Onu her gördüğümde aynı şey olurdu…
Bitmek bilmeyen enerjisiyle FEKAL için yaptıklarını anlatır, ardından sözü mutlaka tribündeki yerine, sonsuz ve koşulsuz sevgiyle desteklediği Balıkesirspor’a getirirdi.
Gözleri parlar, sesi yükselirdi.
Anlattıkça yaşar, yaşadıkça bizi de o heyecanın içine çekerdi.
Daha dün gibi…
Ama Hakk’a yürüyüşünün üzerinden tam dört yıl geçmiş.
“Göz açıp kapayıncaya kadar” denir ya, meğer ömür tam da bu kadarmış.
Bunu en çok da Hayri gibi insanları, hayatlarının belki de en verimli çağında, ansızın kaybettiğimizde anlıyoruz.
İçimize bir sızı düşüyor, kalbimizde derin bir boşluk açılıyor.
Bir an duruyoruz…
Hayatı, zamanı, anlamı sorguluyoruz.
Ne yazık ki bu yüzleşme uzun sürmüyor.
Sonra yeniden, sanki bütün evreni kuşatacakmışçasına bir hırsla dünya işlerine sarılıyoruz.
Doymak bilmeyen bir iştah bu…
Hakkı olanı da olmayanı da istemekten geri durmayan, sahip oldukça daha fazlasını arzulayan bir açgözlülük.
O hengâmede ne hayatı görüyoruz, ne insanı.
Gözlerimiz bakıyor ama görmüyor.
Kalplerimiz kuruyor, vicdanlarımız köreliyor.
Etten kemikten ama ruhu eksilmiş bedenler hâline geliyoruz.
Oysa hayatın; tatlar gibi, zevkler gibi geçici ve çoğu zaman yanıltıcı olduğunu bir an olsun idrak edebilsek…
Gerçekten yaşadığımızın farkına varabilsek…
Belki de daha anlamlı, daha insanca bir hayat mümkün olurdu.
Kardeşim Hayri’yi;
o bitmeyen enerjisiyle, tertemiz yüreğiyle, geride bıraktığı güzel izlerle…
sevgiyle, özlemle ve rahmetle anıyorum.

#19Ocak #RamazanDemir #KendimeNotlar #Balıkesir #HayriÖnder #Balikesirspor
HAYRİ ÖNDER...
Ramazan DEMİR
Yorumlar