Geçmişte “Cambaza bak” dediler.

Milletin milyarlarca dolarını iç ettiler.

Kamu bankalarının içini boşalttılar.

Aynı zamanda dindarlığı da boşaltmaya çalıştılar.

Sahte şeyhler üzerinden ahlaksızlık yaptılar.

Dindarları töhmet altında bıraktılar.

Son günlerde yine bir oyun sergileniyor.

Bu kez ekonomi üzerinden yeni bir proje yürütülüyor.

Geçmişte yaşananlardan ders alınmıyor.

Değerler erozyonu hız kazanıyor.

★

En çok şuna yanıyorum:

Bu ülkenin insanı çok badireye göğüs gerdi.

Çok kandırıldı.

Çok aldatıldı.

Çok soyuldu.

Yazık…

Milletin alın terine yazık.

Emeğine yazık.

Kesin çözüm şart.

Günümüzde kamu gücü ve imkanları kullanılarak haksız kazançlar önlenmeye çalışılıyor.

Ama vatandaş nezdinde karşılık bulmuyor.

Peki ne yapılmalı?

Cevabı Hazreti Süleyman’a (as) atfedilen bir hikâyede buluyoruz.

★

Bir gün yaralı bir kuş Hz. Süleyman’a gelir.

Derviş hırkası giymiş birinin kanadını kırdığını söyler.

Hz. Süleyman dervişi huzuruna çağırır.

Sorar:
“Bu kuşun kanadını kırmışsın. Neden?”

Adam savunur:
“Sultanım, avlamak istedim. Kaçmadı. Yanına gittim, yine kaçmadı.
Teslim olacağını sandım. Üzerine atladım.
Kaçmaya çalışınca kanadı kırıldı.
”

Hz. Süleyman kuşa döner:
“Bu adam da haklı. Sen niye kaçmadın? Sinsice yaklaşmamış. Hakkını savunabilirdin. Şimdi şikâyet ediyorsun!”

Kuş cevap verir:
“Efendim, üzerinde derviş hırkası gördüm. Onun için kaçmadım.
Avcı olduğunu bilseydim hemen kaçardım.
Derviş hırkası giymiş birinden zarar gelmez sandım.
Allah’tan korkar diye düşündüm
.”

★

Hz. Süleyman kuşu haklı bulur.

Emreder:
“Kuşun kanadının kısası olarak bu adamın kolunu kırın!”

Kuş itiraz eder:
“Sakın yaptırmayın!”

“Neden?” diye sorar Hz. Süleyman.

Kuş der ki:
“Kolunu kırarsanız iyileşir. Yine aynı sinsiliği yapar.
En iyisi üzerindeki derviş kisvesini çıkarttırın.
Çıkarttırın ki, benim gibi o kıyafete güvenen kuşlar bir daha aldanmasın.
”

★

İşte bugün de aynı durumdayız.

Adalet, insanların sıfatlarına göre değil, yaptıklarına göre tecelli eder.

Bir makamın gölgesine sığınmak suçsuzluk belgesi değildir.

Bir siyasi hareketin içinde olmak dokunulmazlık sağlamaz.

Dindar görünmek günah işleme ruhsatı değildir.

Devlete yakın olmak emanete el uzatma hakkı hiç değildir.

Kim milletin malına el uzatıyorsa, kim kamu gücünü kendi menfaatine kullanıyorsa, kim insanların inancını ve güvenini istismar ediyorsa; hırkasını çıkartıp gerçek yüzüyle ortaya konulmalıdır.

Derviş kılıklı, şeyh kılıklı, ehlullah kılıklı madrabazların üzerindeki hırka çıkartılmalıdır.

Adalet duygusu ancak böyle sağlanır.

★

Bunu yapacak tek güç Recep Tayyip Erdoğan.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın geçmişte üstlendiği siyasi mücadelelerin önemli bir bölümü bugün hâlâ Türkiye'nin siyasi hafızasında taptaze.

Askeri vesayetle mücadele etti.

15 Temmuz darbe girişimini püskürttü.

Devletin içerisindeki paralel yapılanmayı yerle yeksan etti.

Başörtüsü yasağını kaldırdı.

Ayasofya’yı açtı.

Türkiye’ye bir Türkiye daha kattı.

PKK sorununu çözdü.

Şimdi önündeki en büyük sınavlardan biri de vatandaşın “Devlet benim hakkımı koruyor” duygusunu yeniden ve güçlü biçimde tesis etmek.

Hiç şüphesiz ekonomideki madrabazların hırkasını çıkartıp ülkeyi felaha kavuşturacak tek isim Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'dan başkası değildir.

Bekleyip, yaşanacakları hep birlikte gördükten sonra; "İyi ki Erdoğan var." diyeceğinizden şüphem yok.

Selametle...

#01Ekim #RamazanDemir #KendimeNotlar #Balıkesir