Eğer o günlerde birbirimizin ayağına çelme takma hastalığımız nüksetmeseydi, belki de Vali Alaaddin Yüksel’in hayalini kurduğu gibi bugün de Süper Lig’de olur, hatta Avrupa kupalarında Balıkesir Atatürk Stadı’nda dev takımlarla boy ölçüşürdük.
Hiç unutmam, 90’lı yılların sonlarıydı.
Balıkesirspor Kulübü sahipsizdi.
Bir avuç gönüllünün çabalarıyla ayakta duruyordu.
Gelir neredeyse sıfırdı, kulüpte yemeğin çıkmadığı günler yaşanıyordu.
“Asiye nasıl kurtulur?” misali, geniş katılımlı bir toplantı düzenlemiştik.
Salih Tozan Kültür ve Sanat Merkezi’nde gerçekleşen bu toplantıya şehrin tüm dinamikleri tam kadro katılmıştı.
O dönemin valisi Alaaddin Yüksel de aramızdaydı, “Balıkesirspor nasıl ayakta kalır?” sorusuna yanıt aramak için bizimle kafa yordu.
★
Kürsüye çıktığında, dersine iyi çalıştığı her halinden belliydi.
Kulübün kuruluş yıllarındaki coşkuyu, heyecanı yansıtan eski gazete manşetlerini tozlu raflardan bulup çıkarmış, salondakilere göstermişti.
Anımsadığım kadarıyla halen kulaklarımızda yankılanan şu sözleri sarf etmişti:
“Bakın bu gazete manşetlerine! Bu güzel şehir neler başarmış, tüm kesimleriyle bir olup ayağa kalkmış. Günlerce susmamış, hakkını aramış.
Sizler kulübün sahipsizliğinden, amatöre düşeceğinden yakınıyorsunuz. Ben öyle düşünmüyorum.
Yılgınlık yok, umutsuzluk yok!
Balıkesirspor’un bir gün Barcelona, Real Madrid, Bayern Münih ile oynayacağı günleri hayal ediyorum. Birlik olunduğunda bu hayal gerçeğe dönüşür. Balıkesirliler’e karamsarlık, pes etmek yakışmaz!”
★
Bizler Balıkesirspor’un yarınlarını göremezken, o bize büyük düşünmeyi, ufuk açmayı öğretiyordu. Vizyoner bir bakış sunuyordu.
Nitekim Balıkesirspor düştü, kalktı, küllerinden doğdu ve Süper Lig’e kadar yükseldi.
Eğer o günlerde birbirimizin ayağına çelme takma hastalığımız nüksetmeseydi, belki de Vali Alaaddin Yüksel’in hayalini kurduğu gibi bugün de Süper Lig’de olur, hatta Avrupa kupalarında Balıkesir Atatürk Stadı’nda dev takımlarla boy ölçüşürdük.
★
Hep dediğim gibi,
Bizim şehir iki ileri bir geri giden bir mehteran bölüğüne benziyor.
Belki de o büyük hayallere ulaşma vakti henüz gelmedi.
★
Özetle, bir terzinin evladı olarak dünyaya gelen, babasının yanında çıraklık yaparak büyüyen Alaaddin Yüksel, sadece iyi bir devlet adamı değil, aynı zamanda vizyoner, hedef gösteren, ufuk açan bir valiydi.
Onu her zaman saygıyla anacağız.
Biz ondan razıydık, Rabbim de razı olsun.
Ailesine ve sevenlerine başsağlığı dilerim.

Ruhu şad, mekanı cennet olsun.
Selametle...