banner382

banner307

banner381

banner319

03.11.2016, 08:01

Susurluk kazasının bilinmeyen yüzü..

Bundan 20 yıl öncesiydi. 
Susurluk'ta  bir kaza oldu. 
Bize ulaşan ilk bilgiler şöyleydi:
Balıkesir'den Bursa yönüne seyir halindeki 06 AC 600 plakalı Mercedes marka otomobil, 3 Kasım 1996 günü saat 19.15 sıralarında Susurluk Uçakyolu Mevkii'nde  (Bursa sınırına 1 kilometre kala) benzin istasyonundan çıkan Hasan Gökçe yönetimindeki 20 RC 721plakalı kamyona arkadan çarptı. Kazada, Mercedes'te bulunan 4 kişiden 3'ü öldü, 1'i ağır yaralandı. Yaralının Şanlıurfa milletvekili Sedat Bucak olduğu öğrenildi.
Bizimde haber merkezine geçtiğimiz ilk satırlardı bu okuduklarınız.
Buraya kadar her şey normal bir trafik kazası gibi görünürken, dakikalar ilerledikçe farklı bir boyut kazandı, bu çok garip kaza..!
Gizem bize gelen telefonla başlıyordu. Ölenlerden birinin gerçek kimliğinin Abdullah Çatlı olduğu bilgisi ulaşıyordu.
Bunun üzerine, helikopterle Balıkesir'deki bir kliniğe getirilen Sedat Bucak'ı takibi  bırakıp soluğu Susurluk'ta almıştık.
★★★


NEDEN TEK KAREDEN BAŞKA FOTOĞRAF YOK?
Kazadan yaklaşık 1 veya 1.5 saat sonra Susurluk'taydım.
Tek silahımız olan fotoğraf makinası elimde, deklanşöre basmaya hazırdım her an.
Olay yerine ulaşıp heyecanla indiğimde araçtan, gördüğüm manzaraya inanamıştım!  
Deyim yerindeyse, afallayıp kalmıştım!
Ortada ne kamyon vardı, ne Mercedes.
Jet hızıyla kaldırmışlar!
Koşuşturmamız sürüyordu.
Olay yeri fotoğrafı peşindeydik.
Mutlaka tek bir kare olsa da bulmamız gerekiyordu.
Ne yaptık, ne ettiysek çabalarımız nafileydi.
İlçe Jandarma Komutanlığı önüne çekilen Mercedes'i görüntülemekle yetindik. 
Hani o malum foto var ya. Mercedes'in kamyonun arkasından çarptığı anı gösteren fotoğraf..
Onu olaydan kısa süre sonra oradan geçen bir fotoğrafçı çekmiş.
Bulduk kendisini, tek kare karşılığı hatırı sayılır para talep edince “Allah çarşına göre pazar versin” deyip kazadaki diğer ayrıntıların peşine düştüm!
★★★

MAFYA BABALARI..
ÇETE REİSLERİ BİLİYOR..
CUMHURİYET SAVCISI  ve POLİS BİLMİYORDU!
Kazada ölenlerin getirildiği Susurluk Devlet Hastanesi'ne geldiğimde; "Sakın fotoğraf çekmeye kalkışma" diyerek uyarıyordu beni tanıyan bir dost..
Makinamızı çantasına koyup, vatandaş modunda takıldık!
Hastane çevresinde ve içerisinde gördüğüm tipler hiç yabancı değildi bana, aşinaydı hemen hepsi.
Kimini gazetelerde, kimini televizyonlarda görüyordum hep.
Mafya babaları...
Çete reisleri..
32 tekmili birden oradaydı.
Saatler geçtikçe kalabalık artıyor, "Kurtlar Vadisi" karakterlerini andıran tiplerin içerisinden indiği lüks araçlarla dolup taşıyordu ortalık.
İlk kez o kadar lüks ve son model otomobili bir arada görmenin şaşkınlığını yaşarken ben, bir yandan da 20 yıl öncesinin genç ve idealist gazetecisi olarak kazada ölenlerin gerçek kimliğinin peşindeydim.
Abdullah Çatlı var mıydı, yok muydu ölenler arasında. 
Savcıyla güvenlik güçlerine sorduğumuzda bunu Çatlı'nın esamesi okunmuyordu. 
Onlara göre ölen "Mehmet Özbay"dı.
Haklıydılar. Üzerinden çıkan kimlikte öyle yazıyor ve o bilgiyi paylaşıyorlardı..

O gece Savcının bize gösterdiği kimlik buydu. 
★★★

"REİS ÖLDÜ.." DİYENLER
ANASINI-BABASINI KAYBETMİŞ GİBİYDİ
Susurluk'taki savcı, polis, jandarma öyle dese de..
Yaşadığım bir gerçek vardı. 
Hastaneye ulaştığım ilk andan itibaren gelen karanlık tiplere "REİS ÖLDÜ" diyerek fısıl-dandığına şahitlik ediyordum.
Siyah takım elbiseler içindeki arkadaşların hepsi üzüntülü haldeydi. Sanki anası, babası, kardeşi ölmüş gibiydiler.
"Kim bu reis" dediğimde “Abdullah Çatlı” cevabını alıyordum Balıkesir'in yeraltı dünyasından tanıdığım isimden..
★★★
Buradan şunu anlıyorum:
Demek ki,
En başta bize verilen "kazada ölenlerden biri Abdullah Çatlı" istihbaratı çok sağlam kaynaklardan gelmiş.
Demek ki,
Birileri kazanın hemen akabinde haber merkezlerini arayıp, ölenlerin kimliklerini tek tek söylemiş.
Devlet içerisindeki "Siyasetçi-Polis-Mafya" ilişkilerinin herkesçe bilinmesini ve "hiçbir şey karanlıkta kalmasın" istemiş!
İyi ki de istemiş.
İyi ki medyadan istemiş..
Yoksa karanlıkta kalırdı tüm o kirli ilişkiler.
★★★

MEMATİLER.. ABDÜLHEYLER...
O DÖNEMİN GÜVENLİK GÜÇLERİ GİBİYDİ!
Nasıl kalmasın ki?
Bir kaza oluyor.
Araçlar apar-topar olay yerinden kaldırılıyor. 
O dönemde, yatak odalarından bile görüntüler çekilebilirken ne olay yerinden, ne de hastane çevresinden tek kare fotoğraf çekilemiyordu. 
“Sıkıyorsa çekin” denilen gazeteciler, yardım istedikleri polisten "başınızın çaresine bakın" cevabı alıyordu. Ortada yeteri kadar güvenlik görevlisi olduğu da söylenemezdi zaten. 
Asayişi "Kurtlar Vadisi" karakterleri sağlıyordu!
Hiç unutmam. 
Bursa'dan bir gazeteci ekibi gelmişti. Araçtan kameralar omuzda aşağıya indiğinde arkadaşlar, anında etrafını çeviren "Mematiler", "Abdülheyler" tarafından bi güzel pataklanmıştı!
Dönüp bakan olmamıştı. 
★★★

KIRMIZI BÜLTENLE ARANAN
İSİMDEN C. SAVCISINA;
"BİZE BU CENAZEYİ
S...E  S...E TESLİM EDECEKSİN"
 
Şimdi sıkı durun.
Önemli olduğu kadar ilgniç bir detay daha aktarayım size. 
O dönemler daha iyi bilinsin, anlaşılsın.
Hastane koridorundayız. 
Saatler 03.30 sıralarıydı. 
Kırmızı bültenle aranan bir isim, Cumhuriyet Savcısıyla konuşuyor.
Diyor ki; 
"Cenazeyi bize teslim et."
Savcı; "Kan bağı olmayan birine yasa gereği cenazeyi teslim edemem."
Israr ediyor "Reis"in can ciğer kuzu sarması katliam arkadaşı.. 
Savcı kararında diretiyor. 
Bizimkisi bakıyor olmayacak. Şunu söylüyor Savcıya;
"Şimdi sana bir telefon gelecek ve sen bu cenazeyi bize ........ teslim edeceksin.."
...

Susurluk kazasında öldükten sonra memleketi Nevşehir'de toprağa verilen Abdullah Çatlı için her yıl mezarı başında anma törenleri yapılıyor. 

★★★

CUMHURİYET SAVCISININ
BOYUN EĞDİĞİ KİŞİ KİMDİ?
Aradan birkaç dakikayı bırakın... birkaç saniye geçmeden Savcının telefonu çalıyordu.
Açtığında sadece şu kelimeler dökülüyor dilinden;
"Tamam efendim.. 
Tamam efendim.. 
Tamam efendim.."
...
Arayanın kim olduğu kadar, aratan kişinin de kırmızı bültenle aranan katliam sanığı olması çok enteresan gelmiyor mu size?
★★★
O telefon görüşmesi sonrasında şu oldu: 
Bizimkiler(!) Çatlı'nın cenazesini aldı ve 04.00 sularında Susurluk’tan arkalarında tek bir iz bırakmadan ayrıldı.
Bu arada, cenaze aracı hastane bahçesinden çıkarken genç bir meslektaş deklanşöre basmak istedi, ama yengeçler daha hızlı davrandı.
Arkadaşın fotoğraf makinasını parçalanmaktan yalvar-yakar kurtarmıştık..
★★★

"3 KASIM'DAN SONRA
TÜRKİYE'DE NE DEĞİŞTİ"
SORUSUNUN CEVABI ŞU
 
''Temiz toplum, temiz siyaset'' anlayışını savunanların ''Milat''kabul ettikleri 3 Kasım 1996'dan sonra ortaya çıkan ilişkiler 20 yıldır tartışılıyor. 
O günleri bize de soruyorlar;
"Neler gördünüz, yaşadınız.." gibisinden..
Çok şey gördük, çok şey yaşadık! 
Bazıları belki o günlerde söyleyip yazamadık, ama 'devlet' de görmedi, duymadı, bilmedi.
Sadece biz değil, etkili-yetkili isimlerde üç maymunu oynadı.
★★★
Bir not daha paylaşayım; 
O kaza için kimileri "suikast" iddialarını gündeme taşıdı.
Bence tek amaçları hedef saptırmaydı 'suikast' diyenlerin.
Bal gibi kazaydı ve kusur 8'de 8 Mercedes'i kullanandaydı. 
Belli ki çok hararetli/hareketli tartışıyordu bizimkiler.
Öyle olmasaydı, göz göre göre kamyonun altına girerler miydi, hem de Mercedesle?
Sırlarıyla gitti üçü.. Sağ kalan siyasetçiyse o gün bugün ser verip sır vermiyor! 
★★★
Sözün özü;
Her şey bir trafik kazasıyla başladı. O günden sonra belki sır perdesi aralanamadı ama hiçbir şey de eskisi gibi olmadı!
İşte yeni Türkiye bu..
03 KASIM 2016
Yorumlar (2)
ahmet ÖZEN 1 yıl önce
o geceyi çok güzel özetlemişsin baskanim.noktasi ve virgulene kadar hepsi doğru. bende o gece oradaydim ve kazayı ihlas habere haber veren kişiydim. savcı milletvekillinin ve emniyet müdürünün korumalarının ifadeleri ile de çatlı olduğunu teyit etmisti.ayrica aydınlık gazetesi nin kazadan önce abdullah çatlı mehmet özbay kimligi ile geziyor diye bur haberi vardi. ve kesin kaz idi. kaza yapan şoförün ifadesini ceza evinde yazan benim.mulkiye müfettişleri ile ceza evine ben gitmistim.
Mert güven 1 ay önce
Ahmet özen bey hiç bir şey çekememiş, hiçbir şeyi görememişsiniz, yanılmışınız, Ben mert Güven size abdullah çatlının selamlarını iletiyorum, 2023 temmuzda tanışırsınız umarım
Günün Anketi Tümü
SENCE BALIKESİR'in EN ÖNCELİKLİ SORUNU NEDİR?
SENCE BALIKESİR'in EN ÖNCELİKLİ SORUNU NEDİR?
Namaz Vakti 10 Aralık 2022
İmsak
Güneş
Öğle
İkindi
Akşam
Yatsı
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Fenerbahçe 13 29
2. Galatasaray 13 27
3. Adana Demirspor 13 24
4. Konyaspor 14 24
5. Başakşehir 13 24
6. Kayserispor 14 23
7. Trabzonspor 13 23
8. Beşiktaş 13 22
9. Alanyaspor 14 17
10. Gaziantep FK 13 16
11. Antalyaspor 12 16
12. Giresunspor 13 15
13. Kasımpaşa 13 15
14. Hatayspor 13 14
15. Karagümrük 13 13
16. Ankaragücü 13 13
17. Sivasspor 14 11
18. İstanbulspor 13 8
19. Ümraniye 13 7
Takımlar O P
1. Eyüpspor 16 37
2. Samsunspor 16 28
3. Rizespor 15 26
4. Pendikspor 15 26
5. Keçiörengücü 15 26
6. Bodrumspor 15 25
7. Boluspor 15 25
8. Manisa FK 15 24
9. Bandırmaspor 15 24
10. Sakaryaspor 16 22
11. Altay 15 21
12. Adanaspor 15 18
13. Göztepe 14 18
14. Tuzlaspor 15 16
15. Erzurumspor 15 14
16. Ö.K Yeni Malatya 16 12
17. Altınordu 15 12
18. Gençlerbirliği 15 7
19. Denizlispor 15 6
Takımlar O P
1. Arsenal 14 37
2. M.City 14 32
3. Newcastle 15 30
4. Tottenham 15 29
5. M. United 14 26
6. Liverpool 14 22
7. Brighton 14 21
8. Chelsea 14 21
9. Fulham 15 19
10. Brentford 15 19
11. Crystal Palace 14 19
12. Aston Villa 15 18
13. Leicester City 15 17
14. Bournemouth 15 16
15. Leeds United 14 15
16. West Ham United 15 14
17. Everton 15 14
18. Nottingham Forest 15 13
19. Southampton 15 12
20. Wolves 15 10
Takımlar O P
1. Barcelona 14 37
2. Real Madrid 14 35
3. Real Sociedad 14 26
4. Athletic Bilbao 14 24
5. Atletico Madrid 14 24
6. Real Betis 14 24
7. Osasuna 14 23
8. Rayo Vallecano 14 22
9. Villarreal 14 21
10. Valencia 14 19
11. Mallorca 14 19
12. Real Valladolid 14 17
13. Girona 14 16
14. Almeria 14 16
15. Getafe 14 14
16. Espanyol 14 12
17. Celta Vigo 14 12
18. Sevilla 14 11
19. Cadiz 14 11
20. Elche 14 4
Günün Karikatürü Tümü

Gelişmelerden Haberdar Olun

@