Değerli okurlar son aylarda siyaset kurumunun davranışlarını ve açıklamalarını büyük bir hayret ve şaşkınlıkla ağzımız açık izliyoruz. Doksanlı yıllarda en ünlü dönme Bülent ablamızdı. Şimdilerde maalesef Bülent ablamıza katmer katmer fark atan siyasetçilerimiz var.
Tarihte gördük ki kitlesel dönmeler Lut kavmi gibi helak olmuşlardır, buradaki kitlesel dönüşünde akıbeti bellidir, helak kaçınılmaz. Keşke doksanlardaki en ünlü dönmenin Bülent ablamız olduğu o günlerde kalabilseydik. Artık gündemimize yavaştan gelelim.
Marksist, Leninist ve uç sol bir yapıda kurulan terör örgütü pkk hiçbir zaman çoğunluğu sağ kökenli Müslüman kürt kökenli vatandaşlarımızın temsilcisi olamamıştır.
Terörsüz Türkiye adında bir süreç başlatıldı ve içerisinde ne olduğunu kimse bilmiyor ama süreci eleştirenler her şekilde "vatan haini" ilan ediliyor.
Sürecin başlangıcını pkk terör örgütü on beş kaleşnikofu olimpiyat meşalesi gibi yakarak kutladı. Bu tarihe kadar teslim olan terörist ya da silah bırakan pkk, pyd, vb. örgüt uzantıları görülmedi.
Ne terörün, ne teröristin ne anlama geldiğini bilmeden sürece deliler gibi alkış tutanlara tavsiyem şu olsun;
Dağdan indireceğiniz topluma kazandırmak istediğiniz eline silah almadığını iddia ettiğiniz teröristlerden evlerinize birer ikişer alın besleyin bakalım ne öğreneceksiniz. Bence süreci destekleyenlerin evlerine dağıtılmalı bu teröristler, çok isabetli olur. Sarılıp kucaklaşsınlar birbirlerinden faydalansınlar. Baş tacı yapsınlar size yakışır.
Bazı siyasi otorite sahipleri tescilli bebek katilinden barış güvercini çıkarmak için var güçleriyle çaba sarf ediyor. Her geçen gün çıtayı arttırıyorlar son olarak STATÜ talep ettiler. Sanırım Cumhurbaşkanı yardımcılığı, Genel Başkan vb. statü isteniyor.
Önceden ağızlarına pelesenk olan BEBEK KATİLİ kelimeleri artık kendi kitlelerine yasaklanmış durumda. Şu anda bu çürümüş siyasi kitlelerin hiçbir il ,ilçe başkanı ve yöneticisi İMRALIDAKİ TESCİLLİ BEBEK KATİLİ kelimelerini kullanamaz. Aksi halde partisinden atılır.
Emperyalist ve Siyonist güçlerin maşası pkk ve kollarını meşru zemine oturtma çabaları, bebek katili imralı canisine statü talep edilerek her geçen gün Türk Milletinin sabrını zorlamaya devam ediyor.
Baştan peşin söyleyeyim, herkim ki Siyonist insan müsveddelerini aklamaya çalışıyorsa binlerce Şehit ve Gazinin, sivil asker devlet görevlisinin kanını akıtan bu Emperyalist maaşlarının suçlarına ortak oluyor.
Bebek katillerine ortak olanlar, aklamaya çalışanlar, er geç bu millete hesabını verecektir.
Devran döndüğünde hem bu Dünyada hem öteki dünyada iki elimiz iki yakanızda olacak bunu böyle bilin.
Kırk yıldır Irak, Suriye, İran ve Türkiye Cumhuriyeti’nde yaşayan her canlıya, herhangi bir etnik kimlik gözetmeksizin, kadın, erkek, çocuk demeden katleden, ormana, doğaya zarar veren, insani hiçbir duygu taşımayan, küresel Emperyalist güçlerin besleme maşası, tarihi bir politika değişikliğine gidiyor. Bu politikanın BOP projesiyle alakası olmaması imkânsız.
Terör örgütünün akıl hocaları onu besleyen ağababaları belli ki şöyle bir karar almış;
Örgüte para kazandırmak için esrar eroin gibi her türlü uyuşturucu madde, insan kaçakçılığı, tehdit, şantaj gibi bütün illegal işleri yapan, kundaktaki bebeklere bile haince kurşun sıkabilen, birçok devletin terör örgütü olarak tanımladığı kirli ismi PKK’dan kurtulma zamanı geldi.
ABD, Avrupa Birliği ülkeleri, dünyanın öbür ucundaki Yeni Zelanda’ya kadar devletlerin terör örgütü olarak tanımladığı PKK artık bu kirlenmiş isminden kurtularak ne kadar kaldıysa militan ve silah gücünü PYD-YPG gibi dünyada terör örgütü olarak görülmeyen yeni temiz isminin altına girecek.
PKK Silah bırakmıyor. Terör örgütü Uluslararası camiada terör örgütü olarak tanınan PKK isminden kurtularak kabuk değiştirip, Uluslararası alanda legal isimler altında faaliyetlerine devam etmek için eski kirli kabuğundan kurtuluyor.
Bu işi tek başına yapamaz, tabi ki arka planda başta ABD, İsrail olmak üzere emperyalist ülkeler var ve tabi ki bir de ülke içindeki işbirlikçiler.
Eğer gerçek bir silah bırakma, teslim olma, örgütü lav etme olsaydı, silahların bırakılacağı militanların teslim olacağı yerler belli olurdu. Türkiye Cumhuriyeti mahkemelerinde yargılanan teröristler suça karışan karışmayan uygun kararlarla serbest kalır ya da hapse girerdi.
PKK bir terör örgütüdür. Avrupa ülkelerinin çoğu, ABD, Kanada ve Avustralya gibi birçok ülkenin terör örgütleri listesinde yer almaktadır. Avrupa Birliği de PKK’yı 2004 yılında terör örgütü olarak tanımıştır.
1984 yılında başlayan eylemlerden itibaren on binlerce kişinin hayatını kaybetmesine neden olan terör örgütü PKK, Marksist-Leninist ve etnik ayrılıkçılık temelli bir ideolojiye sahiptir.
Eylemlerinde sivil, asker, polis, kadın, çocuk ayrımı gözetmemekte, tedhiş duygusu yaratmaya çalışmaktadır. Terör örgütü, haraç, silah ve uyuşturucu kaçakçılığı gibi faaliyetlerde de bulunmaktadır.
PKK’nın çocukların kaçırılarak zorla silahaltına alınması konusunda da suç dosyası kabarıktır. Terör örgütlerinin aynı zamanda örgütlü suç eylemlerinde bulundukları ve bu yolla terör finansmanı yoluna gittikleri hususunda PKK eylemleri somut örnekler sunmaktadır. Terör örgütünün söz konusu faaliyetleri bağımsız uluslararası raporlara da yansımış durumdadır.
Ve maalesef ki;
Sanki Güvenlik Güçlerimiz terörle mücadele de başarısız olmuş gibi, eli kanlı terör örgütü liderinden, medet umar şekilde Gazi Meclisimiz çatısı altında konuşturulmasını isteyen siyasetçilerimiz var. Fikir sahipleri ile destekleyenleri kınıyor ve lanetliyorum.
Dünyanın hangi ülkesinde tescilli teröristin Millet Meclisinde konuştuğu görülmüş? Bilen duyan varsa söylesin.
’’ Kürt sorunu’’ diye bize sözü edilen şey küresel emperyalist bir dayatmanın adıdır. Türk Milletini bölmenin, Türkiye’yi parçalamanın adıdır.
Küresel emperyalist güçler Irak’ın Kuzeyinde, Suriye’nin kuzey doğusunda kürt bölgeleri oluşturmuş durumda.
Başta ABD ve İsrail olmak üzere, İran’ın kuzeyinden, Irak’ın kuzeyinden, Suriye’nin kuzeyinden ve Türkiye’nin doğu Güneydoğusundan parça kopararak manda bir kürt devleti kurma çabaları devam ediyor.
Bazı kişilerin öngörüsüne göre Türkiye’yi Federe bir yapıya dönüştürerek yeni kurulacak manda kürt devletini de buraya akuple etmek istiyorlar.
ABD’nin Sömürge Valisi gibi davranan Ankara Büyükelçisi Tom Barrack’ın hadsiz konuşmalarına bakılacak olursa teoriyi destekler nitelikte, buna bir de bizimkilerin Türk, Kürt, Arap diye yeni tanımlar türetmesine bakıldığında yine teorinin desteklendiğini görüyoruz.
Egemenlik Kayıtsız Şartsız Milletindir. Eğer sizde o yürek varsa, koyun milletin önüne sandığı referanduma götürün teröriste AF çıksın mı çıkmasın mı? Millet karar versin.
Sizleri yüce Türk Milleti affetmeyecektir.
Türkiye Cumhuriyeti Devleti, Ülkesi ve Milletiyle bölünmez bir bütündür.
Bütün Dünya ülkelerinin terörist olarak tanıdığı kırk bin vatandaşımızın katilini, pkk’ nın elebaşına nasıl olur da UMUT hakkı istersiniz? Nasıl olurda Milletin Meclisine çıkarmaya cüret edersiniz? Hiç Allahtan korkmaz, kuldan utanmaz mısınız?
Siyasi görüş ayrılıklarımızı bir kenara bırakarak bütün halkımızı bu konuda duyarlı olmaya çağırıyorum.
Bütün dünyada terör örgütü olarak bilinen bir örgütün elebaşının;
-
Hapishaneden çıkartılamaz ve ev hapsine alınamaz.
-
Türkiye Büyük Millet Meclisi ( Gazi Meclis’e) asla ayak bastırılamaz.
-
Eli Kanlı Teröristlere Genel Af çıkartılamaz.
Sayın Süleyman Soylu'nun dediği gibi;
Terör örgütünden ahlak bekleyen AHMAKTIR.
Terör örgütünden hukuk bekleyen acaba bir şey olur mu? diye ona yaslanan hain oğlu haindir.
Sayın Cumhurbaşkanımızın dediği gibi;
Ya silahlarını gömecekler ya da silahları ile gömülecekler.
Ağzı mühürlenmiş, çürümüş, kokuşmuş, aşağıdaki cümleyi söyleyemeyen siyasetçilere inat;
Pkk terör örgütüdür, ele başı BEBEK KATİLİ bir canidir, BEBEK KATİLİ bir canidir, BEBEK KATİLİ bir canidir.
Kahraman Şehitlerimizi saygıyla rahmetle anar, Gazilerimize esenlikler dilerim.