BALIKESİR Ticaret Odası'nın şehrin soyal ve kültürel hayatına katkıları genç iş insanı Rahmi Kula dönemiyle beraber ivme kazandı.

Gençler, 6 bin üyesiyle ilimizin en büyük sivil toplum kuruluşuna yaraşır güzel işlere imza atıyor.

Kısır döngülerin içerisine çekilmek istenseler de, pek oralı olmamaları, asli işlerine yoğunlaşmaları hem takdire şayan, hem şehrin geleceği adına umut verici.

Balıkesir adının geçtiği, markasının olduğu her yerde Rahmi Kula ve ekibini görüyoruz.

Kimine öncülük, kimisine paydaşlık ediyorlar.

Odayı siyaset üstü tutmaları, mevzubahis Balıkesir olduğunda iktidarı ve muhalefetiyle kolkola girmeleri, gençlerin ayrı bir hüneri denilebilir.

Hani o kimi ağızların pelesenk ettiği "Balıkesir'de iki kişi bir araya gelip iş yapamaz" tabusunu da bu gençler "kent girişim" ile yerle yeksan etti.

Şehir için özlenen birlik-beraberlik havasının oluşturulması noktasındaki atılan adımların büyüyerek devam etmesi, yine bu şehrin yönetiminde söz sahibi olan isimlerin kabiliyetine, meziyetine, liderliğine bağlı.

Aslında herkes kendi alanına odaklanıp asli görevini iyi yapma gayretinde olsa, belki de iki ileri, bir geri gitmezdi şehir.

Neyse gençlerden umutluyum ben.

Bizlerin birbirimizi hırpalayarak heba ettiği enerjiyi, birbiriyle kenetlenerek yarattıkları sinerjiyi 10 numaralı şehrin dört tarafına yayabilir gençler.

O ışığı, Rahmi Kula'nın geçen Temmuz ayındaki basınla buluşmasında verdiği mesajlarda, koyduğu hedeflerde gördüğümü söyleyebilirim.

Örneğin, "Gıda Toptancıları ve İmalatçıları Sitesi Projesi" Tarımın Başkenti, Türkiye'yi Besleyen Şehir mottosuna yakışan hedef bence.

Büyükşehir ile ilçe belediyeleri ve milletvekillerimizin de bu işin bir kenarından tutmasıyla Balıkesir tam manasıyla Türkiye'nin en büyük gıda üssü olabilir. Edremit, Gönen ve Bigadiç'te Tarıma Dayalı Organize Sanayi Bölgeleri kurulduğu dikkate alınırsa, bizim şehrin öncelikli konularından biri GIDA ÜSSÜ olduğu aşikardır.

Yapacak çok işi var bu şehrin.

Kısır döngülere ayıracak vaktiyse hiç yok.

Balıkesir, görülmek istenmese de hemen her alanda son 20 yıldır müthiş değişim ve dönüşüm yaşadı.

2000'li yılların başındaki Balıkesir'le bugünkü arasındaki fark başdöndürücü.

Hız kesmeden devam ediyor değişim.

Hayalini kurduğumuz "Dünya Şehri Balıkesir" hedefinin yakalanması için yeni dönemde de kesintiye uğramadan sürmeli.

Ticaret Odası, bu değişime hem ekonomi, hem de sosyal kültürel alandaki faaliyetleriyle üzerine düşeni yapma gayretiyle destek veriyor.

Başta üyeleri olmak üzere şehir insanına da moral motivasyon aşılamaya, değerlerine sahip çıkıp, onların bilgi birikimlerinden yararlanmaya, gelecek nesillere taşımaya özen gösteriyor.

Cumhuriyetimizin 100.Yılı etkinlikleri kapsamındaki “Balıkesir’de Ticaretin Yüzyılı” paneli bunlardan biriydi.

Şehrin yaşayan efsanelerine dönüşen eski belediye başkanı Ziyaettin Tan, uluslararası ekonomi dünyasında sözü dinlenen Rona Yırcalı, fotoğraf ve karikatür sanatının güleryüzlü usta objektifi Ahmet Esmer ile kız istemeye giden hemen her Balıkesirli'nin kapısını çaldığı şekerci Orhan Günvaran mesleki deneyimlerini, düne ait anılarını, geleceğe dair düşüncelerini Ticaret Odası'nın gençlerden oluşan meclis üyeleriyle paylaştı.

Her birini tarifsiz heyecan ve can kulağıyla dinledim.

Bu arada söyleşinin moderatörlüğünü üstlenen adaşım Ramazan Karaca'yı da ilk kez az konuştuğu bir programı başarıyla yönettiği için tebrik ederim.

Nasıl ki, Cumhuriyetimizin 100. yılı vesilesiyle Ziya Tan, İlyas Yılmaz, Mahmut Yavuz ve Fahri Ermişler'i aynı hedef doğrultusunda kamera karşısına geçirip hem ülke, hem şehir için "yek yürek" mesajı vermişse Ticaret Odası, şehrin ticari ve sosyal yaşamında iz bırakan Rona beyi, Foto Esmer'i, Şekerci Orhan'ı ve Ziya başkanı bir aya getirerek, şehrin sosyal, kültürel yaşamına karşı olan sorumluluğunu da yerine getirmiştir.

Okuduğunuz satırları yazmama ilham veren, burada sayamayacağım kadar sıfatları bulunan sayın Rona Yırcalı oldu.

"Anadolu Beyi" ve "Balıkesir'in Dünyaya Açılan Yüzü" diye lanse ederek yüzlerce haberini yaptığım Rona beyi dinlerken, bir an için kendimi 90'lı yıllardaki Balıkesir Sanayi Odası Meclis Toplantısında gibi hissettim.

Sn.Yırcalı, hem Sanayi Odası, hem Milletlerarası Ticaret Odası, hem DEİK İcra Kurulu, hem TOBB başkanı vb. sıfatlarla kürsüye çıkar, yerel, genel ve uluslarası konular üzerine enteresan tespitlerde bulunur, öneriler getirirdi.

Balıkesir’de Ticaretin Yüzyılı” söyleşisi için kürsüye çıktığında Yırcalı, lâf arasında iğneleyici ifadeler kullanarak geçmişteki performanslarından birini sergiledi.

Kuvayi Milliye'den başlayıp, şehrin ticaret yaşamına dair çarpıcı bilgileri, vesika niteliğindeki fotoğraflar eşliğinde paylaşan Rona bey, iki konuda beni hayrete düşürdü!

Bizim şehrin bugünüyle ilgili kurduğu cümleler, beni bundan 20 yıl öncesine, 2023'e götürdü.

AK Parti iktidarının yeni aylarıydı. Merhum Kemal Unakıtan Maliye Bakanıydı. Şimdiki Büyükşehir Belediye Meclisi salonunda şehrin ileri gelenleriyle buluştu. Herkes oradaydı. Balıkesir'in şehirler arası ulaşımı berbat, OSB'si otlak, şehir kasaba gibiydi. Söz alan herkes yalvar yakar ifadelerle yardım istiyordu rahmetliden .

Merhum herkesi tek tek dinledi, sonra Balıkesirliler'e bakın ne tavsiyesinde bulundu.

Daha dün gibi kulaklarımda çınlıyor kurduğu o cümleler.

Unutulmaması ve şehrin yarınlarına not olarak bırakılması gereken o sözlerden önce. sayın Rona Yırcalı'nın 23 yıl sonra neler anlattığını sizlerle paylaşmam gerekiyor.

Konu Balıkesir, mevzu derin, gazete köşesinde bize ayrılan sütun az.

Yarın devam edelim.

ticaret-odasi-soylesi-rona3

ticaret-odasi-soylesi-rona

ticaret-odasi-soylesi-rona2

....