Irak’ta bir heykelin yıkılışıyla başlayan alkışlar, yıllar süren acıya ve pişmanlığa dönüştü. Tarih bir kez daha gösterdi ki, vatanın değeri çoğu zaman onu kaybettikten sonra anlaşılır. Ortadoğu'da bugün benzer bir oyun İran'da ikinci kez sahneleniyor. Bir yanda vatanı savunanlar, diğer yanda göbek atanlar.. Filmin sonuna merak edenler okusun..
Bazen tarihin en büyük hataları, insanların en büyük alkışları arasında yapılır.
Kalabalıklar çoğu zaman gerçeği değil, kendilerine anlatılan hayali alkışlar.
2003 yılında Bağdat’ta yaşanan bir sahne bunun en çarpıcı örneklerinden biridir.
ABD ordusu şehre girdiğinde bazı Iraklılar onları kurtarıcı gibi karşıladı.
Sokaklarda alkışlar vardı, kameralar vardı ve sembolik bir an… Saddam Hüseyin’in heykelinin yıkılması.
★
O gün bir Iraklı iş adamı eline balyoz alıp heykeli yıkanlardan biri olduğunu yıllar sonra anlatırken şunu söylüyordu:
“O an özgürlük getirdiklerini sandık. Meğer yıktığımız sadece bir heykel değilmiş; kendi ülkemizin onuruymuş.”
Heykeller yıkıldı…
Ama ardından şehirler de yıkıldı.
Barış, demokrasi ve özgürlük vaatleri kısa sürede yerini bombalara, açlığa ve kaosa bıraktı.
Dün alkışlayan insanlar bir anda “terörist” ilan edildi.
Sokaklar cesetlerle doldu, milyonlarca insan evsiz kaldı, bir ülke yıllarca sürecek bir karanlığın içine sürüklendi.
★
Yıllar sonra aynı kişi büyük bir pişmanlıkla şunu söylüyordu:
“O gün nefretle vurduğum o heykeli yeniden dikmek için her şeyimi verirdim.”
★
Bu Irak anısı bugün aklıma durduk yere gelmedi.
Çünkü Ortadoğu yine cehennem yeri gibi…
Kan, gözyaşı ve acı bitmiyor.
Son duraklardan biri olan İran da karıştırıldı.
Yine çocuklar, yani en masum olanlar ölüyor.
Ama dünyanın büyük liderlerinin kılı bile kıpırdamıyor. Bu zaten alıştığımız bir tablo.
İnsanın yüreğini asıl parçalayan ise başka bir şey..
Ülkesi yangın yeri iken göbek atanlar, katilleri kahraman diye alkışlayan bazı İranlıları görmek…
★
Bunun en büyük sebebinin kendi tarihini bilmemek olduğunu düşünüyorum.
Eğer bilseler; Şah’ı deviren aklın, Humeyni’yi de sahneye çıkaranın da, Ortadoğu’yu bugün ateşe atanların da çoğu zaman aynı zihniyet ve aynı güç odakları olduğunu görmezler mi?
Kendi ülkesi yanarken, çocuklar ölürken insan nasıl sevinir? Nasıl alkış tutar?
İşte o zaman insanın dilinden şu dua dökülüyor:
“Rabbim içimizdeki beyinsizlerin işledikleri yüzünden bizi helâk edecek misin?"
Allah kimseyi kendi ülkesinde yaşanan felaketlere sevinecek kadar alçaltmasın.
★
Çünkü vatan dediğimiz şey; üzerinde yaşadığımız topraktan çok daha fazlasıdır.
O, onurumuzdur, geçmişimizdir ve geleceğimizdir.
İstiklal ve İstikbalimizdir.
Ve tarih bize şunu defalarca gösterdi.
Vatan elden gittikten sonra gelen pişmanlığın hiçbir faydası olmaz.
Ez cümle;
İçimizdeki İrlandalılar hiç kıpraşmayın, aklınızı devşirin!