Balıkesirspor Kulübü'nün hali aynı dili konuşanların ama bir türlü anlaşamayanların hali gibi uzun yıllardır. O sebeple iki yakası bir araya gelmiyor. Kangrene dönüşen sorunlara tedaviler hep pansuman düzeyinde kalınca krizin biri bitiyor, diğeri başlıyor. Sağlam neşter vurulmazsa bugünkü SGK krizi de ilk değil, son da olmayacak. Neden mi, buyurun okuyun...
Balıkesirspor’un SGK borçları krizi, yılların birikmiş hatalarının kapıya dayanan en sert hatırlatması.
Bu tablo ne sürpriz ne de anlık bir kazanın sonucu.
Uzun süredir göz göre göre gelen yönetimsel savrulmaların faturası bugün camianın önünde duruyor.
SGK’nın hamlesi yalnızca bugünkü yönetimi değil, geçmişte görev yapan neredeyse tüm başkanları hedef aldı. Bu, yıllardır biriken sorumsuzluğun resmi kaydı.
Tebligat listesi kabarık.
İçlerinde nöbeti borçsuz devreden başkanların da olması şaşırtıcı olsa da tebligatın dili sert.
Mevcut Başkan Volkan Altınöz’ün yanı sıra eski başkanlar da hedefte. Kulüp binasında yapıldığı konuşulan acil toplantıda tansiyonun yükselmesi boşuna değil.
Hesaplaşma ve gerçekle yüzleşme kapıda!
Kulisler daha da hareketli. Bazı eski yöneticilerin hesaplarına bloke konulabileceği, icra süreçlerinin başlayabileceği gerçeği tansiyonu ve krizin boyutunu daha da yükseltiyor.
Yönetimden net bir açıklama gelmemesi, krizin yönetimini tartışmalı hale getiriyor.
İşin ironik tarafı ise ortada.
Eski başkanlar ve mevcut yönetim birlikte Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın’ın kapısını çalıyor. SGK borcu için destek isteniyor. Akın’ın “SGK ile görüşeceğim” sözü veriyor eski başkanlara.
Sohbet, muhabbet derken konu benim neredeyse 30 yılı aşkın süredir dillendirdiğim "Belediye Balıkesirspor" formülüne geliyor!
Aslında “Belediye Balıkesirspor” formülü yeni değil.
Neredeyse 40 yıldır artısı ve eksileriyle şirketleşmeyle birlikte konuşuluyor.
Şirketleşme de başarılamadığına göre geriye tek seçenek "BBBSpor" kalıyor!
Zaten son yıllarda kulübü fiilen delegelerin seçtiği yönetimler değil, Büyükşehir Belediye başkanlarının işaret ettiği ekipler yönetmedi mi?
Delege çoğu zaman sadece onay makamı olmadı mı?
Başka bir çıkış yolu olduğunu düşünen varsa, buyursun anlatsın.
Bu yönüyle de bakıldığında Balıkesirspor'daki krizin sorumlusu eski/yeni kulüp başkanlarında değil, onları işaret eden belediye başkanlarıdır.
Faturayı ödemesi gereken de kulüp eski başkanları değil, belediye başkanlarıdır.
Üzülerek söylemek gerekir ki…
Futbolda para trafiği büyüdükçe Balıkesirspor’un yönetim kalitesi küçüldü.
Birkaç istisna dönem hariç tablo ortada.
Aksi olsaydı bugün bu sıkıntıların hiçbiri yaşanmazdı.
30–40 milyonluk sorunlar konuşulurken, geçmişte 300–400 milyonların nasıl heba edildiği de unutulmazdı. Ve Balıkesirspor bugün en azından 1. Lig’de kendi yağıyla kavrulan bir kulüp olurdu. Tıpkı Bandırmaspor gibi.
Dedim ya…
Bizde har vurulup harman savrulunca, 2000’li yılların başındaki SGKZEDESPOR filmi yeniden sahneye konuldu.
O günleri hatırlayanınız vardır.
Eski başkan ve yöneticilerin hesaplarına el konulmuş, icra takipleri başlatılmıştı. Aralarında benim de bulunduğum bir ekip, tıpkı bugünkülerin yaptığı gibi, dönemin belediye başkanına gitmişti. Spor camiası çalkalanıyordu. Aldığımız cevap hâlâ kulaklarda:
“Ahh… ahh… vah vah… öyle mi oldu?”
Sonrasında ne oldu?
Kriz, merhum Faruk Kula’nın devreye girmesiyle çözüldü. Eski yöneticiler borcu paylaştı. Kulüp nefes aldı.
Ama bugün şehirde ne Faruk Kula var, ne Edip Uğur.
Şimdi gözler Ahmet Akın’da.
Bakalım bu krizi nasıl yönetecek, çözecek?
Selâmetle...