Paris'te kol kola girerek yürüyen dünya liderlerini Filistin’de, Yemen’de, Suriye’de, Afganistan’da veya İran’da yaşanan ve yüzlerce çocuğun öldüğü saldırılar sonrası kol kola yürürken gördünüz mü? Görmediniz. Hak ile batıl ayrımı, işte bu kadar net. Nasıl mı demeden yazının tamamını okumanı öneririm..
Eğer bir sabah İran’dan atılan bir füze İsrail’de bir ilkokulun üzerine düşse,
150 çocuk bir anda hayattan koparılsa…
Dünya susar mıydı?
Başkentler alarma geçer, ekranlar günlerce siyaha bürünür, liderler art arda kınama mesajları yayımlardı.
Peki ya bombaların altında can veren Müslüman çocuklar?
Onların oyuncakları enkazın altında kalınca, isimleri yarım kalmış defterlerin arasında silinince neden aynı gür ses duyulmuyor?
Açın Türkiye Televizyon haberlerini;
Hamaney öldü mü, ölmedi mi?
İran, Bahreyn ve Suudi Amerika’daki ABD üslerini vurdu mu, vuramadı mı.. Bunlardan başka haber görebiliyor musunuz?
150 masum çocuğun bombalarla katledildiğine dair tek haber verebiliyorlar mı? Hayır, yok !
★
Acının dili olmaz.
Gözyaşının milliyeti yoktur.
Bir çocuğun çığlığı, hangi coğrafyada yükselirse yükselsin insanlığın vicdanını sarsmalı.
Ama görüyoruz ki dünya, ölümleri bile kategorilere ayırıyor.
Batılı çocukların hayatı manşet, Müslüman çocukların hayatı dipnot oluyor.
Bu çifte standarda isyanım var.
Bu sessizliğe öfkem var.
Ve insanlık, hangi tarafta olursa olsun, bu sınavdan geçemiyor.
★
İBRETLİK BİR ÖRNEK
Bugün sabaha Servet Beki kardeşimizin bu sözleriyle uyandım.
Yüksek sesle ‘Batsın sizin iki yüzlü ve ikircikli tavırlarınız!’ ve ‘Zalimler için yaşasın cehennem!’ derken kendi kendime kızdım. İnsanın elinden dua etmekten başka bir şey gelmemesi ne kadar büyük ızdırap.
Batının çifte standardına, iki yüzlü oluşuna bir örnek vereyim; hem de en ibretlik olanından…
★
11 yıl önce Fransa’da yayımlanan mizah dergisi Charlie Hebdo, Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed’i konu eden hakaret içerikli karikatürler yayımladı. Dergiye ve bir Yahudi marketine düzenlenen saldırılarda 17 kişi hayatını kaybetti. Saldırıyı terör örgütü El-Kaide üstlendi. Polisin operasyonuyla saldırganlar öldürüldü.
O olaydan sonra Paris’te toplanan dünya liderleri-dönemin Türkiye Başbakanı Ahmet Davutoğlu ile İsrail Başbakanı Netanyahu da dahil- kol kola girerek terörü lanetledi. Almanya, Fransa, İngiltere, İtalya, İspanya, Belçika, Ukrayna, Nijerya, Bulgaristan ve daha birçok ülke lideri bu dayanışmayı gösterdi.
Ne kadar güzel, gelecek adına ne büyük umut veren bir dayanışma örneği değil mi?
★
"Evet" dediğinizi işitir gibiyim. Ama demeden önce bir durun, şunu düşünün:
Peki siz bu liderleri hiç Filistin’de, Yemen’de, Suriye’de, Afganistan’da veya bugün İran’da yaşanan ve yüzlerce çocuğun öldüğü terör saldırıları sonrası kol kola yürürken gördünüz mü?
Görmediniz. Bundan sonra da göremezsiniz!
Bu, hak ile batıl ayrımının çok net bir göstergesi değil mi?
★
MÜSLÜMAN DÜNYASI NİYE SESSİZ
Anlaşılmayan ise Müslüman dünyasının sessizliği.
Erbakan Hoca'nın dediği gibi,
“Ölen bir tek çocuğun vebalini, yedi sülaleniz alnını secdeden kaldırmasa da ödeyemeyecektir.”
Akıl, imanın ve İslam’ın emrinde en büyük nimettir; nefsin ve şeytanın elinde ise sebebi felakettir.
Tıpkı çağımızda olduğu gibi. Şeytanlar, akıllı telefonlarla 'akılsız nesiller' yetiştirip dünyamızı cehenneme dönüştürdü.
★
Yaratan, Kur’an’da, insanların doğruyu anlaması ve öğüt alması için gerçekleri çeşitli biçimlerde açıkladığını, ama çoğunun bunun yerine sadece kaçış yolları aradığını bildiriyor.
İnşallah, köprüden önce son çıkış olan bu olaylar insanların aklını başına getirir.
Vicdan susmaz, insanlık susmaz!
Selametle…