları, kendi çıkarları menfaatleri olduğunu görmesi,bir kısmının da hale ihanet içinde olduğunu bilmesi dedi.
Göreceksin bak dedi ilerki zamanlarda başkanlık sistemine geçildiğinde,büyük bir arınma ve temizlik yapılacak,şirketleşen bu teşkilatların, yavaş yavaş işlevini kaybedeceğini, bu sayede derdi sadece da dava olan insanların onların yerlerine geçeceğini söyledi.
Ayrıca iyi çalışın, Evetler için gece gündüz koşturun dedi,bize görev düşerse bizlerde Eyübel Ensari gibi göreve hazırız dedi. Arkasından son sözleri evlat Ümmeti,bütün dünya mazlumlarını biz göremeyiz amma inşAllah sizler göreceksiniz çok güzel günlerin beklediğini söyledi. 
Neyi anladım biliyor musunuz. 
Bizim en büyük hatamız kibrimiz,en büyük eksikliğimiz, Niyazi amca gibi eğilmeden, bükülmeden Emri bil Maruf ve Nehyi anil Münker diyecek, Her mahalleden, her ilçeden aynı duygu ve düşüncelere sahip, 50 olur 100 olur,yaşı ister genç olur ister yaşlı ama özünde ak saçlı insanlar dan oluşturacağımız istişare mekanizmaları ve dost halkaları. 
Selam ve dua ile