2011 Yılı, Kültür Bakanlığı tarafından verilen isabetli bir kararla, vefatının 75. yıldönümü münasebetiyle, “Mehmet Akif Ersoy Yılı” olarak ilan edildi. Bu anlamlı kararı, geçen yılın sonlarında bizzat Başbakan Erdoğan açıklamıştı. Bu kapsamda şehrimizde de yıl boyu çeşitli faaliyetler yürütülüp geldiBunlardan birkaçını sıralarsak:

Valilik, Belediye ve Balıkesir Üniversitesi işbirliğinde uluslararası bir sempozyum düzenlenmesi; Balıkesir Anadolu Lisesinde, Balıkesir Üniversitesinden 2 ayrı öğretim üyesinin ayrı ayrı tarihlerde “M. Akif” konulu konferanslar vermesi, ayrıca yine aynı okulda “M. Akif ve Resimlerle Çanakkale” konulu bir resim sergisi açılması…

Bilindiği üzere, daha önce de “Çanakkale Şehitlerine” manzumesiyle Türk’ün yenilmezliğini ve kahramanlığını dünyaya haykıran “İstiklal şairi Mehmet Akif Ersoy”un cenazesi 1936’da, gösterişsiz ve nümayişsiz bir merasimle, o zamanki Devlet ricalinin vefasızlığını ortaya koyarcasına ve Yunus’un ifadesiyle “Bir garip ölmüş diyeler” mısraları reva görülürcesine toprağa verilmişti. Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin 1. Dönem milletvekilleri olarak, Balıkesir’in övünç kaynağı H. Basri Çantay’la birlikte 3 yıl Ankara’da Tacettin Dergâhının misafirhanesini paylaşan M. Akif Ersoy’un Hakk’a yürüyüşünün üzerinden 75 yıl geçmiş.

Daha önceki bir köşe yazımda; Milli Mücadele yıllarında, H. Basri Çantay tarafından şehrimize davet edilen M. Akif Ersoy’un Zağnos Paşa Camiinde verdiği, (kayıtlara “Balıkesir Vaazı” (23 Ocak 1920) olarak geçen) hitabesinden söz etmiş; yazımın sonunda da, bu hitabenin Cami bahçesinin uygun bir köşesinde, uygun bir düzenlenmeyle halkın ilgisine sunulmasını önermiş, bunun bir vefa borcu olduğunu vurgulamıştım. Söz konusu Hitabe( Vaaz); önce Mustafa Necati ve Vasıf Bey Çınar beylerin öncülüğünde çıkan “İzmir’e Doğru” gazetesinin 1 Şubat 1920 tarihli nüshasında, sonra da “Sebil’ür Reşâd” mecmuasının 24 Şubat 1920 tarihli nüshasında “Balıkesir Mektubu” adı altında yayınlandı. Zağnos Paşa Camisinde toplanan Balıkesir halkına Cuma namazı öncesi milli mücadeleyi destekleyen bu konuşmayla seslenen Büyük Şair M. Akif Ersoy, sözlerine “Alınlar Terlemeli” adlı şiiriyle başlayarak, grupçuluğun ve hizipçiliğin artık terk edilerek el birliğiyle vatanı savunmanın zamanının geldiğini, dolayısıyla ümitsizliğe düşülmemesi gerektiğini haykırmıştı.
 
İstiklal Şairi M. Akif Ersoy’ı tanımak, anlamak ve anlatmak için sadece bir sene tahsis etmek yetmiyor. Hele ki Balıkesir’de… Çünkü M. Akif için Balıkesir önemli, Balıkesir için de M. Akif.. Balıkesir; Kurtuluş Savaşı öncesi Türk halkını milli mücadeleye davet etmek ve bu toprakların Hak ve hürriyet isteyen haykırışlarını bütün dünyaya duyurmak üzere onun dolaştığı birkaç şehirden biridir…

Öte yandan M.Akif Ersoy; “Bülbül” şiirini “Basri evladımıza” ibaresiyle H. Basri Çantay’a ithaf edecek kadar, “Karesi” adlı şiiriyle Balıkesir’e olan hayranlığını ortaya koyacak kadar ve hatta Balıkesir’e yerleşmeye niyetlenecek kadar bizden birisidir, fahri hemşehrimizdir…

M. Akif Ersoy “Balıkesir Hitabesi”ni 91 yıl önce Zağnos Paşa Camisinde, H. Basri Çantay’ın teşviki üzerine sunmuştur. 75. Vefat yıldönümü münasebetiyle “M. Akif Yılı” olarak geçirdiğimiz 2011 yılı da neredeyse sona ermektedir. Sözün özü ve açıkçası; Hasan Basri Çantay’ın kuvva-yı milliyeci torunları olarak bizler, bu yıl, üzerimize düşenleri yeterince yerine getiremedik…

Bu yazımla birlikte, Sayın Vali’den Belediye Başkanı’na kadar şehrimizin bütün yetkililerine sesleniyorum: Geliniz, “2011 M. Akif Yılı” geçmeden; M. Akif Ersoy’un “Balıkesir Hitabesi”ni şehrimizin bir köşesinde, mesela Zağnos Paşa Camisinin veya Kuvva-yi Milliye Müzesinin bahçesinde uygun bir yerde anıtlaştıralım…