Geçtiğimiz günlerde elim bir kaza sonucu aramızdan ayrılan Fahrettin Şener’in ardından, Akın Kooperatifi şoförlerinden Ramazan Saç, bana duygu yüklü bir mektup gönderdi. Farklı düşüncelere rağmen kurulan güzel bir dostluğun hikâyesini anlattığı bu mektubu, kendisinin isteği üzerine sizlerle paylaşıyorum.

Bu vesileyle değerli ağabeyim Fahrettin Şener’e Allah’tan rahmet, ailesine, yakınlarına ve tüm sevenlerine sabır diliyorum…

1983'den beri Akın Koop'ta yolcu taşımacılığı yapıyorum.

1987 yılında da Balıkesir-Bandırma hattında kamyonculuğa başladım.

Boş zamanlarımda kitap okumayı severim.

Değerli abim Fahrettin Şener de o yıllarda Köy Hizmetleri’nde çalışıyordu. Okuduğum kitaplar genellikle minibüsün ön kısmında dururdu.

Bir gün, Fahrettin Şener minibüste oturmuş, kitabımı inceliyordu.

Sonra bana döndü: ‘Okuyabilir miyim?’ dedi. ‘Tabi ki, abim,’ dedim.

Balıkesir'den Susurluk'a kadar kitabı dikkatle okuyup, inceledi.

Susurluk'ta yolcuları indirince, kitap elinde bana döndü: ‘Hep bu tarz kitaplar mı okursun?’ ‘Evet abim,’ dedim.

O gün siyasi görüşümüzün farklı olduğu ortaya çıktı.

Zamanla o beni kendi tarafına çekmeye çalıştı, ben onu kendi tarafıma. Birbirimizi bir türlü ikna edemedik ama iki iyi dost olduk.

Minibüsüme her gelişinde kitaplarımı okurdu, şakalaşırdık, sohbet ederdik.

Emekli olduğunda karavanla ya da bisikletle önce Türkiye'yi, sonra yurt dışını gezmek istediğini söylerdi. Ben ‘Abim, bisikletle olmaz,’ derdim. Gülerdi: ‘Azim, azim! Yaşarsak görürsün!’ derdi. Ve gerçekten emekli olunca bu hayallerini gerçekleştirdi.

Bir gün kamyonla Kınık ilçesine pancar yüklemeye gidiyordum.

Savaştepe-Karacalar mevkiinde kaza yaptım.

Şükür, bende bir şey yoktu ama kamyon ağır hasarlıydı.

Kurtarıcı istedim, fakat yoğunluktan bir türlü gelemedi.

Saat 15.00 gibi önde eskort aracı, arkada Köy Hizmetleri’ne ait kepçe yüklü bir tır geçti. Sarıbeyler'de kepçeyi bırakıp geri dönerlerken, Fahrettin abim beni fark etti. Hemen durdu. İndik, sarıldık. ‘Hayırdır Ramazan gülüm?’ dedi.

Durumu anlattım.

Hemen müdürünü aradı, mağduriyetimi iletti. Ardından arkadaşlarıyla birlikte tıra binip Sarıbeyler’den kepçeyi alarak geri geldiler ve aracımı bulunduğu yerden çıkarmama yardımcı oldular.

Abim, ücret nedir?’ dedim. Güldü. ‘Olur mu öyle şey, görevimizi yaptık,’ dedi.

En azından mazot parasını alın, benim yüzümden mesainiz uzadı,’ dedim. ’Olmaz öyle şey, sen rahat ol,’ dedi.

İşte Fahrettin Şener böyle bir insandı.

Dostluğumuz ve arkadaşlığımız yıllar boyunca devam etti.

Farklı düşündük ama hep dost kaldık. Görüşü ne olursa olsun, Fahrettin abi Susurluk'unu seven, vatanını seven, tuttuğunu koparan, azimli bir insandı.

Onu böylesine ani ve acı bir kazayla kaybetmenin derin üzüntüsü ve yası içerisindeyim.

Allah rahmet eylesin. Mekânın cennet olsun, Fahrettin Şener abim.

Ramazan Saç.”