Otobüs durakta beklerken,

kapı açılır, bir çift yorgun ayak iner iner gibi iner hayata.

Elinde ücretsiz Balkart, gözünde eski bir ışık,

biner amca, biner teyze;

bedava” derler bazıları,

yük” diye linç ederler sosyal medyada,

sanki emeklilerin yaşam standartları yüksek de,

sanki 20 bin lira aylıkla refah içinde yüzüyorlar da

belediye otobüsüne ücretsiz binmeleri çok görülüyor onlara.

Oysa gerçek başka..

Açlık sınırı 34 bin liraya dayanmışken,

yoksulluk sınırı 104 bin lirayı aşmışken,

en düşük emekli aylığı 20 bin TL’de kalmışken,

o insanlar pazarda ekmek hesabı yaparken,

markette torununa meyve alamıyorken,

sosyal medyada hedef gösterilmek, yargısız infaz edilmek,

toplumun önüne atılıp linç edilmek…

Aklı başında hiçbir insana yakışmaz...

O kart bedava değil,

yılların emeğine yazılmış bir senet.

Dün taş döşeyen eller,

fabrika bacalarında duman olan ciğerler,

vergisiyle yol yapan, evlat büyüten yürekler…

Bugün o otobüste yer kaplamaz,

aksine yer açar geleceğe.

Zarar” derler, “yük” derler,

sanki bir hesap makinesiyle ölçülür vefa.

Oysa mesele sayı değil,

mesele bir selamın sıcaklığı,

bir koltuğun boş bırakılışı,

buyur amca, otur” deyişindeki incelik.

Sosyal devlet dedikleri şey,

rakamların değil, kalplerin dengesidir.

O kart, devletin “teşekkür ederim” demesidir,

gecikmiş bir sarılmadır,

ömrünün sonbaharına “siz hâlâ buradasınız, kıymetlisiniz” fısıldayışıdır.

Kışın soba başında hayaller kuran çocuklar gibi,

otobüs camından şehre bakan gözler de

hâlâ umut taşır.

Onlar yürümekten yorulduysa,

bizim koşmamız gerek biraz daha hızlı,

saygı için, vefa için,

insanlık için.

Bir gün biz de o kartı alacağız elimize,

belki aynı otobüste,

aynı durakta.

O gün kimse “yük” demesin bize,

vefa” desin yeter.

Mesele birkaç biniş değil…

Mesele, toplumun aynaya bakıp

kendine “iyi ki büyüklerimizi onurlandırdık,

linç etmedik, incitmedik” diyebilmesidir.

Bu, sadece bir ulaşım meselesi değil;

medeniyet sınavıdır.

Büyüklerimizin elleri öpülür,

ayakları yere değdirilmez.

çünkü onlar toprağın üstünde yürümüş, gökyüzüne umut ekmiştir.

Selâmetle..