Balıkesir Büyükşehir Belediyesince 16-25 Ekim tarihlerinde düzenlenen 2. Balıkesir Kitap Fuarı birkaç gün önce sona erdi.
Bizler de BAYŞAD (Balıkesir Yazarlar ve Şairler Derneği) çatısı altında dernek üyesi birçok yazar, şair arkadaşlarla bu fuara iştirak ettik, BAYŞAD standında yerimizi aldık.
Kitap Fuarı organizasyonunun yapıldığı Avlu Kongre ve Kültür Merkezinin kapalı ve açık alanları oldukça uygun, yeterli sayılabilecek genişlikte. Stantların düzeni, dizaynı, armudun sapı üzümün çöpü demeyeceksek, olumlu olarak değerlendirilebilir.
Ancak;
BAYŞAD standı kapasite olarak oldukça yeterliydi. U şeklinde ve oldukça uzun fakat tek girişli olarak düzenlenmiş. Ortaya yazarlar sırt sırta vererek oturduklarında oldukça sıkışık bir durum ortaya çıktı. Bizim açımızdan en belirgin olumsuzluklardan biri bu konuydu.
Avlu Kongre ve Kültür Merkezi’nin ayak altı, ulaşımı kolay bir konumda olmaması sorunu da ilçelerden ve merkezden fuar alanına ring seferleri düzenlenerek aşılmış.
Kentlerin kültür hayatına önemli katkılar sağlayan kitap fuarlarına belediyelerin önem vermesi takdire değer bir olay.
Ancak şunu önemle belirtmek gerekir ki;
Kitap fuarlarında kitap ve kitaba dair ürün dışında hiçbir standın açılmasına izin verilmemelidir. İnci-boncuk, oyuncak, şarkıcı, futbolcu posteri, resmi, çıkartması, reklam malzemesi, takı vb. hiçbir stant kitap fuarlarına sokulmamalıdır. Bunu fuara katılan birçok yazar/şair arkadaşımızın ortak görüşü olarak buraya alıyorum.
“Onlarca kitap standının olduğu bir fuarda 3-4 tane söz konusu stantların kime ne zararı olabilir?” sorusunun cevabı “Çok zararı var” şeklindedir. Bu kesin ve net. Üç-beş kitap dışı standın yüzlerce kitap dışı ürün satması, yüzlerce öğrencinin kitaptan alıkonması, uzaklaştırılması demektir.
Kitap dışında stantların fuarda kendilerine yer bulmaları belediyenin, organizasyonun bir hatası.
Bir diğer sorumluluk öğretmen arkadaşlarımızda. Bu konuda çocukları uyarmalılar, hatta kitap dışında bir şeyle meşgul olmamaları konusunda tavsiyelerde bulunmalılar.
Uyarmayı geçtik...
BAYŞAD standının hemen önünde şahit olduğumuz bir olay:
Bir grup özel okul öğrencisi stantların hemen önüne geldiğinde, başlarındaki öğretmen "Buralarda size göre bir şey yok..." diyerek önden yürüdü gitti. Öğrenciler de arkasından. Oysa BAYŞAD standındaki birçok üye yazar arkadaşın o düzeye uygun kitapları, eserleri vardı.
Öğretmenleri başlarında, bütün öğrenciler beş-altı metre ötemizdeki oyuncak, aksesuar standının başına toplandılar. Stant brandasının önünde "Kitaplarım olmadan asla..." cümlesi yazıyor. Fakat stantta bir tane kitap yok.
Ne var?
Oyuncak maymun var, oyuncaklar var, hamurumsu, silikon bir takım lüzumsuz, faydasız ürünler. Önümüzden geçen öğrencilerin birine sordum hatta elindeki silikon maddeyi " Nedir o? Ne işe yarar? " diye. " Hiç " dedi çocuk. Ne için aldığını sorduğunda "Böyle sıkıyorum" dedi. Fiyatı bir-iki kitap parası…
Bir başka grup öğrencinin boynunda maymunlar... Bir başka grup öğrencide futbolcu maskeleri... Takılar, kolyeler, bileklikler...
Kitap dışında her şey...
Öğretmen arkadaşlarımızın, ailelerin bu konuda önemli sorumlulukları var. Çocuk eve gittiğinde anne baba "Kitap fuarına gittiniz... Hani nerede kitap? Bu maymun ne oğlum kızım?" diye sormalı değil mi?
Çocukların bu tür ihtiyaçları, eğlenceleri için oyuncakçı esnafının katılacağı bir Oyuncak Fuarı düzenlenebilir.
Fuarlarla ilgili bir diğer konu...
Doğal olarak ülke çapında isim yapmış yazar ve şairler davet ediliyor bu tür fuarlara. Türlü imkân ve avantajlar sağlanarak belki de. Söyleşilerini yapıyorlar, kitaplarını imzalıyorlar. Bu ünlüler sayesinde belediyeler de kendi PR’ larını yapıyorlar. Bu doğal.
Fakat yerel yazar ve şairler bu tür fuarlarda görünür olmaktan uzak bir şekilde fuarı tamamlıyorlar. Elbette yıllarını bu yolda harcamış, ün yapmış yazar, şair ve gazeteci, fikir adamı ve kanaat önderleriyle boy ölçüşmek söz konusu olamaz; böyle bir beklentisi de yoktur zaten kimsenin.
Ancak;
Sadece yerel yazar ve şairlerin katılacağı, Kitap Fuarları olmasa da Kitap Günleri düzenlenebilir belediyelerce. Mahalli kalem erbabı yapılacak bu tür etkinlikler vasıtasıyla, deneyim kazanarak yerelden ulusal düzeye ulaşabilir. Bütün belediyelerin bu imkâna ve kabiliyete sahip olduğunu hepimiz biliyoruz.
Belediyelerin görev alanları bakımından kentleri imar etme görevleri yanında kent insanının kültür sanat hayatına, vatandaşlarının kültürel birikimine katkıda bulunma gibi görevleri de vardır. Bu görev de en az şehrin fiziki imarı kadar önemli bir husustur.
Kentlerinizi imar ederken, neslinizi ihmal ederseniz, ihmal ettiğiniz o nesil, imar ettiğiniz kentlerinizi imha eder.
Belirttiğimiz sakıncaların ortadan kaldırıldığı, yerel yazar, şair ve sanatçıların desteklendiği nice kitap fuarlarında buluşmak dileğiyle.
