Tarım ve hayvancılığın merkezi olan şehirde gıda ürünlerinin yerel üretici yerine başka illerden temin edilmesi çelişki değil mi? Süreç belediye yönetimi ve kurumlar üzerindeki soru işaretlerini büyütüyor. Olan Ahmet başkanın karizmasına oluyor! nasıl mı, hemen anlatayım..

Sokakta, evde, iş yerinde…

Nereye kulak kabartsanız aynı konu dönüp dolaşıp oraya geliyor: “Yakın Mutfak”lar için yapılan gıda alımı.

Mesele basit ama bir o kadar da düşündürücü.

Ağrı’nın Eleşkirt ilçesindeki bir toptancı, 22,5 milyon liralık ihaleyi alıyor ve Balıkesir’e et, süt, peynir gönderiyor.

Üstelik her şey yasalara uygun.

Zaten kimsenin “ihale usulü” üzerinden bir itirazı yok. Sorulan soru çok daha net ve sade:

Balıkesir gibi tarım ve hayvancılığın başkenti sayılan bir şehirde, et, süt, peynir, tarhana, bulgur neden yerel üreticiden temin edilmez?

Üstelik bu daha önce yapılmış. BAGYAŞ geçmişte bunu başarıyla uygulamış.

Yasal bir engel de yok.

O halde sadece “Esnaf Daire Başkanlığı” kurmakla yerel esnafa gerçek anlamda bir destek sağlanmış oluyor mu?

Bir yandan Balıkesir’in eşsiz ürünlerini dünyaya tanıtmak için “gastrofest” düzenleyeceksiniz, diğer yandan 1600 kilometre öteden bu şehrin insanına et, süt, peynir getirteceksiniz.

İtiraf edelim, ortaya çıkan tablo en hafif tabiriyle çelişkili.

Balıkesir Benim Ailem” ve “Balıkesir Emanettir” söylemlerine samimiyetle inananların zihninde bugün başka bir soru daha oluşmuş durumda;

Acaba karar mekanizmalarında, şehri tanımayan, sokaklarında yürümemiş, havasını solumamış, insanını hakiŕ gören bürokratların etkisi mi var?

İster bilinçli ister farkında olmadan, bu süreç Sayın Ahmet Akın’ın siyasi itibarını yıpratabilecek bir zemine dönüşüyor.

Ama mesele sadece bununla sınırlı değil.

Asıl dikkat edilmesi gereken yerlerden biri de BASKİ.

Kurumun işleyişine bakıldığında, sanki büyükşehirin bir parçası değil de kendi başına ayrı bir özerk yapı gibi hareket ettiği yönünde ciddi bir algı var.

Özellikle Körfez bölgesindeki işler yakından incelenmeli.

İhaleler kime veriliyor, hangi şartlarda veriliyor, maliyetler gerçekçi mi, ödemeler nasıl yapılıyor…

Yoksa bu bahattin emmi işi yakacak ortalığı..

Kamuoyunda dolaşan iddialar, dilden dile akan rakamlar yabana atılacak gibi değil..

Toplumda giderek yaygınlaşan bir kanaat var:

Ahmet Akın iyi ama çevresi kötü.”

Eğer gerçekten öyleyse, şu soruyu sormak kaçınılmaz:

Madem çevresi sorunlu, neden hâlâ aynı kadrolarla yola devam ediliyor?

Zincirleri kırmak bazen zor ama gereklidir. Aksi halde o zincirler zamanla yük olur.

Görünen o ki bazı fırsatlar kaçırıldı.

O tren bir daha aynı durakta durur mu, bilinmez.

Allah Sayın Başkan’ın yardımcısı olsun.

Dua etsin de Mayıs hayırlısıyla gelsin.

Selâmetle…

#21Nisan #RamazanDemir #KendimeNotlar #Balıkesir