Rona Yırcalı, Ziyaettin Tan, Faruk Kula, Sami Gökdeniz, Ekrem Balıbek, Nevzat Özpelitoğlu, Seda Müstecaplıoğlu, İsmail Özgün, Abdül Baki Ataç, İsmail Akçay, Mesut Aşanel, Sedat Pekel, Ahmet Esmer, Ahmet Edip Uğur, Ali Nedim Güreli, Erhan Ortaköylü, Kamil Saka, M. Reşit Kıpçak, Cemal Öztaylan, Vural Görener, Nadir Karaağaç, Recep Gencer, İlhan Aytekin, Servet Tellioğlu, Özer Umdu, Emin Ermişler, Sıtkı Şeremetli, Tuna Aktürk, Ali İhsan Özbek, Aydın Ayhan, Fernur Süzen, Rifat Ababay, Avni Kocaman, Durgut Ergin, Mahmut Yavuz, Saffet Kayalı, Ayhan Aşan, Mehmet Bayyiğit, Nevzat Kırceylan, Demet Candemir, Ahmet Kula, Mehmet Mutlu, Hasan Aycın, Faruk Durukan, Mehmet Aşık, Bedriye Tunçsiper, Tamer Yiğit, Naim Durmaz, Nadir Örsel, Erdoğan Arıpınar...

Sevgili okur;

Bu isimlerin çoğunu sen de çok iyi tanıyorsun.

Kimi siyasetçi, kimi iş insanı, kimi yazar, kimi sporcu, kimi sanatçı, kimi esnaf, kimi bilim insanı...

Hepsi bu şehrin yetiştirdiği değerler. Kendi alanlarında önemli işlere imza attılar; bazıları ise hâlâ üretmeye, çalışmaya, şehrine katkı sunmaya devam ediyor.

Balıkesir ve ilçelerinde bu listeye eklenecek daha pek çok kıymetli insan olduğunu biliyorum. İstanbul'un üç katı büyüklüğündeki bir coğrafyada yaşıyoruz. Potansiyeli yüksek, insan kaynağı güçlü bir şehiriz.

Belki de Balıkesir'in yaşayan ve ebediyete intikal etmiş tüm değerlerini ortaya koyacak kapsamlı bir çalışma yapılmalı. Eksikler hep birlikte tamamlanabilir.

Peki böyle bir yazı nereden çıktı?

Çünkü bir hemşerimizi kaybettiğimizde ardından hep aynı cümleleri kuruyoruz:

"İyi insandı..."

"Çok kıymetli bir insandı..."

Bunu söylemek elbette güzel. Ama neden bunu yaşarken yapmıyoruz?

Doğdukları topraklara sosyal, kültürel ve ekonomik anlamda değer katan insanlara hak ettikleri kıymeti zamanında verelim.

Bu şehir için çalışanlara, üretenlere, ter dökenlere sahip çıkalım.

Bir insanın değerini anlamak için onu kaybetmeyi beklemek zorunda değiliz.

Ben, gördüğü hâlde göremeyenlerden olmak istemiyorum. Ya siz?

Peki ne yapacağız?

Çok basit.

Sahip olduklarımızın kıymetini yaşarken bileceğiz.

Bu şehrin değerlerini yaşarken ölümsüzleştireceğiz.

Menfaatsiz sevmeyi, vefayı ve hatırlamayı yeniden öğreneceğiz.

Not:

Bu satırları ilk kez bundan 9 yıl önce kaleme aldığımda Ahmet Edip Uğur, İlhan Aytekin, Hasan Eğinlioğlu, Mesut Aşanel, Sami Gökdeniz, Ahmet Esmer, M. Reşit Kıpçak ve Faruk Kula hayattaydı.

Bugün aramızda değiller.

Bizleri vefasızlığımızla baş başa bırakıp gittiler.

Giderek sertleşen, yalnızca kendi çıkarını gören bir toplum hâline gelirken diğerleri de sessiz sedasız aramızdan ayrılacak.

Belki bir gün, bu isimlerin bu şehirde yaşadığını bile hatırlayan kalmayacak.

Oysa mesele tam da burada başlıyor.

Kıymet bilmek...

Vefa göstermek...

Hatırlamak...

Şairin dediği gibi:

"Herkese vefalı olsaydı dünya, sıra mı gelirdi senin yaşamana?"

Yaşamına anlam katmak, gün geldiğinde geride iz bırakmak istiyorsan; kıymet bil.

Selametle.

8 Haziran 2026 | Balıkesir